0.6

24.7K 1.3K 169
                                        


İyi okumalarr^^

Kimse onun fırtınasını görmez çünkü o her zaman güneş gibi parlar

Sabah yüzüme güneşin vurmasıyla uyanmıştım; pencere önündeki minderde, ağlayarak yıldızları izlerken uyuyakalmıştım sanırım. Ayağa kalkıp gerindim, her yerim tutulmuştu. Hareket edecek halim yoktu, tüm enerjim çekilmiş gibiydi. Dün uyumadan önce hatırladığım şeyler birer birer zihnime üşüşmeye başladı.

Kanser olma durumum vardı dimi benim. Ah benim aptal kafam nasıl unutursun. Sanki ben değildim kanser olan, başkasıydı.

Kendime yabancılaşmıştım

Kanser hakkında bildiğim hiçbir şey yoktu. Kafama kafama vurmaya başladım, aptallığıma inanamıyordum. Doktorun konuşmasını bile dinlememiştim, tek duyduğum kansersin olmuştu. Ah bir de o gün video çekmiştim ve düzenlemeden direkt atmıştım kanalıma. Şimdi düşündüm de ben hastanedeyken de kayıttaydım. Çıldırıcam, umarım o kısımlarda ses gitmiştir ya da video kapanmıştır. O anlar kafamda sanki izlediğim bir filmden iş gibi canlanmıştı, o anki Ahu bambaşka biriydi sanki.

Acilen kanalıma bakmam gerekiyordu. İnsanlar videoyu görmüş ve endişelenmiş olabilirdi. Endişelenmekte haklıydılar tabi ama yine de habersiz bırakmamam, bir açıklama yapmam gerekiyordu.

Telefonumu aramaya başladım ama bu telefon bulunmamaya yemin etmiş gibiydi. O sırada kendime sövüyordum, aptallığıma... Odada birinin varlığını hissetmemle arkama baktım.

Bilin bakalım kim var odada; yüzsüz Deniz.

Onu gördükçe daha da sinirlendim. "Delirdin sen de iyice, kendi kendine ne konuşup duruyorsun. Bir de durmadan kendine vuruyorsun. Kızım sen iyi misin?"

" Sensin kızım! Nerden kızın oluyormuşum ben senin ağzını topla yoksa ben toplarım" benim bu ani çıkışıma şaşırmış ne diyeceğini bilememiş gibi bir hali vardı.

"Her neyse niye geldin odama dün söylediklerin yetmedi galiba?" iyice afallamıştı Deniz. "Annem seni uyandırmamı istemişti kahvaltı için kendin uyanmışsın ama neyse gel de kahvaltı yap." diyerek çıktı odadan, o sırada da deli midir nedir diye söylenmeyi de ihmal etmemişti.

Bana hakaretler edip sinir krizine girmeme sebep olsun ondan sonra deli olarak yaftalanan ben oluyorum. Ne güzel dünya ya

Telefonumu bulamadığım için ekstra sinirlenmiştm. En sonunda pes edip kahvaltı yapmak için hareketlendim kapıya doğru. Odadan çıkınca kapıda bir adet uykulu Furkan görüş açıma girdi. Saçı dağılmış gözleri kısık etrafına bakıyordu uykulu uykulu. Her ne kadar bu çocuktan haz etmesem de şu an çok tatlı görünüyordu. Yanaklarını mıncırasım gelmişti onu böyle görünce ve neden olmasın diyerek kollarımı ona doğru uzatmıştım.

"Anlamadım ne neden olmasın?"

Furkan cümlesinş bitirir bitirmez ellerim yanaklarıyla buluşmuş ve sıkmaya başlamıştı bile. Yanakları hamur gibiydi, uzaktan bakınca sert görünüyordu ama dokununca hiç de öyle değildi. Bırakmak istemiyordum ama Furkan kendisini zorla geriye doğru çekince ellerim boşluğa düşmüş oldu.

"Sabah sabah suikast düzenlemeye mi karar verdin?"

"Evet yanaklarını koparıp onları pişirip yiyecektim."

Gözleri şokla açılmıştı ve bir adım geriye gitmişti. Onun bu yüz ifadesi gülmeme sebep olmuştu ama ciddiyetimi korumak adına kendimş tutmak zorunda kalmıştım. Psikopatça gülüp ona yaklaşmıştım.

KORALTANLARHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin