@senaçalışkan ithafen bu bölümü de sana armağan ediyorum canım. Ah sena ya neden senin bana canım dediğin zamanlar sanki küfür ettiğini düşündüğüm zamanlar oluyor? Gerçekten merak ediyorum ha bu arada bu senenin bana en güzel hediyesi sen oldun. Dostluğun çok güzel ve bana göre fazla özel.
Galatasaraylısın sende aff çevrem hep sarı kırmızı dolu bir türlü renkdaş bulamadım kendime. Buna üzülsem de seninle tatlı atışmalarımızı seviyorum tıpkı seni sevdiğim gibi.
Garip belki ama sende bana kimseye güvenmemem gerektiğini öğrettin. Hayır bunun seninle pek bir ilgisi yok gözlemlediğim şeyler sonucu ulaştığım bir tez diyelim.
Ya şampiyonluk günü o günü unutamıyorum...
Neyse hiç kötü şeylerden bahsetmeyelim şimdi...
Sana senin çok sevdiğin iki sözü söyleyerek veda etmek istiyorum.
İlki mert hakan yandaş bir diğeri ise mental sağlık... 🐥💙
Keyifli okumalar minnoş okurlar hadi devam edelim.✿
Melek, derin bir nefes aldı, ama bu öfkesini azaltmaktan çok uzaktı. Adamın yüzüne baktı ve ne kadar uğraşırsa uğraşsın bu cüretkar adamı susturamayacağını fark etti. Ama o an içinden geçen tek şey, onu bu kadar kızdıran adamın gerçekten neden burada olduğu ve onu neden sürekli takip ettiğiydi. O benim görevim ama benimle oyun oynayan ırk yüzünden bildiklerimi unutuyorum. Ah meleğim. Bu çok yorucu...
Melek, öfkeyle dişlerini sıkmış, derin bir nefes alıp adama doğru bir adım attı. Artık sabrının sonlarına gelmiş gibiydi. Gözleri karanlık bir alev gibi yanıyordu. Onun bu hali, odadaki havayı bile ağırlaştırmıştı. Adam ise yüzünde hafif alaycı bir gülümsemeyle yerinde duruyor, hiç kıpırdamıyordu. Melek birden, sanki artık daha fazla tutamayacağı bir sırrı ifşa etmeye karar vermiş gibi sert bir şekilde konuştu:
"Sen benim görevimsin."
Adam, Melek'in bu cümlesiyle kaşlarını şaşkınlıkla kaldırdı. Dudaklarındaki alaycı gülümseme yerini kısa bir sessizliğe bıraktı. "Ne? Görev mi?" dedi, sesi hem şaşkın hem de alay doluydu. "Yani bu kadar sinir krizi geçirmemin nedeni bir tür... iş anlaşması mı?"
Melek, sinirden neredeyse patlayacak gibi görünüyordu. "Dalga geçme!" diye sert bir şekilde çıkıştı. "Anlamıyorsun. Bunu bilemezsin. Hiçbiriniz bilemezsiniz. Yıldızlar... onlar sadece gökyüzündeki süsler değil. Onlar koruyucular."
Adamın gülümsemesi yavaşça kayboldu. Gözlerini Melek'e dikti, sanki onun söylediklerini anlamaya çalışıyordu. "Koruyucular mı?" diye sordu, sesi artık ciddileşmişti. "Yani... bu yıldızların kayması ve benim buraya gelmem... bir tesadüf değil miydi?" sabahtan beri kader diyorsun mirza ne tesadüfü saf mısın.
Melek gözlerini devirip kollarını göğsünde kavuşturdu. "Tesadüf diye bir şey yok," dedi, sesi buz gibi bir ciddiyetle doluydu. "Yıldızlar bizi izliyor, koruyor... ya da en azından korumaya çalışıyorlar. Sen, ben... buraya neden geldiğini düşündün ki? Hiçbir şey yapacak başka işin yoktu da gökyüzüne bakıp bir yıldız kaydı diye beni mi buldun?"
Adam, Melek'in söylediklerini sindirmeye çalışıyormuş gibi bir adım geriledi. Gözlerini yere dikti, sonra tekrar Melek'e baktı. "Bu... tuhaf. Gerçekten tuhaf. Ama itiraf etmeliyim ki... ilginç de." Bir an sessiz kaldı, sonra hafifçe gülümseyerek ekledi: "Ama yıldızların beni buraya gönderdiği fikri biraz... fazla fantastik değil mi? Bunu yazıp bir hikaye yapsak mı?" yaptım balım. Gereksizlik işte...
Melek ona öyle bir baktı ki, adam neredeyse söylediği şeyden pişman olacak gibiydi. Ama pişmanlık yerine bir kez daha alaycı bir gülümsemeyle ekledi: "Yani, yıldızlar koruyucularsa, ben de korunmaya değer biriyim demektir, değil mi? Ya da belki... beni buraya göndermelerinin başka bir nedeni vardır?"
Melek derin bir nefes aldı, öfkesini bastırmaya çalışıyordu. "Hayır, sen korunmaya değil, düzeltilmeye ihtiyacı olan birisin," dedi, sesi soğuk ama kontrol altında. "Ve benim görevim de seni bu saçma hayatından çekip çıkarmak."
Adam kaşlarını kaldırdı, gülümsemesi tekrar yüzüne yayıldı. "Bu çok ağır bir görev gibi görünüyor. Ama eğer bu görevin parçasıysam, işinin hakkını vermen gerektiğini düşünüyorum. Peki, ilk adım nedir, hanımefendi?"
^_^
👀Ah şu kimsesizler olayı..! 👀
Rica ederim bana kızmayın bölüm kısa tutulmalı.
(şahsi fikrim)
Seni seviyorum okurum Allaha emanet ettim.
Sevgiyle kal. (Allah sevgisiyle.)
Yıldızı da varlığın gibi parlatır mısın?
💙💙
"Üstüne alınma felaketim sen değilsin.
EVRENLER FELAKETİM"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
𝗘𝗩𝗥𝗘𝗡𝗟𝗘𝗥𝗶𝗡 𝗙𝗘𝗟𝗔𝗞𝗘𝗧𝗶 [𝗙𝗮𝗻𝘁𝗮𝘀𝘁𝗶𝗸]
Fantasi"Ağlamak istemiyorum!" diye mırıldandı kalan son mecaliyle. Kulaklarını çocukların ağlayışları, kadınların çığlıkları doldurdu.Bu bir felaketi! Melodi bir felaketin kurbanıydı...Başını iki yana salladı acıyla. "Bırak onları! İstediğin benim gözyaşla...
![𝗘𝗩𝗥𝗘𝗡𝗟𝗘𝗥𝗶𝗡 𝗙𝗘𝗟𝗔𝗞𝗘𝗧𝗶 [𝗙𝗮𝗻𝘁𝗮𝘀𝘁𝗶𝗸]](https://img.wattpad.com/cover/339527298-64-k177146.jpg)