"Ya Hwang Hyunjin " diye bağırarak spor salonuna daldı Minho çok ciddi bir şekilde girdi içeriye Chan ne olduğunu anlayamamıştı dönüp Hyunjin'e baktı Hyunjin de ciddi bir şekilde basket topunu fırlatıp Minho'ya döndü. Chan eyvah bunlar sevgili olalı daha bir hafta oldu ne ara kavga ettiler diye düşünmeye başladı. Hyunjin " Ya Lee Minho" diye bağırdı salondaki herkes Hyunjin ve Minho'ya bakıyorlardı. İkili aynı anda "Saranghae" diye bağırıp sarılmışlardı. Salondakiler neden diye sorgular Chan onları tanımıyormuş gibi yapmaya karar vermişti.
"Ya Hyunjin'in salaklıklarına alışığım ama Minho yapınca cidden elim ayağım titriyor. Şaka gibi ya iki salak birleşmiş." dedi Chan "Hyung yani ben anlamıştım böyle olucaklarını başta Jeongin Minho Hyung'a yürüyünce korktum dedim yarim elimden gidiyor falan ama sonra anladım Minho Hyung Hyunjin Hyung için ideal kişi mükemmeler." "Ulan Seungmin sen de hâlâ Jeongin'e açılıcaksın he " "Yani Lix bence sen konuşma canım sen git çocuğu üz sonra ayrılmıyon çocuğun ardından " "Ya köpüşcük biliyon yani ben neden Jisung'u üzeyim ki bilerek emin olmam gerekiyordu. Wooyoung ile olanlardan sonra ne biliyim işte gerçi Jisung hâlâ seviyor mu emin değilim ben yanında sürekli başkaları var " "Şaka yapıyorum bebeğim." "Yemeyenin malını yerler diye bir söz vardır bilir misin Lix?" "Bilirim Hyung sus sus" "Selaaam ne konuşuyorsunuz bensiz?" Diye ortalarına daldı Changbin. Chan,Changbin'i öpmek için dudaklarını uzattı Changbin ise yanağını uzattı "Duduştan olmaz çocuklar var burda" "Çocuk biz oluyoruz sanırım Lix" "Galiba öyle." "Off durun bir ya zor kaçtım valla Hyunjin ve Minho'nun yanından bunlar neden böyle Jeongin ve Jisung'a sabır diliyorum yazık çocuklara ya " "Ben de tam onu anlatıyordum hayatım valla niye bu kadar salak bunlar." "Hiç bir fikrim yok burda da onları konuşmak istemiyorum"
"Ya Hyunjin kafana dikkat et." "Minho Hyung ayağa kalkıp çöpünü atmak varken neden bize fırlatıyorsun." "Sorgulama Jeongin biz neler çekiyoruz bundan yıllardır." "Görende öldürüyorum sancak he Jisung" "Linoo canım sıkılıyo dışarı çıkalım " "Çıkalım " Minho çıkalım derken öyle güzel bakmıştı ki Hyunjin'e , Hyunjin ne yapacaklarını unutmuştu dudaklarını büzüp karşısında bebek varmış gibi Minho'yu izlemeye başlamıştı. Minho kapıyı gösterdiğinde kendine gelip dışarı çıkmıştı. Kantinden biri limonlu diğeri vişneli iki dondurma almışlardı. Birbirlerinden hâlâ çekiniyorlardı aslında ama iki tarafta bunu bastırabiliyordu özellikle insanların yanındayken. Tek başlarına kaldıklarında yaşadıkları şuanla aynı değil. Ve yine tek kalmışlardı. Bahçede oturup dondurmalarını yemeye başlamışlardı aynı zamanda konuşuyorlardı. Hyunjin Minho'yu izlemeye başlamıştı. Minho kafasını çevirdiğinde bir süre öyle bakışmışlardı. Gülümseyip kafalarını çevirdiklerinde Hyunjin utandığı için saçlarını karıştırmıştı. Karşıdan onları izleyen Chan Changbin ikilisi dışardan görünenin normal bir çift olmadığına kimseyi inandıramazlardı şuan. Sadece birbirlerine bakıp kafa salladılar.
