*önceki bölüm*
Bu kadar olacağını tahmin etmemiştim.. Meğerse neler yaşamışta içinde tutmuş. Elimden geldiğince en iyisini yapacağım ve onu mutlu edecegim.. Umarım biraz da olsa kendisine değer verir..
...
: *Islık çalar* Of çok sıkıldım! Buraya boşuna mı geldim yani. Bence illaki bir olay vardır. Hmm~ Buldum! Artık yeni hayatın ile yüzleş!
*Bir Sonraki Gün*
Yine boktan bir güne başlıyacağım. Okula gitmek hiç istemiyorum. Çok yorucu. Bugün Tanrı'ya şükür hafif dersler var da uyuyabilirim.
Üstümü giyindim, dişlerimi fırçaladım ve kahvaltı etmek için mutfağa inecektim. Nedensizce cok sessizdi. Yani herkes bu saatte uyuyor olamaz. Ben geç kalmış olamam. Herhalde sınıftalar ama bu imkansız gibi bir şeydi.
Kahvaltımı edip okula doğru yürüyordum. Ama ilginç olan şey okul çok sessizdi. Nasıl? Hafta sonu değil. Tatil değil. Ne o zaman? Acaba bir şey mi kaçırdım? Bugün bir şeyler var ama ben bilmiyorum bir tek.
Sınıfa geldiğimde her türlü çok sessizdi.. sınıftan hafif gülüşme sesi geliyor ama bu beni rahatlatmadı. Sınıftan içeri girmiştim. Tüm gözler benim üzerimdeydi. Ama normal bir şekilde değil. Cidden sınıftaki herkes bana odaklanmış bakıyordu.
İida: *yumruk atar*
Bakugou: Ne yapıyorsun! Durup durmadan ne hakla yumruk atarsın!
İida: Bunlara cidden sen zorladın. Normalde böyle şeylere karşıyım ama senin gibi zorba birisine daha ağırı gider.
Bakugou: Ne zorbası? Neyden bahsediyorsun sen!?
Mina: Sen daha iyi biliyorsundur ne yaptığını.
Momo: İzuku denen o zavallı çocuğu intihara sürüklemişsin.
Bakugou: Ne..?
İida: O videoları göstermeye zorlama lütfen. Yaptığını artık herkes biliyor.
Tsuyu: Artık kimse sana güvenmiyor. Ne açıklarsan kendini batırırsın.
Kirishima: Git artık burdan. Bu kadar yaptığın şeyden sonra burda kalman bile bir hata. Hatta yaşaman bile.
Bakugou: Teşekkürler be. Birisi hakkında bir bok bilmeden yorum yapmanız traje komik. Evet çocuğu intihara kadar sürükledim. Evet ona her şeyi yaptım. Ama benim o anda ne yaşadığımı nerden biliyorsunuz? Ve şunu bilin ki bunları diyerek zorba olmaktan bir farkınız kalmıyor. Artıdan benim de ölmemi istemeniz çok bir şey değişmedi sadece niyeti olan birisine halat ve sandalye verdiniz.
Uraraka: Sadece duygu sömürüsü yapıyorsun.
Bakugou: Kesinlikle. O kadar intihar girişimlerim kesinlikle işin drama kısmı.
Sero: İntihar? Nasıl yani?
Bakugou: Takmayın be. Sonuçta duygu sömürüsü yapıyorum ya! Neyse siz kendi aranızda benim ne kadar pislik birisi olduğumu söyleyin. Belki de bunları yayın. Ama biliyor musunuz, bu okuldan ayrılmayacağım. Sizin gibi bir kaç engel yüzünden hayalimi yıkamam. Şu ana kadar ölmediysem kimse beni üzemez.
Uraraka: Değersiz biri olarak çok ko-
Sero: Bende seninle geliyorum!
Bakugou: *hafifçe gülümser* hadi gidelim.
: Olmadı ama yine de anlatırken eğlendim. Sadece bu kadardan ibaret değildi. İllaki bunun bir devamı gelicek * piç gülüşü :) *
Sero: Dostum intihardan bahsettin. Noldu sana? Ne yaptın? İyi misin?
Bakugou: Gerçekçi olursam, iyi değilim. Bu konuda Aizawa sensei ile konuşuyorum. O da biliyor. Her neyse işte. Takma bu kadar.
Sero: Kendine zarar verdin mi?
Bakugou: İntihar etmedim.
Sero: Kendine zarar verdin mi?
Cevap veremedim.
Sero: *sarılır* Kendine iyi bak be dostum. Yardıma ihtiyacın var.
Bakugou: Teşekkür ederim.
Sero: *gülümser* Hadi okuldan kaçalım. Bir gün okula gitmesek ne olur.
Bakugou: Cidden. Hadi gidelim.
Kimin iyi kimin satıcı olduğunu öğrendim. Ve tüm bunların kimin başının altından çıktığını.
...
Heyecanlı bir anda bıraktım hehehe
Çok erken gelmiş gibi hissediyorum bence bir başarı
Neyse çok uzatmicam görüşürüzz
(Yorum ve yıldız atmayi unutmayin he)
