ONİKİNCİ BÖLÜM

254 23 0
                                        


Melek alayla güldü. “Kader mi diyorsun? Yıldızlar mı? Hadi oradan. Bunu söylemek seni kurtarmaz. Sadece kendine bahaneler yapıyorsun.”

Adam derin bir nefes aldı, yutkundu. “Evet, belki de masum değilim. Hayatta her şeyi doğru yapmış biri değilim. Ama burada olmamın bir nedeni olmalı, değil mi? Yoksa neden seninle kesişsin yollarımız?”vardır elbet, belki de yoktur benim yolum kesişti de ne oldu? Hiçbir şey. Hiçliğin içinde var olmaya çalışıyoruz Allahım sen kaybolmamıza izin verme.

Melek ona nefretle baktı. Gözlerindeki karanlık, konuşmalarının ağırlığını bir kez daha hissettirdi. “Sebep mi? Buraya neden geldiğini bile bilmiyorsun, değil mi? Benim hayatımı daha da karıştırmak için mi? Yoksa kendi çöplüğünden kaçamadığın için mi?”

Adam sessizleşti. Kalbindeki huzursuzluk gittikçe büyüyordu. Bu kız, onun hayatındaki en büyük bilmece olmuştu. Kırmızı gökyüzünün altında, her şeyin bir bilinmezlik olduğunu fark etti. Ama bir gerçek vardı: Ne kadar kırılmış olursa olsun, Melek’in bu nefret dolu sözlerine rağmen hâlâ ona çekiliyordu.

Melek, yüzünü buruşturdu ve adamın üzerine doğru eğildi. Sesindeki tiksinti, odanın soğuk havasında yankılandı. “Sana bakınca gördüğüm tek şey… zayıflık,” dedi. Gözlerini baştan aşağı ona gezdirirken dudaklarında küçümseyen bir ifade vardı. “Neden buradasın, ha? Ne elde etmeye çalışıyorsun? Kendini kurtarmak mı? Yoksa bana mı acındırıyorsun? O kadar zavallısın ki insan senden iğrenmeden duramıyor.”

Adam bir an için bakışlarını yere indirdi, ama hemen ardından yüzüne o alışıldık alaycı gülümsemesini takındı. “Evet, iğrenmek gayet doğal bir tepki. Sonuçta kimse senin standartlarına uyamaz, değil mi?” dedi, sesine mümkün olduğunca umursamaz bir ton vermeye çalışarak. “Ama açık konuşalım, Melek. Beni böyle küçük düşürmeye çalışırken daha ne kadar yapıcı olabilirsin? Çünkü şu an gerçekten eğlenmeye başlıyorum.”

Melek’in yüzündeki küçümseme, daha sert bir ifadeye dönüştü. “Senin gibi insanlar yüzünden bu dünya çürümeye mahkum. Hiçbir şeye layık değilsin, biliyor musun? Ne sevgiye, ne dostluğa, ne de hayata… Sen sadece bir parazitsin.”

Adam bu sözleri duyduğunda yüzündeki sahte gülümseme hafifçe titredi. Ama bunu saklamak için kafasını geriye attı ve sahte bir kahkaha koyuverdi. “Parazit, ha? Güzel bir tanım, gerçekten etkileyici. Bir süre bunu düşüneceğim. Ama söyleyeyim, biraz klişe olmuş. Daha yapıcı bir şey beklerdim senden.”harbiden bunu düşünüyor yalnız. Bana bütün gün seni düşündüm ve güldüm dedi. Hatta bunu söylemedi direk bana dostuna söylerken duydum.

^_^

👀Ah şu kimsesizler olayı..! 👀

Rica ederim bana kızmayın bölüm kısa tutulmalı.
(şahsi fikrim)

Seni seviyorum okurum Allaha emanet ettim.

Sevgiyle kal. (Allah sevgisiyle.)

Yıldızı da varlığın gibi parlatır mısın?

💙💙

"Üstüne alınma felaketim sen değilsin.
EVRENLER FELAKETİM"





𝗘𝗩𝗥𝗘𝗡𝗟𝗘𝗥𝗶𝗡 𝗙𝗘𝗟𝗔𝗞𝗘𝗧𝗶 [𝗙𝗮𝗻𝘁𝗮𝘀𝘁𝗶𝗸]Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin