BÖLÜM YİRMİ SEKİZ

471 67 119
                                        


@Anneme ithafen anneciğim sen bizi hep gözyaşlarınla büyütün.
Bizdeki emeğini nasıl öderim hiç bilmiyorum sen olmazsan yarım kalırız annem...
Ailemin tüm yükü omuzlarında canım, sen tüm dertleri tek başına sırtlıyorsun rabbim senden razı olsun annem.
Özür dilerim vallahi çok özür dilerim seni kıracak bir çok şey yapmış olsam gerek pamuk yüreklim ancak sen her defasında afediyorsun seni seviyorum anne ama bu hayata en fazla seni sevmekten korktum.
Korkuyorum anneciğim seni sevmekten sana bağlanmaktan korkuyorum.
Allah affetsin ama bu düşünce beni ürkütüyor Allah sana bağlandırmasın beni.
Her şey için minnettar bu gönül.
Beni yanında uyutup yüreğinde taşıdığın her an için. Ben ağladığımda sende ağladığın canım yandığında iki kat canın yandığı için. Beni çok sevdiğini güzel gözlerinle anlattığın için.
Allah seni hayırlısıyla başımızdan eksik etmesin ama inşAllah bağlandırmazda.
Kimseye bağlı kalamam ben anne...
Korkarım, en çokta kaybetmekten korkarım Allah affetsin ne diyebilirim ki.
Benim ki kırılmamak için kırılan bir gönül ama kalbimdeki tüm kırıkları onardığın içinde sana minnettar... ✨✨

Rica ediyorum annelerinizin kıymetini bilin kimin ne yaşadığını bilemiyorum Allah herkese yardım etsin. Ama ömür dedin nedir ki? Bunu en yakın arkadaşımı kaybettiğimden biliyorum...
Göz açıp kapamaya bakar. Kıymet bilelim lütfen. Hadi bakalım Başlayalım keyifli okumalar. Bismillahirahmanirahim. 💖

Ayy çok uzatımm özürrr keyifli okumalarr.

Ayçiçeğim: Yağmur, bu saate sen osura osura yatarsın, neler oluyor?

Siz: Ben... Ben çok kötü bir şey yaptım.

​Ellerim titriyordu. Birden Emine yazmaya başladı.

​Kore aşığı: Kızım söylüyor musun, yoksa oraya gelip saçlarını tek tek yoldurayım mı? Zaten k-pop dinliyordum, rahatsız ettin beni.

Ayçiçeğim: hjhjhjhj sabah sabah mı Emine?

Kore aşığı: Onlarla beş vakit, Ayşeciğim ksksksksks.

Galaksim: Yağmur, nereye kayboldun? Ne yaptın yine? Gel çabuk buraya.

​Mesajlara hızlıca göz gezdirirken başıma şalımı almak yerine bir eşarp almıştım, kaybedecek vaktim yoktu.

Boydan pembe bir elbise geçirdim üstüme, titreyen ellerimle bunu nasıl yaptığımı ben de şaşıyorum.

Siyah başörtümü de iğneledikten sonra valizi sürüklemedim, tüm yurdu uyandırmak istemiyorum; zorlansam da kucaklayarak asansöre koymuştum.

Ohh, derin derin soluklar alıyordum. Nereye gittiğimi bilmiyordum bile, sadece sadece buradan çıkmak istiyorum bir an önce.

​Turuncu hanım: Yağmur, eğer başın dertteyse bana gelebilirsin güzelim.

Ayçiçeğim: Kapım sana her zaman açık.

Galaksim: Bende de kalabilirsin.

Kore aşığı: Seni yalnız bırakacak değilim.

​Mesajları okurken ister istemez gözlerim dolmuştu, onları çok seviyordum.

Asansörün durmasıyla hızlı adımlarla, güvenlik yokken fırsatını bulup çıkışa varmıştım.

Otobüs durağı tam kaşımızdaydı. Baykuşlu çantamdan cüzdanımı aldım, içinden otobüs kartını çıkarıp beklemeye başladım.

Saate baktığımda 05:27...

Ne yapacaktım peki? Kime gidecektim?

En yakın yer Ebru'nun eviydi. Otobüsün geldiğini gördüğümde kendimi otobüse atıvermiştim.

Neyse ki çok fazla insan yoktu, o yüzden boş bir yer bulup oturdum. Valizi de ayak uçlarıma bırakmıştım ama oturduğum yerden kulpundan tutuyordum.

𝗘𝗩𝗥𝗘𝗡𝗟𝗘𝗥𝗶𝗡 𝗙𝗘𝗟𝗔𝗞𝗘𝗧𝗶 [𝗙𝗮𝗻𝘁𝗮𝘀𝘁𝗶𝗸]Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin