Minho o kadar mutluydu ki uzun süre sonra özlediği o kokuyu o tadı almıştı. Hyunjin'in dudaklarını özlemişti. Hyunjin öylesine öpüyordu ki gerçekten o son gün Minho'nun Hyunjin'i öptüğü gibi öpüyordu bu seferde o.
Uzun süren öpüşmenin ardından Hyunjin ayrılmıştı. Minho'ya bakamıyordu. Hemen arkasına dönüp "Gitti mi o ,gider öyle. Ne çekiyorsun Jisung sen kapa onu." "Sus Hyunjin sus çok mutluyum" "Ağlıyor musun sen?" "Ay evet Minho'm çok mutluyum çok" Hyunjin kafasını kaşıyıp "Ben gidiyim artık" dedi Minho Hyunjin'in kolundan tuttu olabildiğince nazikçe "Nereye" Hyunjin hâlâ bakamıyordu Minho'nun yüzüne kıpkırmızı olmuştu. "İşim var galiba unuttum ben onu" "Tamam o zaman akşam konuşuruz,dikkat et." Hyunjin hafifçe gülümsedi ve Minho'nun yüzüne baktı sonra arkasına dönüp yürüdü. Minho arkasından gidip Hyunjin'e belinden sarıldı kafasını sırtına yasladı "Seni Seviyorum " dedi. Hyunjin göbeğinde birleşmiş olan elleri tutup "Ben de" dedi.
Akşam Hyunjin eski sahilde bekliyordu. Minho da gelmişti uzaktan izliyordu Hyunjin'i, daha fazla bekletmemek için yanına gitti ve oturdu. "Puding aldım seversin" "Teşekkür ederim, neden birden öyle dedin. Gerçekten istemediğin bir şeyi neden yaptın?" "İstemediğimi nerden çıkardın çok uzadı bu arkadaşlık mevzusu sıkıldım. Başkalarının sana benden daha yakın olmasından nefret ediyorum." "Hyunjin" "Hıı?" "Öpebilir miyim?" Hyunjin Minho'yu çenesinden tutup çekti ikilinin dudakları önce hafifçe birbirlerine özlemlerini giderdi. Daha sonra nefessiz kalana kadar birbirlerinden acılarını öperek çıkardılar sanki o öpüşme gizli bir anlaşmaydı bir daha eskiler açılmayacaktı. Nefessiz kaldıklarında geri çekildiler ikisi de çok mutluydu. Alınlarını birbirlerine değdirdiler. Daha sonra elele tutuşup yürümeye başladılar.
"Biliyor musun gitmeden önce bu sahilde bir yere bir fotoğrafımızı saklamıştım arkasına bir not yazmıştım. Sen bulmamışsın belli acaba hâlâ burda mı?" "Ne yazmıştın?" "Gitme nedenimi yazmıştım oraya belki bulursun diye ama hiç bulmanı istememiştim." "Şimdi bulalım mı?" "Bulabilir miyiz ki?" "Bakalım bir bundan sonra her gün bizim bulamazsak her gece gelir bakarız" Bir süre bakındıktan sonra Minho "Burda bir yerde olması gerek" "Bakalım o zaman iyice" biraz daha bakındıktan sonra Hyunjin bir kutu bulmuştu." Bir kutu var burda ama " "Kutuya koymamıştım ama bir bak " "Evet bizim fotoğrafımız bu ama burda bir mektup ve iki tanede bileklik var." "Nasıl ya aç bak ne yazıyor"