"Bu haftasonu bir şeyler yapalım mı?" "Chan Hyung haklı valla çok sıkıldım her gün aynı şeyler. "dedi Jeongin. "Ben yokum beni saymayın" "Niye ne işin var Seonghwa?" "Özel işler Minhocum anlarsın ya yengenle" "Bir dakika yenge Hongjoong mu bak bu komikti." "Kes Hyunjin seni sevmiyom zaten " Hyunjin Seonghwa'ya dil çıkardıktan sonra "Güzel olur hem kediciğimle haftasonu da beraber olurum bundan daha güzel ne olabilir." "Herkes okeyse okul çıkışı hazırlanın akşam buluşuruz babam bırakır." "Tamamda ne yapacağız ki" diye sordu Lix "Bizim yazlığa gideriz biraz kafa dinleriz eşek kadar adamlarız bakarız kendi başımızın çaresine" Herkes Chan'ı onayladı. Daha sonra okuldan çıkıp hemen evlerine varıp hazırlandılar. Saat 19.30 da buluşmaları gerekiyordu. Hyunjin ve Minho beraber Chan'ın evine gittiler. Hep beraber arabaya binip yola koyuldular. Minho Jeongin'in omzunda uyuyakalmıştı. Hyunjin arkasına dönüp baktığında Minho'nun tatlılığına ölebilirim diye düşünmüştü. Chan yanındaki Hyunjin'in bu haline gülüp sessizce "Sen aşıksın arkadaaş" diyip gülmüştü. Hyunjin de utanıp alnını ovalamıştı. Eve varmışlardı. "Hyung... Minho Hyung geldik kalk." Minho boş boş etrafına baktıktan sonra Chan anahtarı Hyunjine verip kapıyı açmasını istemişti . Hyunjin Minho ile içeri girmişti. Sonrasında Hyunjin çıkıp çantaları taşımaya yardım etmişti. "Pazar öğleden sonra almaya gelirim sizi." dedi Chan'ın babası. Chan onayladıktan sonra adam arbaya binip geri dönmüştü.
Hepsi içeri girdiğinde Felix yerde uyuyan Minho'ya bakıp sessizce Hyunjin'i çağırmıştı. Hyunjin uyuyan çocuğun yanına gelince . Çocuğu ilk kez konuşan anneler gibi duygulanmıştı gülümseyip fotoğrafını çekip yanına eğildi bir süre Minho'yu izledikten sonra koltuğa yatması için uyandırdı. Tabi Minho iki kez uyandırılmanın verdiği sinirle uyandı ve uykusunun kaçtığını farketti. Hyunjin korkarak Minho'dan özür dileyip uzaklaştı. Sekizli yerleştikten sonra bir şeyler hazırlayıp sofraya oturdular Minho hâlâ sinirliydi. Yanına oturan Hyunjin'e dümdüz bakınca Hyunjin gülümsedi. Minho Hyunjin'in tatlığına hafifçe sırıtıp önüne döndü. Hep beraber yemek yiyip. Film seçmeye başladılar.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Hannie00 uyandığında böyle olduğunu bilseydin yine de sever miydin @hwang.08 ?
@hwang.08 : Severdim. Onu her zaman seveceğim.
@leeknow : Dayak istiyorsun diye düşünüyorum Jisungcum.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Hwang.08 bu kadar tatlı olmak zor olmuyor mu @leeknow ? Zira ben çok zorlanıyorum bu sevimlilik karşısında
@Lixxie : Hyung yaaa yicem çok tatlıı
@leeknow : Hyunjin bir yanıma gel bakim
"Buyur kedicik niye çağırdın?" "Çok mu tatlıy mışım ben Hwang bey." "Çok tatlısınız Lee Know bey" "Hyunjin seni öpebilir miyim?" Hyunjin kafasıyla onay verince Minho sessizce dudaklarına kapanmıştı karşısında ki çocuğun. Diper altı kişi filmi bırakıp öpüşen ikiliye bakıyordu.