@Sedefcoplu bu bölümü sana ithaf ediyorum, o benim hayatımın pusulası biricik ablam. Her ne kadar ona benziyor oluşumu sevmese de beni çok seviyor. Bunu bana her daim desteğiyle, ilgisiyle belli ediyor. Rabbime bana senin gibi abla verdiği için sonsuz şükürler olsun. Seni çooooookkkk seviyorum kıvırcık belki de...
Hayalini kurduğumuz şeyleri ben yaşatırım sana?
Allahın takdiri sonuçta bilemeyiz... ❣️🫀
Yazma süreci boyunca bana TDK olduğun için teşekkürler. 📝 :))
Üzgünüm devam edelim heyecan dorukta uuuuuu. Öhö öhö başladım tamam. Keyifli okumalar şirinler. ✿♡
Adam, Melek’in yüzündeki ifadeyi fark etmişti. Dudaklarını hafifçe yana eğerek alaycı bir şekilde konuştu. “Şimdi de kurtarıcı mı geldi, Melek? Yoksa beni kapıdan atmak için çağırdığın yardım mı?”
Melek, ona döndü ve gözlerini kısmış bir şekilde sert bir bakış attı. “Kes sesini,” diye tısladı. Ancak içinde bir huzursuzluk büyüyordu. Kimse burayı bilmezdi. Ya da bilmemeliydi.
Adam, onun bu kararsızlığını fark etmiş gibi omuz silkerek arkasına yaslandı. “Belki de beklemediğin bir misafir vardır. Haydi, Melek. Kapıyı açmayacak mısın?” Sesindeki o rahatlık, Melek’in sinirini daha da germişti. Ama içinde büyüyen bu tuhaf his, onu kapıya yöneltti.
Adımlarını yavaşça atarken kulübenin tahtadan yapılmış dar koridorunda yankılanan ayak sesleri, içeriyi daha da soğuk bir hale sokuyordu. Melek, nefesini tutmuş, kapının kolunu kavradığında durakladı. Parmakları, kapının soğuk metalinde titredi. Arkasına dönüp bir an için adama baktı. Adam, yüzünde yine o alaycı gülümsemeyle bir köşeye yaslanmış, dikkatle onu izliyordu.
Melek, gözlerini tekrar kapıya çevirdi ve kapı kolunu çevirdi. Kapı, ağır bir gıcırdamayla açıldı. Ancak dışarıdaki görüntü, beklediğinden çok farklıydı. Kapının önünde kimse yoktu. Sadece karanlık gökyüzünün altında, ince bir sis tabakası vardı. Ama yerde bir zarf duruyordu.
Melek eğilip zarfı alırken ellerinin titremesine engel olamadı. Sararmış kağıt, sanki yüzyıllardır burada duruyormuş gibi bir his veriyordu. Üzerinde bir isim yoktu. Sadece siyah bir mühürle kapatılmıştı. Gözlerini zarfın üzerinde gezdirdi, ancak hiçbir şey anlamadı.
“Ne varmış?” diye sordu adam, yerinden kalkarak kapıya doğru birkaç adım attı. “Böyle sessizleştiğine göre ilginç bir şey olmalı.”
Melek, hızla kapıyı kapatıp adamın ona yaklaşmasına izin vermedi. Zarfı sımsıkı elinde tutarak, “Sana ne?” diye cevap verdi. Ama sesi artık eskisi kadar güçlü değildi. Daha çok karışık bir korku ve merak barındırıyordu.
Adam, başını hafifçe yana eğdi ve hafifçe gülümsedi. “Belki de benle paylaşmak istemediğin için bu kadar gerginsindir. Ama sorun değil, Melek. O zarfın seni daha fazla huzursuz edeceğine eminim. Ve bu, beni fazlasıyla eğlendirecek.”
Melek, onun alaycılığını bu kez duymazdan geldi. Dikkati tamamen zarfın üzerindeydi. İçini açmak istiyordu ama aynı zamanda bunun kendisine ne getireceğini bilememek, onu bir türlü harekete geçirememişti. Zarfı sıkıca tutarak derin bir nefes aldı ve yavaşça geri çekildi.
“Bu, sana değil,” diye mırıldandı Melek, gözlerini adama bile çevirmeden.
Ama o sırada kapı bir kez daha çaldı. Bu kez, çok daha sert bir şekilde. Melek, zarfı elinden düşürmemek için sıkıca kavrarken gözlerini hızla kapıya çevirdi. Adam da duraklamıştı. Bu beklenmedik ikinci vuruş, ikisini de derin bir sessizliğin içine çekmişti.
^_^
👀Ah şu kimsesizler olayı..! 👀
Rica ederim bana kızmayın bölüm kısa tutulmalı.
(şahsi fikrim)
Seni seviyorum okurum Allaha emanet ettim.
Sevgiyle kal. (Allah sevgisiyle.)
Yıldızı da varlığın gibi parlatır mısın?
💙💙
"Üstüne alınma felaketim sen değilsin.
EVRENLER FELAKETİM"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
𝗘𝗩𝗥𝗘𝗡𝗟𝗘𝗥𝗶𝗡 𝗙𝗘𝗟𝗔𝗞𝗘𝗧𝗶 [𝗙𝗮𝗻𝘁𝗮𝘀𝘁𝗶𝗸]
Fantasy"Ağlamak istemiyorum!" diye mırıldandı kalan son mecaliyle. Kulaklarını çocukların ağlayışları, kadınların çığlıkları doldurdu.Bu bir felaketi! Melodi bir felaketin kurbanıydı...Başını iki yana salladı acıyla. "Bırak onları! İstediğin benim gözyaşla...
![𝗘𝗩𝗥𝗘𝗡𝗟𝗘𝗥𝗶𝗡 𝗙𝗘𝗟𝗔𝗞𝗘𝗧𝗶 [𝗙𝗮𝗻𝘁𝗮𝘀𝘁𝗶𝗸]](https://img.wattpad.com/cover/339527298-64-k177146.jpg)