' Merhaba gençler kötü bir gündeyken burdan geçiyordum ve şans eseri bunu buldum. Pek iyi gömememişsin genç adam. Kusura bakma okudum yazdığını sevdiğin çocuk bulamamış anlaşılan attığın tarihin üzerinden 5 ay geçmiş. Çok güzelmişsiniz. Biliyor musun benimde sevdiğim bir adam vardı. Çok yakışıklıydı sizin gibi. 70 yaşına gelmişti ama hâlâ çocuk gibiydi. Çok seviyordum onu , gözlerini ,kaşlarını ,gülüşünü, bakışını en önemlisi kokusunu çok seviyordum. Geçen ay hastalanmıştı beraber televizyon izlerken omuzunda uyuyakaldı. Bir daha da uyanmadı. Bugün mezarına uğradım her gün yaptığım gibi her gün toprağını kokluyorum ama onun kadar güzel kokmuyor. Tam 45 senemiz beraber geçti onunla. Buraya iki tane yeşil bileklik bırakıyorum bize de ben yapmıştım birbirimize bağlamıştık. Şimdi dilerim ki kavuşursunuz ve bu bileklikleri birbirinize bağlayıp nice 45 yıllar görürsünüz. Ve belki beni izliyordur diye buraya onu çok sevdiği söylemek istiyorum seni hâlâ çok seviyorum Jungkook yakında ben de yanında olurum dediğim gibi seni asla uzun süre yanlız bırakmam. Kim Taehyung'
"Waow çok duygulandım." Burnunu çekerek "Ben de" "Ağlıyor musun sen kediciğim?" "Duygulandım valla. Seni bir daha bırakmayacağım" "Ben de izin vermem zaten bu bilekliklerle bağlayacağım birbirimizi ölene denk ayrılmayalım diye" "Sonsuza denk ayrılmayalım Hyunjin bu bileklikleri başkaları çıkartsa da bileklerimizden orda tekrar buluşalım tekrar birer bileklik takalım birbirimize söz mü?" "Söz hiç ayrılmayacağız." verilen sözlerin ardından birbirlerine bilekliklerini bağladılar.
Gecenin kalanını Hyunjin'in evinde geçirmişlerdi. Beraber yemek yapıp,film izlemişlerdi. En güzeli ise birbirlerine sıkı sıkı sarılarak uyumuşlardı.
Sabah erkenden çıkmışlardı.Hyunjin'in maöı yaklaşıyordu ve dün Minho ile beraber olabilmek için antremanı ekmişti. O yüzden bugün akşama kadar antreman yapmalıydı. Minho da önce diğerleriyle buluşacak sonra okula geçecekti. Akşam eve geçince de yemek hazırlayacaktı sevgilisine uzun süre sonra evine gelicekti sevgilisi olarak.
Jisung,Changbin,Seungmin ,Jeongin ve Minho beraber kahvaltı ediyorlardı. "Vay be barıştınız sonunda " "Valla barıştık be Changbin" "Yalnız Hyung ayıptır söylemesi ama Hyunjin hyung baya özlemiş seni o nasıl bir öpmektir,öpmemiş yemiş resmen. Ben Jeongin'i böyle öpmüyorum" "Evet gerizekalı sen başka türlü öpüyon töbe töbe" "Tamam aşkım özür dilerim" "Biz Lix ile videoyu izledikçe ağlıyoruz valla." "Neyse hyung yarın ki konsere geliyorsunuz dimi?" "Saçmalama tabikii geliyoruz." "Güzel:)"
Gece olmuştu saat 2.30 gibi Hyunjin gelmişti. Minho'dan anahtarları almıştı. Tahmin ettiği gibi Minho beklerken uyuyakalmıştı. Yemeklere bile bakmadan hemen üstünü değiştirip sevgilisini odasına çıkardı. Hyunjin de yanına yattı yüzünü ona döndü. Öpebildiği kadar çok öptü. Önce sağ gözünden sonra sol, önce sol yanağından sonra sağ,alnından,çenesinden ,burnundan, dudak üstünden, dudaklarından en sonunda ellerinden. Minho'nun uyandığını biliyordu ama umrunda değildi çünkü Minho gizlice gülümsüyordu. Uyandığı anlaşılmasın istiyordu farkındaydı. "Seni çok seviyorum" dedi Hyunjin ve sevgilisini belinden çekerek kendisine yaklaştırdı. Sıkı sıkı sarıldı ve bir kezde saçlarından öpüp gözlerini kapadı.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.