Bazı yorumlar beni bitirmek düşüncesinden devam etmeye döndürdü. Hikayeye devam ediyorum o zaman.
Berk ciddi bir sesle "içeri geçelim her şeyi anlatacağım" dedi.
Aybike çok heyecanlıydı. Heyecandan Berk'in eline tırnaklarını geçirmişti. Ama Berk hiç bir şey demedi. Aybike'ye dönüp "sakin ol" dedi.
Şengül sinirlenmişti "geçemez-" derken Orhan "Sus Şengül onları dinleyelim sonra kararımızı veririz. Hadi çocuklar geçin"dedi.
Şengül ve Orhan'ın gözleri hep Berk ve Aybike'nin ellerinde ve yüzüklerdeydi. İkisininde aklından "acaba nişanlısı mı?" Diye bir soru vardı.
Aybike biraz daha rahatlamış Berk'in elini bırakıp ayakkabılarını çıkarıyordu. Berk tam içeri geçecek ken kolundan tuttu. Gülmesine engel olmaya çalışıyordu.
"Berk,ayakkabılarını çıkartman lazım. Sonrada sana terlik veririm onları giyersin" dedi. Berk kafası ile onayladı.
~
Masaya oturdular. Aybike ve Berk yan yana. Karşılarına da Şengül ve Orhan oturdu.
Berk boğazını temizleyip "Şengül hanımada kapıda söylediğim gibi biz..." Aybike'nin masanın üzerinde olan elini sıkıca tutu. Ve devam etti.
"Biz evlendiğimizi haber vermek için gelmiştik." Dedi tok bir sesle.
Orhan'ın kaşları çattı. Bir kaç dakika sonra boğazını temizleyip "Sen kimsin? Kimlerdensin ve en önemlisi Aybike ile nerden tanışıyorsunuz?"dedi.
Berk, Aybike'nin heyecanlandığını fark etti. Aybike'ye doğru yüzünü çevirdi ve sadece onun duyacağı bir sesle "sakin ol Aybik, ben burdayım" dedi ve tekrardan Orhan'a doğru kafasını çevirdi. Şengül'e baktığında Orhan'dan bir farkı yoktu. Berk rahatça geriye yaslanıp, nefes aldı ve anlatmaya başladı.
Berk "Öncelikle adım Berk Özkaya. Aybike Özkaya'nın eşiyim ve çocuğunun babası. Aybike ile üniversite de tanıştık ikimizde aynı okuldayız. Yarın da okula gideceğiz. Zaten 3 ay kaldı. Üniversite sınavını eminim ikimizde derece ile bitireceğiz. Başka sorunuz var mı?"
Aybike'nin eli Berk'in her söylediği ile gevşemişti. Berk, Aybike'nin sakinleştiğini anlayıp gülümsedi. Ama karşılarında sinirden küplere binmiş iki kişiye bakınca yine yüzü, dondurması yere düşmüş çocuğun yüzünden farksız oldu.
Orhan sinirle burnundan soluyordu. "Ç- çıkın" dedi.
Berk böyle bir tepki bekliyormuş gibi hemen ayağa kalkıp kapıya doğru gidiyordu. Tabi el ele olduğu Aybike'de onunla beraber geliyordu. Ayakkabılarını giyerken Aybike, Berk'e seslendi fısıltıyla "Berk, karnım ağrıyor ama annemlerin yanında beli etmek istemiyorum, bağıcığımı bağlayamıyorum. Yarım eder misin?" Berk kafasını "tamam" anlamında saladı ve ayakkabılarını giydikten sonra Aybike'in önünde diz çöktü. Sonrada ayakkabı bağcıklarını bağladı. Ayağa kalkıp Aybike'nin elinden tuttu. Arkasına bakmadan evden çıktılar.
Berk seviniyordu çünkü Aybike üzülmeden evden çıkabilmişlerdi. Orhan arkalarından "Üniversiteniz bitince gelip ellerimizi öper, bu eve adımınızı atarsınız!" Diye bağırdı. Aybike'nin yüzü gülüyordu. Arabaya bindiklerinde bile hala 32 diş sırıtıyordu.
Berk o gün daha iyi anladı. Aybike'nin ailesi Aybike için çok önemliydi.
~
Eve geldiler Aybike hemen kanepede uzanan Cango'nun yanına gitti. Onu kucağına aldı ama Cango hiçbir şey yapmadı. Tırnak bile atmamıştı.
Berk,
Şaşkınca bakakaldım. Yoksa....
"Aybike sen kedimi daha önce görmüş müydün?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
No 404/ AYBER
ContoÇok oldu biliyorum ama yine ben. Bu hikayeyi çok önceden yazmıştım sadece 1. Bölümü ve şimdi devamını getirmek için geri geldim . Tanıtım O gece ikisi de zor bir gün geçiriyorlardı. Birbirlerinde derman bulmuşlardı ama zarar gören bir taraf vardı...
