BÖLÜM OTUZBİR

499 62 134
                                        

@senaçalışkan ithafen bu bölümü de sana armağan ediyorum canım. Ah sena ya neden senin bana canım dediğin zamanlar sanki küfür ettiğini düşündüğüm zamanlar oluyor? Gerçekten merak ediyorum ha bu arada bu senenin bana en güzel hediyesi sen oldun. Dostluğun çok güzel ve bana göre fazla özel.
Galatasaraylısın sende aff çevrem hep sarı kırmızı dolu bir türlü renkdaş bulamadım kendime. Buna üzülsem de seninle tatlı atışmalarımızı seviyorum tıpkı seni sevdiğim gibi.
Garip belki ama sende bana kimseye güvenmemem gerektiğini öğrettin. Hayır bunun seninle pek bir ilgisi yok gözlemlediğim şeyler sonucu ulaştığım bir tez diyelim.
Ya şampiyonluk günü o günü unutamıyorum...
Neyse hiç kötü şeylerden bahsetmeyelim şimdi...
Sana senin çok sevdiğin iki sözü söyleyerek veda etmek istiyorum.
İlki mert hakan yandaş bir diğeri ise mental sağlık... 🐥💙

Keyifli okumalar minnoş okurlar hadi devam edelim.✿


A

y, inşallah sapık falan çıkmaz, bıktım artık!

​Perdeyi çekmek için uzanmıştım ki arkadan benim yaşımda sarışın, ufak boylu bir kız elimi tuttu. Bunu beklemediğim için ona dönmüştüm ki, "Ben izlemek istiyorum," dedi.

Vışş, ne dedi ne dedi? "Ben izlemek istiyorum mu?" dedim şaşkın şaşkın. Kız bana bile bakmıyordu, gözü camdaydı, sanırım adama bakıyordu.

"Her gün yakışıklı görmüyorum," diye şakıdı. Camdan dışarı bakmayı sürdürdü, ben de ona bakıyordum, gülümsüyordu, kocaman hem de. "Şaka mı yapıyorsun, adamın yüzü bile görünmüyor," diye mırıldandım.

Yüzünü görmediğin bir adam nasıl yakışıklı olabilir?

Ayrıca öyleyse bile umurumda değildi, Allah sahibine bağışlasın. Benden de uzak etsin lütfen. "Heybetine baksana, şu kollara bak, bu kaslar her erkekte olmuyor." Kız iç çekince ister istemez güldüm, çok komik görünüyordu. "Yer değiştirebiliriz," dedim, bakmak istiyorsa bakabilirdi, benim umurumda değildi.

Kız tam heyecanla başını sallamıştı ki yeşil ışık yandı. Yeşil ışık yanmıştı yanmasına ama kızın gözlerindeki yeşil ışık sönmüştü; benzetmeme gülmeden edemedim, gözleri yeşildi, zarif ve güzel bir kızdı.

​Otobüs hareket etmeye başladı. "Üzgünüm," diye mırıldandım ama duymamıştı, çünkü cama yapışmakla meşguldü, adamın gidişini izliyor olmalıydı.

Motorcunun gittiğinden emin olduğumda önüme döndüm; gözlerim kısa bir an cama gitti, yoktu. Gitmişti.
​Elim çantamın üzerine bıraktığım ama video çeken telefona kaydı, kamerasını cama yaslamıştım.

Onu elime alıp videoya hiç düzenleme yapmadan kızlara yolladım. Birkaç cevapsız arama vardı, beni merak etmiş olmalılardı.

KIZLAR YÜREĞİM SIZLAR

Turuncu hanım: Yağmur, bu adam niye bana bakıyor?

​Kore aşığı: Bana da bakıyor?

​Galaksim: Bana da?

​Ayçiçeğim: Yok lan, tepemizde bir şeye bakıyor, sen niye bize elin adamını yolluyorsun Yağmur?

​Kore aşığı: Ama yakışıklıymış.

​Turuncu hanım: Evet, işte Emine'den beklenen top geldi sayın seyirciler.

​Ayçiçeğim: Harbi lan, sonda el mi salladı bana mı öyle geliyor? Ah kalbim!

​Turuncu hanım: Topu Ayşe devraldı, kaleye doğru gidiyor, vurursa aşk olacak.

​Galaksim: Gol olmasın o?

Turuncu hanım: Bizimkiler aşık oluyor. Yağmur, bu adama kameraya mı sana mı bakıyor, neler oluyor?

​Siz: Ben de bilmiyorum.

Bu adam nereye bakıyordu?



𝗘𝗩𝗥𝗘𝗡𝗟𝗘𝗥𝗶𝗡 𝗙𝗘𝗟𝗔𝗞𝗘𝗧𝗶 [𝗙𝗮𝗻𝘁𝗮𝘀𝘁𝗶𝗸]Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin