Uyanış-8

4 0 0
                                        

Babalarının loncasının sembolünü bir ot dükkanında görmek şaşırtıcı bir şeydi ikisi içinde ama sadece şaşırma değildi bu dükkana doğru çekiyorlardı.

Dükkanın kapısından içeri doğru girerken Mia kılıcının kınını tutuyordu endişelenmişti onu bu kadar çekenin ne olduğunu merak ediyordu. Ükkan eski bir dükkandı duvarları tahta yerleri taşlar ile döşenmişti bir çok rafı oln bir dükkanda her taraf bitkilerle dolup taşıyordu. Avanın ilk şaşırdığı şey senelerdir yetiştirdiği bitkiler topladığı otlar hepsi buradaydı bir adım bir parmak uzağında bunların hepsini toplamak neredeyse 10 yılını almıştı. Mia kokunun yoğunluğunu takip ediyordu bir kurt gibi etrafı kokluyordu fakat herşey okadar taze ve yeni kokuyordu ki şaşırmıştı dükkan çok uzun zamandan beri burdaydı oysaki yerdeki taşlar bile ot tutmuştu.

"Merhaba yardımcı olabilir miyim" diye bir ses geldi kulağına bir anda arkasını döndü kimse yoktu yanından omzuna dokundu " Yardımcı olabilirmiyim" Mia nın aklı karışmış durumdaydı bir daha arkasını dödüğünde güler yüzlü kahverengi saçları ve elbisesine dolanmış bir çok çicek ve ot vardı. Mia kadını görünce kılıcının kınıdan ellerini bıraktı Ava kadının arkasına dolanmıştı ancak "Kardeşsiniz sanırım" diye bir ses geldi arkasından başka biri varmı diye düşündüğünde yine o kadın vardı önüne yeniden döndü ve Mia vardı sadece arkasını döndü kadın oradaydı. "Merhaba" diyerek Avanın yüzüne yakın bir şekilde el salladı. Gayet sevimli ve beyaz bir teni vardı sanki una bulanmış gibiydi teni. Üzerindeki elbise bol lifli bitkilerdendi Mia kılıcını sallasaydı bile bazı dalları kesmeyebilirdi. Mia ve Ava biraz daha biraz daha birbirlerinine bakındılar sonra ikiside kadına bakmaya başladı. "Ben Gudrun ya siz?"

Kadının gözleri sevinçli bir şekilde gülümsüyordu

Mia " Dışardaki sembol neden orada?"

Gudrun "Zamanında annemin anlattığı bir sembol kahraman loncasının sembolü peki siz nereden biliyorsunuz? sizide mi kurtardılar?"

Ava laf ortasına girerek "Hayır sadece tanıdık geldi de" diyerek Mia ya göz kırptı

Mia " Evet biraz tanıdık geldi o'kadar"

Gudrun "Öyleyse gelin biraz daha konuşalım belki hikayelerini anlatırsam aklınıza gelir" diyerek dükkanın arkasındaki küçük bahçeye doğru yol aldı.

Bahçenin kapısı sadece asmalardan yapılmış bir perdeydi.Asmaları kenara alarak içeri girdi kızlar da birbirlerine bakarak onaylamak amaçlı kafalarını salladılar ve Gudrunu takip ettiler İlk başta Ava arkasından Mia asmaları kenara atarak içeri girdiler içerisi küçük bir seradan farksızlı ortasında 4 kişilik bir masa yanda küçük bir sobanın üzerinde demlik vardı ve gerisi sadece bitkiydi.

Ava ordaki çoğu bitkiyi tanıyordu onları yetiştirmek için çok fazla zaman ve para harcamıştı. Birçoğu çok değerli bitkiler şaşırarak sandalyelerden birini çekip oturdu. Mia arkasından biraz boyundan ötürü kafasını eğerek bir sandalye çekti ve oturdu. Gudrun arkadaki küçük sobanın üzerideki demliği alarak masanın üzerine koydu.

Seranın içerisindeki koku o kadar yoğundu ki bir çok kişiyi anında bayıltmaya yetebilirdi ancak Ava ve Mia bu kokularla önceden de uğraşmıştı. Gudrun çay koymaya başladığındaki ortamın kokusu hemen değişmeye başladı ve çayın dumanı bitkiler tarafından çekildi tıpkı havalandırma sistemi gibiydi.

Gudrunda en son bir sandalye çekerek oturdu

Gudrun " Merhaba çocuklarım" diyerek kafasını kaldırdı gözleri o günkü gibi parlıyordu papazın gözleri gibi Perun!

Perun " Çok büyümüşsünüz ve çok güçlenmişssiniz ancak benim sözlerimi takip etmek yerine kendi ihtiraslarınızı kapamak için savaşmışssınız. Sizin için savaşanları ve sizi koruyanları unutmuş gibisiniz. Benim söyleyeceklerimi iyi dinleyin kimseye güvenmeyin Veles harekete geçti ve sizin ruhlarınızı çoktan zincirledi. Babanız sizin ruhlarınız için savaştı ancak şuan öteki dünyaya çekiliyor. Dikkat edin size verdiğim madalyonları yanınızdan ayırmayın ve ruhunuzun götürdüğü yerde savaşın. Yanınızda olacağım" dedi ve gudrun kafası direk masaya doğru düştü Mia kafasını tutarak kafasını çarpmasını engelledi gudrun biraz baygın kaldıktan sonra kafasını direk kaldırıp " Anlatıcak çok hikayem olduğunu biliyormuydunuz" dedi kızlar ona doğru bakıyordu "Bir şey mi oldu?" kızlar biraz daha Gudrunun yüzüne baktıktan sonra yüzüne elini götürüp acaba bir şey mi var diye kontrol etmeye başladı bir şey olmadığını farkedince "Perun mu? geldi" dedi

NekropolisHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin