Bölüm 12

78 13 0
                                        

~DEFNE~

Zil çaldığında zihnimi buğulayan düşüncelerden uzaklaşmıştım. Sınıftakiler, hızlıca sınıftan ayrılırken eşyalarımı toplamaya başladım. Derse geç girmiş üstüne kapıyı bile çalmadan sınıfa dalmıştım. Derse odaklanmamı engelleyen düşüncelerin başı Anıl olurken kendimi son olanları düşünmekten alamıyordum. Bugün fazla tahminim dışı şeyler olmuştu.

Sınıf kapısına yürürken edebiyat hocasının "Defne seninle biraz konuşalım mı?" sözleriyle durakladım.

Bana kızacak mıydı?

Derslerimi etkiler mi?

Hasan hocayla birlikte koridora çıktığımızda istemsizce karşı sınıfa baktım. Onu görmek mi istiyordum?

"Defne, dersimde çok dalgındın ve geç de kaldın. Bir sorun mu var? Sen böyle yapmazdın." Bakışlarım tekrar Hasan hocaya döndüğünde kendime kızdım. Bugün olanlardan bu kadar etkilenmemem gerekirdi. Önceliğim derslerim olması gerekirken yaptığım doğru değildi.

"Özür dilerim hocam, sabahki sınavı kafama taktım da biraz, bir daha olmayacak." Ne kadar yalan söylemek istemesem de kendime bile itiraf edemiyordum gerçeği. "Sorun değil Defne, sen çalışkan birisin eminim sınavda başarılı olacaksın, kafana takma bunları." Hasan hoca yanımdan ayrılırken onun yerini Yeşim ve Esin almıştı.

"Selam bebek, bize geçelim mi?" Gülerek Yeşim'e bakarken "Hem yarınki sınava çalışır hem de laflarız dedik. Sen de gel lütfen." Diye açıkladı Esin. "Bilemedim ki... Sınavımız ortak bile değil, eve gitsem daha iyi olur." Yarın son sınavımız olacaktı bunun rahatlığına kapılmak istemiyordum. "Defencim bak, neredeyse iki haftadır doğru düzgün görüşemiyoruz, özledik seni. Ayrı çalışacağız zaten maksat birlikte olmak." Yeşim ısrarına devam ederken karşı sınıftan Anıl ve arkadaşlarının çıktığını gördüm.

Bakışları beni bulduğunda yüzüne yerleşen geniş gülümsemeyle bana selam vermiş ve merdivenlere yönelmişti. Bugün bana 'güzelim' demişti değil mi? "Tamam geleceğim. Sizinle konuşmak istediğim bir şey var." İkilinin bakışları merakla bana dönse de önden yürüyerek çıkışa gittim.

Kalbimdeki hızlanmanın nedenini bulmalıydım.

Otobüs durağına vardığımızda bir yandan annemden izin koparmaya çalışıyor bir yandan da duraktaki insanları kontrol ediyordum. Bugün çok az görüşmemiş miydik? Otobüs geldiğinde derin iç çekişime kendim bile şaşırırken kızlar sessizliğini korumuştu.

İyi değildim ben.

Eve vardığımızda Yeşim, kahve yapmak için mutfağa giderken biz Esin ile odasına geçmiştik. Yeşim elindeki tepsiyle odaya girdiğinde hızlıca yanımıza oturmuş ve "Hemen anlat Defne." Demişti. Aslında sorunu ben bile bilmezken ne anlatacaktım ki? Değişiyordum ve bunu kontrol edemiyordum. Stres vücudumu sararken hayatıma aniden giren kişi her şeyi çözüyordu. Sorunu nasıl anlatmalıydım ki?

"Anıl... Yani konu Anıl galiba. Ne olduğunu bilmiyorum ama son zamanlarda onu düşünmeye başladım sürekli. Başta arkadaşlık olarak düşünsem de edebiyat sınavının olduğu gün... Yani bana sarıldığı gün kalbim başka olduğunu söyledi galiba. Derslerimi düşünmeden de edemiyorum bir yandan, bu hislerin bana olumsuz bir etkisi de olsun istemiyorum." Uzun süredir içimde büyüyen düşünceleri dışarı vurduğumda rahatladığımı hissettim.

"Oha!" Yeşim bağırırken Esin ağzı açın dinliyordu beni. "Bunlar gerçek mi şu an? Esin rüya mı görüyorum lan!" Yeşim bağırmaya devam ederken kulaklarımı kapattım. Bazen bu kızın sesi yüzünden sağır kalacağımı düşünüyordum. "İnan bana Anıl, derslerini senden daha çok önemsiyor Defne. Eğer sınıf arkadaşımı bir yıldır düzgün gözlemlediysem sana deli gibi aşık. Seni olumsuz etkileyecek şeylerden senden önce o uzaklaştırır." Yeşim çığlıklarının ardımdan derin bir nefes almış ve sakince konuşmuştu.

İçimdeki SenHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin