Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.
yine her zamanki gibi bol bol yorum bekliyorum, çünkü neden olmasın? okumak çok eğlenceli ve destek verici aşklarım, bu yüzden istiyorum. neyyse bölüme geçin, ama ilk önce bölüm adına dikkat edin.
iyi okumalar! 💛
*
"Bu durum bizim yönetimimizden çıkmıştır. Neredeyse her gün bir yerlerde biri kadın olmak üzere yedi kişinin suç işlediği görülüyor. Sizden istediğimiz en ufak bir suça bulaşmamanız ve bunu başkalarına bırakmanız," dedi saçları hafif seyreltili olan, yeraltından sorumlu birkaç kişiden biri olan adam. "Unutmayın ki masum iseniz bu işler ile alakanız olmaz ve size hiçbir zararı dokunmaz. İyi günler."
Duvara sırtını yaslamış Namjoon, "Masumlukmuş.." diye sessiz bir tekrarda bulund
"Birkaç sene önce neredeydiler? Düzen bozuluyor ve bu onları korkutuyor."
Yongsun'un konuşması bitince, televizyondan gözlerini ayırmayan Seokjin, "Hem de çok korkuyorlar.." diye mırıldandı.
"Onları dinlemiyorsunuz diye düşünüyorum," dedim, ardından tek kaşım kalkık şekilde Jung'a döndüm.
Hiç kimsenin emri altına girmeyeceklerini biliyordum ancak yine de emin olmak istiyordum.
Jung cevap vermeyince, Taehyung, "Bunun mümkünatı yok. Adamın konuşurken ki gözlerinden geçen korkuyu göremiyor musun?" dedi soru sorsa da cevabını bilerek.
Televizyon ekranında oynatılan görüntü de görüldüğü üzere, yeraltı adamlarından olan kişi her saniye gözlerini kırpıştırıyor, sıkça yutkunuyor, mikrofona dokunup duruyor ve gergin bir boğaz temizleme eşliğinde cümlelere başlıyordu. Tam olarak stresli bir duruşu ve korkak bir tavrı vardı. Ekibin işlerini üstlenmemeyi, yer altı adı altında olmadığını söylemeye çalışırken bile korkuyordu.
"Gitmeden önce bunun gelmesi iyi olmadı.." dedi Hoseok.
"Öyle düşünmüyorum."
Odadaki yedi çift göz de bana dönünce oynadığım yılan motifli yüzükten gözlerimi çekip her birinin üzerinde gezdirdim.
"Daesuk yeterince önlemini alacak, liman baskını ile bunun arasında bağlantı kurmaz." Kırmızı taşlı gümüş yüzüğü işaret parmağımdan çıkardım. "Birilerin sinirlenmesi onu daha da keyiflendirir." Yüzüğü geri takıp, arkama yaslandım.
Yoongi oflayarak başını ovdu. "Her şeyi ile garip sikik.." Her zamanki beyaz yüzünün aksine gözlerinin altında karartılar oluşması birkaç gündür düzgün uyku çekmediğine işaretti.
"Toparlanın. Yarın için son kontrolleri yapmamız gerek."
Jungkook'un sert sesiyle herkes olduğu yerden ayrılmış, tekrardan dik duruşlarına kavuşmuşlardı.