chapter 12: gunz blazing

631 61 118
                                        

merhaba!!

Oops! This image does not follow our content guidelines. To continue publishing, please remove it or upload a different image.

merhaba!!

4k için teşekkürler. destek verdiğiniz için çok mutluyum çünkü my name benim için apayrı bir şey :'] 💛

bölüm şiddet ve kan bulundurur, buna göre okumaya dikkat edelim.
medyadaki şarkının ritmini ve aurasını bölümle uyuşturdum, isterseniz dinleyin.

iyi okumalar 💛

*


Kan kokusu burun kemiğimi sızlattı birkaç saniyeliğine. Uzun zaman olmuştu. Seoul'de belli başlı yerler yasaktı ve onlardan biri olan bir mahalleye giriş yaparken, yeraltı diye adlandırılan bu yerde bu kokuları almam doğaldı ancak bu kadar ağır değil.

Ceketimi motora bırakıp aşağı indim. Pembe parıltılar, altın sarısı yılan motifi bulunduran silahı süzdüm dudaklarımdaki kıvrılmayla birlikte. Belime koyup, ekibi takip ettim. Hiç kimseler görünmüyordu. Etrafımızda ondan fazla binadaki seslere bakılırsa herkes içerideydi. Ekip gerçekten iç isyan başlatmıştı.

İşlerin sekteye uğraması, önemli adamlarını kaybetmeleri, yönetimde sözü geçenlerden birinin yabancı biri tarafından öldürülmesi hoş karşılanmamış gibiydi.

Taehyung'un uzattığı bıçakları bacağımdaki kemere yerleştirdim.

"Durun." Jungkook'un komutuyla dediğini yaptık. Yolun yarısında bize katılan adamları ve bizim üzerimizde gözlerini gezdirdi. "Mahvedin." Birden coşkuyla hareketlenmeler oluşurken Jungkook elini kaldırdı, herkes sustu. "Kimlere dokunmayacağınızı unutmayın."

Derin bir nefes alıp, en geniş binaya yürüyen bedenin peşinden gittim. Son yarım saattir göz göze gelmemiştik. Derdimiz, anlamsız düşüncelerimiz neydi hâlâ anlayamıyordum. Beni düşünmemesini istemiştim ancak başka şekilde olsa da zihnimde son birkaç gündür ismi yankılanan yine onundu.

Yan yana yürüyen dört kişinin hazır olup olmadığına baktım, ardından önüme döndüm. Namjoon ve Seokjin barda olduğu gibi burada da yoktu, onlar evde korunaklıydı ve Jungkook'un istediği gibi burada ekibi koruyordum. Ve dediği gibi yanımda olacağını gösterecekti.

Karanlık göğün altında adım seslerine eşit mermiyi hazırlama sesleri duyuldu. En büyük binaya girince bu kadar kolay olmasına şaşırdım ancak bunu da halletmeleri birkaç saniyelerini almıştır muhtemelen, işime odaklanmaya devam ettim. Önümdeki Jungkook ve Taehyung bir an birbirlerine baktılar ardından geniş merdiveni çıktılar. Şimdi sesler duyuluyordu.

Merdivenin bitişinde yer alan kapıya tekme atan Jungkook menteşeleri yerinden söktürüp büyük bir ses çıkmasını sağladı. Hareketlerinin aksine ifadesinden sakinlik akıyordu. İçerideki kalabalık anında silahlarına ellerini atmış bize doğrultmuşken Jungkook rahatça içeri girdi.

my name Where stories live. Discover now