Sen de erkeklerin sürtüğü oluyorsun o zaman...
***
Ares'in gözlerinden ateş mi çıkıyor yoksa bana mı öyle geliyor.
Aman tanrım didim niye çenemi en olmadık yerlerde tutamayıp, en olmadık şeyler söylüyorum ben yaa...
Ares burnundan solurken bana yaklaştı çenemi sıkmaya başlayarak:
-"Maviş bir gün, birisi gelir ve boş konuşan bu çeneni kırar.
Bu özgüven sana bir beden büyük Maviş. Cık cık cık."
Evet ondan deli gibi korkuyor olabilirim ama bu onun karşısında pısacağım anlamına gelmiyor.
Hem ben dövüş kursları aldım, onunla başa çıkabilirim. Yaparım ben evet... Yürü be Emvââ
Cesur halimden taviz vermeden, Ares'in gözlerinin içine dik dik bakarak:
-"Gerçekler acıdır, senden korkmaları bir sürtük olduğun gerçeğini değiştirmiyor.
Hem atalarımız ne güzel de demiş doğru söyleyeni dokız köyden kovarlar."
sözlerimle gözlerini beni parçlamak istercesine üzerimde gezdirdi, ve konuşmaya başladı:
-"Bana sürtük demen hiç bir şeyi değiştirmez çünkü ben ihtiyaçlarımı karşılıyorum ve hiç bir kızın ağzına da ben düşmedim, hepsi benimle yatmak için ölüyorlardı."
bir süre tepkimi beklercesine gözlerime baktı, ardından p*çce sırıtıp:
-"Peki sen nesin Emvâ? Gerçketen Yağız'ın kızı mısın? Ya da gözlerinde ki gizem ne orada ne saklıyorsun?
Seni araştırdım ama 2 yılın buhar olup uçmuş, o 2 yılda neler oldu, ya da seni kaçırdığımda sinir krizi geçirmen için hiç bir sebep yoktu, sana dokunmamıltım bile, söylesene neden birden o hale geldin?"
duraklayarak tekrar tepkimi ölçmeye çalıştı.
Her ne kadar kendime hakim olmaya çalışsamda nefesim sıklaşmıştı, o lanet olası iki yılı, Yağız'la aramızda olanları ve bana neden bu kadar çok taktığını gerçekten merak ediyordım.
Ares, artık korkumu ne kadar belli ettiysem gördüklerinden memnu olarak konuşmaya devam etti:
-"Korkuyorsun, korkmalısın da, üstelik kafamı karıştıran bir kaç şey daha var, emin ol kısa sürede her şey gün yüzüne çıkacak."
Zor da olsa tekrar gücümü toplayarak neredeyse düşmek üzere olan maskemi tekrar yüzüme yapıştırarak, onu gıcık edecek bir gülümseme eşliğinde:
-"Ares kendini zeki sanıyorsun öyle değil mi? Ama unuttuğun bir şey var rakibini çok hafife alıyorsun, oysa ki ben seni yenecek kadar güçlü olduğuma eminim."
Ares'in söylediklerime karşı tepkisini ölçmek istesem de bu çok zordu çünkü benimkinden daha güçlü duvarlar örmüştü önüne, ışık bile geçirmeyen duvarlar...
Bir kaç saniye sonra boş bakışları eşliğinde konuşmaya başladı:
"Gerçekten seni rakip olarak gördüğümü mü sanıyorsun? Üzgünüm maviş rakibim olabilecek kadar güçlü değilsin!"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Boş Duvar
Novela JuvenilBenden daha iyilerine layıksın diyorsun ya. Ben de sana soruyorum, senden daha kalpsizi mi var? Beni senden başka bu kadar sevmeyecek birisi mi var? Senden daha kalpsizini bulana kadar tek favorim sensin. söylesene benden başkaları girer hayatına de...
