BD:14 KAPŞONLU?

63 6 5
                                        

Onu aklından attın, peki ya kalbinden?
Mrs:Psikopat

↪Kreş: Yarım Kalan Şarap
↪Bruno Mars: Tolking To The Moon

EMVA'NIN ANLATIMINDAN:

Her şey zamanla unutulur derler ya, acaba gerçekten de unutabiliyorlar mu her şey zamanla...

Derimizde açılan bir yara bile vücudumuzda iz bırakırken ruhumuza açılan yaralar? Zamanla üstü kapansada izi kalmaz mı derinlerde bir yerde?

Yağız'la üç gündür konuşmuyorduk. O lanet evde ebeveyn bozuntularıyla yaşadığım şeyleri anlatmadığım için kızgındı bana.

Ona güvenmediğimi düşünüyordu. Zaten sabah onu fazlasıyla kırmışken akşam olanlar tuz biberi olmuştu aramızda ki olmayan ilişkinin...

Üç gündür Yağız ne yüzüme bakıyor ne de benle konuşuyordu. Zaten üç gün önce ettiğimiz tartışmada açıkça söylemişti olacakları.

ÜÇ GÜN ÖNCE:

Yağız: "Emva... Evinizde ne oldu da kaçtın?"

Yağız'ın sorduğu soruyla donup kaldım. Çünkü gerçekleri daha ben bile kabullenememiştim.

Bu yüzden sustum. Tek bir kelime bile söylemedim.

Yağız cevap vermeyeceğimi anladığında ise pes etmiş gibi baktı, ve aldığı derin bir nefes eşliğinde konuşmaya başladı:

-"Biliyor musun?! Öğlen söylediklerinden sonra artık senle konuşmayacaktım, hatta bir şekilde aramızda ki o aptal oyunu bitirecektim.

Ama bu gün Arda beni arayıp da; 'Emva yok! Babası aradı, Emva evden kaçmış!' dediğinde, kendi kendime dedim ki bu kız farklı Yağız, bu kız yaralı sen onun yanında ol.

Seni her yerde aradım. Sonunda bulduğumda ise sen... Sen Ares'le öpüşüyordun, o an çekip gidecektim aslında ama bu seferde onu ittirmeye çalıştığını gördüm.

Ares'e olan öfkem büyüdü bu sefer, tam yanınıza gelecekken Ares'in tükürürcesine söyledikleriyle kendimi tutamayıp üzerine atladım.

Senin o güçsüz halin, yıkılmış duvarlarınla karşımda ağlayışın...Beni kandırdı.

Belki s...

Her neyse; olanlardan sonra biraz olsun güvenirsin, biraz olsun sen d....

Bol ver ya, unut gitsin lu an bilr saçmalıyorum. Sadece seni dışardan izleyenlerden biriymişim bende.

Ama biliyor musun? Artık yokum ben! Artık hayatında bir Yağız Kuram yok!

Rahatça hareket et! İstediğini yap, özgürsün artık. Ama senin deyiminle oynamaya çalıştığımız oyun yüzünden başın belaya girerse sakın yanıma gelme!

Ben seni uyardım, her ne olursa olsun yanında durmaya çalıştım!"

Ardından tek bir zö dahi söylememe izin vermeden üst kata çıktı. Ben bu arada hiç bir şey yapmadan donup kalmıştım.

Haklı olduğunun farkındaydım. Bu yüzden o geldiğinde her şeyi anlatmaya karar verdim.

Ama Yağız aşşağıya üzerine siyah kot pantolon, gri salaş bir tişört üzerine ise giydiği siyah deri ceketle gelip beni hiç bir şekilde dinlemeden çıktığında öylece kalmıştım.

Her ne kadar gelmesini sabaha kadar beklesem de gelmedi...

GÜNÜMÜZ:

O günden sonra Yağız bir kez olsun yanıma gelmemişti. Eskiden hiç değilse Arda'yla yanımıza gelip selam verirken artık, Arda'yla bile gelmiyordu yanımıza...

Boş DuvarBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin