Bugün benim doğum günüm kimse hatırlamadı ama olsun:") Bugüne özell yeni bölüüm
(yorum yapan herkese çok teşekkür ederim, sizi yeriimm)
✨
Geçmişin gölgeleriyle yüzleşmeden, geleceğe adım atmak mümkün değildir.
✨
Sabah çalan bilmem kaçıncı alarmla zar zor gözümü açabildim. Saate baktığımda on olduğunu gördüm. Alelacele yataktan kalkıp kıyafetlerimi giymeye kalkıştım, bir yandan çantamı arıyor bir yandan dolabımı bulmaya çalışıyordum. Sonra birden durdum, olanları ancak idrak edebildim. Ben yurt odasında değildim, yetişmem gereken bir okul yoktu.
Yeni ailem, öz ailemin evindeydim, okula geç kaldığım da yoktu çünkü bugün cumartesiydi gerçi geç kalmış olsam bile kalkıp gidemezdim ne kıyafetlerim ne kitaplarım vardı. Nasıl gideceğimi de bilmiyordum. Okulun bitmesine birkaç hafta kalmıştı gitmesem de olurdu, zaten bu psikolojiyle kalkıp okula da gidemezdim. Yurt odasında uyanırken hissettiğim yalnızlık, burada da beni bulmuştu. Gerçekten bir yuvaya sahip miydim? Bunu anlamaya çalışırken, yıllardır alışamadığım kaybolmuşluk duygusu bir kez daha kalbimi sıkıştırıyordu çünkü bu kez sorunun cevabını bulmuştum; benim bir yuvam yoktu.
Gözlerimde biriken yaşları görmezden gelerek gülümsedim ve elimi yüzümü yıkamak için koridora çıktım. Karşılaştığım manzara gülümsememi bozdu. Bir sürü kapı vardı ama hangi kapı tuvalete açılıyordu bilmiyordum. Mecburen deneme yanılma yoluna başvurup öğrenecektim.
Kapıların hepsi aynı renkteydi, herhangi bir ipucu yoktu ve bu işimi gittikçe zorlaştırıyordu. Neyin ne odası olduğuna dair tek bir simge bile yoktu, bu kadar oda çocukların odası olamazdı değil mi? Umuyorum ki abi bozuntuları bu odaların herhangi birinde kalmıyordur ve onlarla karşılaşmazdım
Koskoca adamlar çocuk gibi tavırlar sergiliyordu, inanılır gibi değil. Bana olan nefretlerini, önyargılarını anlayabilmiş değilim. Önceki kız kardeşleri onlara ne yapmış olursa olsun hiçbir şey onları bana karşı olan tavırlarından dolayı haklı çıkarmazdı. Yani zaten o kız en fazla ne yapmış olabilirdi ki? Ben içinden çıktığım o çöplüğe rağmen kimseye önyargıyla yaklaşmayıp iyi davranmışsam onlar da bunu yapabilirdi. Onlarla yaşadığım acıyı kıyaslayamazdım, herkesin acısı kendisine ağır gelir tabi ama onların içinde olduğu durum ortada benimki ortada.
Kendi kendime konuşma seansımın ortasındayken vücudumdan gelen tepkilerden dolayı bugünkü seansı yarıda kesmek zorunda kalmıştım. Biraz daha oyalanırsam kesinlikle hiç iyi şeyler olmayacaktı.
İlk olarak benim karşı kapımdan başladım. Odaya girer girmez büyük bir kıyafet yığını karşıladı beni. Kapıyı açtığım hızda kapattım, banyo olmadığı çok belliydi sonuçta. Odayı karıştırmaya gerek yoktu sonra bazıları hırsız derdi falan, mazallah.
İkinci oda benim odamın yan tarafında olan odaydı. Kapıyı açtığım gibi mis gibi parfüm kokusu karşıladı beni. Sanırım bu kokuya aşık olabilirdim. İçeriye birazcık göz gezdirdiğimde bunun da bir oda olduğunu anladım. Hem de yatakta biri vardı!! Umarım fark etmemiştir beni diye dua ederek odayı dikizlemeye devam ettim. Sonbahar renkleri hakimdi odaya ve duvarda posterler vardı sanırım. Miyop olduğum için ne olduklarını çıkartamadım. Son kez içime o güzel parfüm kokusunu çektim ve kapıyı yavaşça kapattım.
"Şu kahrolası banyo nerde Allah aşkına ya."
Naptılar alt kata mı döşediler şu banyoyu. Bir kat çocukların katı öbür kat anne baba katı bir kat banyo tuvalet katı mı yaptılar. Düşününce çok mantıklı olduğuna karar verdim çünkü evin bu büyüklüğünün başka açıklaması olamazdı. Her şeyi beklerdim şu zenginlerden.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KORALTANLAR
Ficção AdolescenteBazı hayatlar bize ait değildir. Ahu'nun sıradan bir yurt gününde aldığı tek bir telefon, tüm dünyasını altüst eder. Yıllardır kendisi sandığı kişi belki de hiç var olmamıştı. Doğduğu an karışan kaderi, onu başkasının hikâyesine sürüklemişti ve şimd...
