"Onca yıl sonra gelmene gerek yoktu, oğlun seni görmek istemiyor. Şimdi defol buradan."
"Jimin, oğlum neden böyle yapıyorsun ? Sırf senin için Busan'dan geldim ben."
"Sence umrumda mı ? Zamanında da Busan'dan buraya gelmiştin ama bir adam için, daha bir yaşını bile doldurmamış bir oğlun olmasına rağmen bir adama sürttün ve beni hiç düşünmeden o adama gittin. Bugün de ben seni istemiyorum. Diğer oğlunu görmek istersen o da odasında."
"Jimin, sen benim biricik oğlumsun. Ne olur böyle yapma..."
"Hanımefendi dışarıya siz mi çıkarsınız yoksa ben güvenlik çağırayım mı ?"
"Sen şuan iyi değilsin. Kendine gel biraz daha sonra tekrardan geleceğim."
Sözde annem odadan çıktıktan sonra Yoongi yanıma geldi. Sarı saçlarımı okşadı ve sakin olmam için bana sarıldı.
"Sen çok güçlüsün Jimin, seni sadece ben alt edebilirim. Anlıyor musun ?"
"Sen nasıl alt edeceksin bakayım ?"
"Şöyle"
Dedi ve vibratör kumandasına bastı. Titreşimin verdiği ani hareketle inledim.
"Yoongi Min, sakın toplantıda bu saçma şeyle oynama, seni pişman ederim."
"Bakarız Mr. Park. Toplantı saati yaklaşırken benimle iyi geçinseniz iyi olur gibi."
Biz cilveli şekilde konuşurken aramızdaki mesafe çok aza inmişti o sırada içeriye baş dedektif girdi.
"Mr. Min ve Mr. Park, toplantı salonunda sizi bekliyoruz."
"Hemen geleceğiz dedektifim."
Saate baktığımda toplantı saatini geçtiğini gördüm. Bu hatayı yapmış olamazdım. Hızlıca ayağa kalkıp toplantı salonuna gittik.
"Şahsi fikrimi sorarsanız Kim Woojin'in şüpheli ölümünde bir şüphe göremiyorum. Kendisi zaten mahkeme kararıyla ağırlaştırılmış müebbet ya da idam cezası alacaktı. Değişen bir şey olmayacaktı."
diyerek söze başladı Park Bogum.
"Fakat eğer onun da kurtarılma şansı varsa ? Mr. Park gibi başarılı dedektifler çok iyi kanıtlar bulup hapisten çıkarma işinde ustalar."
diye devam ettirdi Seo Soojin.
"Kim Woojin'in ölümü sizin için beklenmedik olabilir fakat iyi bir dedektifin beklediği bir durumdur. Kendisi ben de dahil olmak üzere çok fazla insana zarar verdi, bazılarımızın kardeşini, bazılarımızın sevdiklerini öldürdü. Hapse girdiğinde onu koruyacak adamları olmadığı için canını yaktığı insanların tanıdıkları ona zarar verecekti. Kim Woojin ölümü hak etti ve mahkemeye kalmadan öldü. Buna aykırı fikri olan var mı ?"
diye sordum.
"Bence yanlış düşünüyorsunuz Mr. Park. Kendisi ne kadar cani ve suçlu dahi olsa bir ailesi vardı. Kore'de adı bilinen bir aileden geliyor biliyorsunuz ki."
diyerek bana karşı çıkan kişi Lisa oldu.
"Aile her şey değildir, bazen ailenizden daha çok aileniz olan kişiler bulursunuz. Kim Woojin ailesi ile görüşmeyi çok uzun zaman önce bırakmıştı. Ailem diyebileceği bir kişi bile yoktu. Bu yüzden kurtarılma ihtimali %0'ın bile altındaydı." diyerek konuyu kapatan kişi Min Yoongi oldu.
"O zaman Kim Woojin davasını bir daha açmamak üzere kapatıyoruz. Herkesin eline, emeğine, kanıtına sağlık." diyerek davayı kapatan kişi Park Bogum oldu.
Toplantı esnasında Yoongi tam 3 kere kumandayı kullanmıştı. Alıştığım için inlememiştim. Hatta 2 kere ben konuşurken yaptığında çok zor durmuştum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Mr. Park
Teen Fiction"Hayallerinizin peşinden koşun." "Yeterince peşinden koşmadım mı zaten ?"
