Keyifli okumalar sevgilerimle.
Bismillahirahmanirahim.
O gün, Melek odasında oturmuş, eski bir kutuyu karıştırıyordu. Kutunun köşeleri yıpranmış, kapak kısmı yer yer solmuştu. Kapağını açtığında içinden sararmış kağıt parçaları, kopmuş kurdeleler ve birkaç eski fotoğraf döküldü. Ancak kutunun en dibinde, katlanmış bir mektup gözüne ilişti. Kağıt zamanla kırışmış, yazılar solmaya başlamıştı. Melek, parmaklarını titreyerek mektuba uzattı.
Zihninde bir şeyler kıpırdanıyordu. Tanıdık bir his, eski bir acının yankısı gibi. Mektubun katlarını açtığında, içine işleyen kelimelerle yüzleşti. Yazılar, el yazısıyla özenle yazılmıştı; ama belli ki aceleyle yazılmış bir mektuptu.
“Kimsesiz gözlerimin sürgününe saygılarımla
Eğer bu mektubu okuyorsan, demek ki artık beni hatırlamıyorsun. Bunun olacağını biliyordum. Sana anlatmak istediğim çok şey var, ama en önemlisi şu: Ben bir hiç olmak istediğim o gece seni seçtim. Belki yıldızlar beni senin yanına getirdi. Ya da belki sadece kaderin bir cilvesiydi. Her ne olursa olsun, seninle tanıştığım an, hayatımın geri kalanı için kararımı verdim.Kahve gözlerinle yağmurlu bir akşam tanıştım, ellerin saçlarının arasına karıştı, sense yüreğimin en derinine. Kuş uçsa kanat çırpmaz papatya solsa umut solmazdı o akşam. Yağmur damlaları beni ısllatı sense bakışlarını çektin titreten kirpiklerden, içime Bi huzur karıştı. Ne olduğunu bilmeden alıştı bu deli gönül. Yağmurla tanıştı. Ardından sırılsıklam kalıp gözlerini aradı. Bulamadı, gitmiştin sen bana hiç gelmemiştin. Gökyüzü masmaviydi o akşam, ama benim gözlerim kahvelerine daha özenli dalmıştı. Kimsesiz bakışlarına ulaşmadı titreyen kirpiklerim, saz çaldı hüzünlü anılar canlandı. Ben seni kaybettiğim gün yağmur yağdığını bilemedim. O akşam adımların sarsakça uzaklaştı. Gözlerin gözlerime son kez baktı, yağmur yağdı ya onlar aslında gözyaşıydı. Kaybettim işte baştan bilemedim... Bilemiyor insan meleğim, kaybedeceğim belki de tekrar seni? Anlat, anlat neden unutuyorsun sürekli beni. Ben mirza... Hep senin beni görebilmen için çabalayan hakaretlerine rağmen gülümseyen o çocuk. Gülmen için aptalaşan o çocuk. Sen o küçük çocuğu da üniversite de ki o delikanlıyı da unutun dimi meleğim. Ben unutmadım, Allah biliyor unutamadım... ”
Melek, mektubu okurken kalbinin ağırlaştığını hissetti. Bu mektubu yazan kişi kimdi? Ve neden böyle şeyler söylüyordu? Kelimeler, zihninin derinliklerinde bir yerlere dokunuyor ama net bir hatıra sunmuyordu.
“Gittim artık, tamamen her anlamda uzaktayım artık senden, ruhumun sürgünü bitti. Bi kaç yıl değildi, sanki Bi ömür geçti. O kadar katlanılmaz, boş, gereksiz geçti. Sen benden gitmedin farkına var lütfen, giden bendim. Bu Bi şeyi değiştirmez sonuçta bitti deme. Gurumu incittiğin yerden sardım kendimi. Artık güvdeneyim, Allah büyük kimse yaralayamaz aynı yaradan beni. Kanayan yerden kanatamaz artık, sana gelişim ve beni yaralaman o kadar aptalcaydı ki... Sana kaç defa döndüm inan bilmiyorum, tek bildiğim artık seni tanıyorum. Avcı olmaktan çıktın, ceylan çoktan kaçtı, sense tutamadın. Tutmak istedin mi bilinmez, ben kendi isteğimle uzaklaştım. Sensizliği, avcılığı deneyimlemek istiyorum. Hikayenin sonunda av, avcıyı avlar... Avcının ise ruhu duymaz. Canı yanar, kanamaz. Buz keser, kabuk bağlamaz. Bedenen değil, ruhen alır en derin yarayı. Buysa Bi ömür versen de geçmez... Av mutludur, avcı için ise fark etmez. Ben unutacağım o hatırlayacak işte o zaman bu hikaye baştan yazılacak, unutmayın bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Sen değer verdiğimsin meleğim, değil mi? Herkesten farklısın. Belki bu yüzden seni silemedim. Ama biliyorum, sen beni her zaman unutacaksın. Beni hatırlaman için mücadele etmeye değer mi? Bilmiyorum. Ama bu mektubu yazıyorum, çünkü başka bir yolum yok. Eğer bir gün, bir yerde, beni hatırlarsan... bil ki seni hep bekledim.”
Melek’in gözleri dolmuştu, ama nedenini bilmiyordu. Kimin yazdığını bile hatırlamadığı bir mektup neden bu kadar acı verebilirdi ki? Allahım bu koruyucular ... Koruyucular yüzünden gerçekten insanları birbirine bağlanır mıydı? Ya da bu sadece bir masaldan ibaret miydi?
Mektubu yerine koyup kutuyu kapattı. Ancak zihninde sorular yankılanmaya devam ediyordu. Bu kelimeleri yazan kişi hâlâ yaşıyor muydu? Ve neden her şey bu kadar tanıdık ama aynı zamanda bu kadar uzak hissediliyordu?
^_^
👀Ah şu kimsesizler olayı..! 👀
Rica ederim bana kızmayın bölüm kısa tutulmalı.
(şahsi fikrim)
Seni seviyorum okurum Allaha emanet ettim.
Sevgiyle kal. (Allah sevgisiyle.)
Yıldızı da varlığın gibi parlatır mısın?
💙💙
"Üstüne alınma felaketim sen değilsin.
EVRENLER FELAKETİM"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
𝗘𝗩𝗥𝗘𝗡𝗟𝗘𝗥𝗶𝗡 𝗙𝗘𝗟𝗔𝗞𝗘𝗧𝗶 [𝗙𝗮𝗻𝘁𝗮𝘀𝘁𝗶𝗸]
Fantasi"Ağlamak istemiyorum!" diye mırıldandı kalan son mecaliyle. Kulaklarını çocukların ağlayışları, kadınların çığlıkları doldurdu.Bu bir felaketi! Melodi bir felaketin kurbanıydı...Başını iki yana salladı acıyla. "Bırak onları! İstediğin benim gözyaşla...
![𝗘𝗩𝗥𝗘𝗡𝗟𝗘𝗥𝗶𝗡 𝗙𝗘𝗟𝗔𝗞𝗘𝗧𝗶 [𝗙𝗮𝗻𝘁𝗮𝘀𝘁𝗶𝗸]](https://img.wattpad.com/cover/339527298-64-k177146.jpg)