Herman, Erwini kurtarmak için Autumn Ford da hayatini tehlikeye atip buyuk bir sirra bir adim daha yaklasacakmi?
Atların sesi eski günleri aklına getirdi eskiden de grup lideriyle sürekli bir yerlere gidilirdi günlerce at sırtında gidilen yollar olurdu. Şimdi ise at arabasının arkasında uyumak vardı aklında. Ne kadar yaşlandım bu işler için diye düşündü gerçekten sakallarının aklaşmasından mı anlamalıydım yoksa eskisi kadar çevik olmadığımdan mı? Ama şimdi bu değil konu Erwin i Autumn Ford dan çıkarmalı ve işinin başına geri koymalıydı. Sonrasında ise Elsie nin kızlar için bir şey bulduğunu umut ediyorum derken cebindeki otları tutuyordu. Parça parça olmasınlar diye cebinden çıkardığı bitkileri deri çantasına koydu ve yoluna devam etti. Yaklaştıkça Autumn Ford'un orman arasından kale duvarları görünmeye başladı. Arkasındaki atlıları durdurarak “Burada kamp kuracağız” dedi herkes atlarından inip kampı kurmaya başladı bu sırada Autumn Fordu izlemeye koyuldu askerlerin nasıl hareket ettiğini ne zaman nöbet değiştirdiklerini saatlerce izleyip kafasına not aldı her şeyi ezberlemeye bir plana oturtuyordu yarınki mücadele için hazır olmalıydılar yoksa bir çok asker ölebilirdi. Arkasında asker bırakmamak tek isteğiydi ve Erwin onun askeriydi o yüzden oraya girip Erwini çıkarıp çıkmaları lazımdı. Nasıl bir kale böyle fazla korunma isteyebilirdi açıkcası bilmiyordu ve neden büyü zincirleriyle kalkan bile kurmuşlar içeri giren kuşlara bile sebep soruyorlardı. Ancak dikkat ettiği bir kaç şey daha vardı Hebrekhinin kahinleri her yerdeydiler bu biraz şüpheli bir davranıştı. Hebrekhinin kahinleri tapınaklarında veya öyle yerlerde oturması gerekmez miydi?
Erwin şu an Autumn Ford da bilgi ağı merkezinde olması gerekiyordu ancak gelirken aldığı zarf onun oradan aldığını söylüyordu. Bu izlemeyi yapan askerler bilgi ağı sayesinde şehre girip çıkabiliyorlar dı ancak daha fazla kişiyi ne sokabiliyorlar ne de çıkarabiliyorlardı her gelen elmanın bile ağırlığına bakacak kadar sıkılaştırmışlardı güvenliği bu kadar da gerçekten çok fazlaydı. En azından bir kaç bilgi alabiliyorduk ama etki edemiyorduk burada başlamıştı zaten sorun bu şehirde neler oluyordu?
Yemek kokusu geldiğinde planlarını bitirmiş hepsini harita üzerinde toplamak için çadırına doğru gidiyordu. Yolunda bir asker onu durdurdu ve bir kap yemek uzattı çocuk 20'li yaşlarının başında siyah saçlı kumral tenli bir çocuktu. Bu göreve bu yaşta verilmesi ne kadar iyi olduğunu gösteriyordu hiç hazırol dan çıkmadan onun çadıra gitmesini bekledi.
Erwinin gençliğini hatırlatmıştı çocuk akıllı ve güçlü gerçi çocuk esmerdi Erwin tamamen sapsarı bir çocuktu güneşli günlerde loncadaki bir teyzenin ona verdiği güneş kremini sürerdi o zaman una yatmış balık gibi görünürdü. Çadırının ortasındaki haritaya bütün detayları girerken içeri bir kaç asker çağırdı hepsine Autumn Fordun haritası üzerinde görevler vererek devam etti plan artık başlıyordu.
Sabah lapasının kokusuna uyanmıştı ancak kampta neredeyse herkes ya görev yerlerine yerleşmişti yada malzeme toplamaya çıkmışlardı. Ateşin başına oturup kendine bir tabak lapa aldı ve ormanın kendi sesi ile yemeğini yemeye başladı 2-3 kaşık sonra ormandan bir kaç ses gelmeye başladı ilk başta bizim askerlerimiz olduğunu düşünüyordu ancak sadece bir salak 2 kere bir dalın üzerine basacak kadar eğitilmemiş olabilirdi. Önlem olarak çadırların birisinin arkasına geçerek gelenleri izlemeye koyuldu gerçekten de bizim askerlerimiz değildi elini kılıcının kabzasına götürerek beklemeye başladı. Ormanlık alandan bir asker ve bir rahip çıktı bu rahip büyük ihtimal Hebrekhinin kahinlerinden birisiydi cübbesindeki bir kuru kafa ve göz olması onu ele veriyordu diğer asker ise Erwinin bahsettiği Özel askerlerden olmalıydı adam yapılı ve zırhı bazı hareketlere göre şekillendirilmişti bu zırh çok fazla paraya mal olmuş olmalıydı ancak bu zırh çok ağır gibiydi bir savaş sırasında sadece ön saflarda adam kafası kesmek için eğitilmişti sanırım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Nekropolis
FantasyÖlüler ile tanıştığınızda Yaşamın ölüm ile yakınlığını daha çok farkedeceksiniz
