4.

16 3 0
                                    

Gözlerimi zorlukla açarken. Alper'in uyuduğunu gördüm. Uyandırmamaya çalışarak kalknaya çalışırken belimdeki elini sıkılaştırdı. "Alper bırakta sen rahatça yat" dedim. Birşeyler mırıldandı. Uyku sersemi "senin kokunla uyumak istiyorum" gözlerim fal taşı gibi açıldı. Umuyorum ki bilinci daha açılmamış söylüyordur. "Alper saçmalama ne dediğini bilmiyorsun"

Belimdeki elini sıkılaştırdı. "Uyumak istiyorum yıllardır böyle uyumak istiyordum" dedi. Yıllardırmı? "ne?!" kucağından kalkmaya çalıştım. Gözlerini açtı "ışık? Sorunmu var" hızlıca nefes alıp vermeye başladım. "Bırak beni" elini gevşettiği an kalktım. "Güzelim iyimisin" bana doğru yaklaştı. "Güzelim deme bana!" sesimi hafif yükselttim.

"Tamam özür dilerim. Yanlış birşeymi yaptım" birşey söylemeden gözünün içine baktım. "Ben gidicem bugün annemin yanında kalıcam" şok dolu gözleriyle bana baktı. "Işık şaçmalıyorsun ba-" sözünü kestim. "Saçmalamıyorum Alper!" gözlerim doldu. Bu zamana kadar takip edildiğimi yeni öğrenmek çok rahatsız ediciydi.

"Işık bak ben ne yaptımki benden uzak duruyorsun" dedi. "Bilmemki ne yaptın? Yıllardır beni takip ediyormuşsun mesela yıllardır böyle uyumak istiyormuşsun başka varmı" sessiz bir küfür savurdu.

"Işık bak dinle" gözyaşlarım üzüntüden değil bu sefer sinirden akıyordu. "Ya neyi dinleyeyim neyi ya bende zannediyorum ki bana yardım etmek istiyorsun ama nerde Alper beyden neler öğreniyoruz" gözlerini yumdu. "Açıklayabilirim" dinlemek istemiyordum.

Kapıya doğru ilerleyip dışarı çıktım. "Işık!" peşinden geliyordu. "Beni takip etmeyi kes!" adımları durdu ama ben arkama bakmadan ilerlemeye devam ettim. Kapıdaki koruma önüne geçti. "Efendim Alper bey'in izni olmadan çıkamassınız" dedi ellerini arkasında birleştirmiş kapının önünde duruyor.

Arkama baktığımda ellerini bağlamış Alper'i gördüm. biliyorum dinlersem gidemeyecektim. Derin nefes aldım ve başımı korumaya çevirdim. "Kapıyı aç" dedim. Alper'den onay almak için ona baktı. "Lanet olsun! böyle şeyler başıma gelmek zorunda değil tamammı!" derken Alper'e doğru yürüdüm.

"Beni dinlicek misin?" dedi. Bakmadım yüzüne "Alper mümkünse bi süre konuşmayalım olurmu?" iç çekti. "Kalıyorsan ne istersen yaparım" gözümden bir yaş düşünce silmek için elini uzattı. "Dokunma" kendi elimi yüzüne götürerek silerken alper elini yumruk yapıp kapının yanındaki duvara vurdu.

"Tamam! Bunada tamam" yüzünde sinirli ve çaresiz bir ifade vardı. Adımlarımı açık kapıdan içeriye doğru yönelttim. Arkamdan gelen Alper "hatice ablaya söyle odanı gösterir" dedi yarı ifadesiz yarı üzgün bir şekilde. Birşey söylemeden mutfağa Hatice ablanın yanına gittim.

"Abla bana odamı gösterebilir misin" başını salladı ve ellerini havlu yardımıyla kuruttu. "Tabi gel kızım" üst kata çıktık ve koridorun sondan 2. Kapısının önünde durdu. "Burası kızım" dedi gülümseyerek. Gülümsemesine karşılık verdim. "Teşekkür ederim" dedim ve gitti. İçeri girdiğimde tamamen benim zevklerimle dolu olan odayı gördüm.

Başıma işmi açmıştım ben? Sanırım evet. Yatağın üzerine oturup odayı izlemeye başladım. Makyaj masası, kocaman bir boy aynası, çakma sarmaşık yapraklar, asma çiçekler ve daha fazlası göz gezdirirken. Yanyana iki tane kapı görmüştüm bir tanesi lavabo diğeri ise kocaman bir giyinme odası.

Giyinme odasının karşısında bir tane daha kapı vardı. Rabirenttemiyiz acaba. İlerledim ve kapıyı açınca simsiyah bir odaya karşılaştım. Alper'in odası.. Kapıyı hızlı ama sessiz bir şekilde kapattım. Kendi odama geçtiğimde yatağa uzandım. Uyursam herşeyin geçeceğini biliyordum o yüzden gözlerimi kapatıp kendimi uykunun kollarına bıraktım.

♡♥︎♡

"Işık kızım açsan yemek hazır" hatice ablanın sesiyle uyandım. Gözlerimi aralayıp ona baktım. "Saat kaç?" diye sordum. "21.30" o kadar uyudummu ya başımı sallayıp "geliyorum" dedim ve oradan çıktı. Ayağa kalkıp aynaya baktım. Yüzümdeki şişlikler iniyordu. Aynaya bakmayı bırakıp odamdan çıktım ve merdivenlere doğru yöneldim.

Aşağıya indiğimde alper baş uca oturmuş telefona bakıyordu. Sanki benim geldiğimi hissetmiş gibi indiğim gibi bana çevirdi kirpikleri ıslak gözlerini. Ağlamışmıydı? O kadar kırıldımı.
ışık! Dram yapmayı kes. Bana bakan bakışlarını tekrar masaya çevirdi ve iç çekti.

Hatice abla aramızda gerginliği söndürmeye çalışarak. "Ee siz bayadır dışarı çıkmıyorsunuz" dedi. Alper "çıkarız bugün" değince yemek boğazımda kaldı ve öksürmeye başladım. Hızlıca tabağın yanındaki suyu içerek rahatladım.

Alper'e baktım. "Nereye çıkıyoruz ya ben gelmiyorum annemin yanına gidicem" ne diyor bu bakışlarını bana çevirdi. "Işık saat akşam 10 haberin varmı" dedi soğuk sesiyle. "Birşey olmaz" dedim. Gözlerini yumdu. "Ben götüreceğim" dedi. "Hayır ben tek başıma gideceğim" dedim karşılık olarak.

"Ben gelmiyorsam korumalar gelicek" ayağa kalktım. "Hayır kimseyi istemiyorum hatta bak gidiyorum" oda ayağa kalktı. "ışık otur oturduğun yerde!" diye bağırdı. "Bağırma bana!" üstüme yürümeye başladı. "Bak ışık benimde sınırlarım var zorluyorsun" alayla güldüm. "Bak Alper gitmeme izin verseydin şuan bunlar yaşanmayacaktı"

Kafasını yukarı kaldırdı. "Ağlama ışık!" ağlıyormuydumki? Elimi yüzüme doğru götürdüm. elimle gözyaşı gelince koşarak merdivenlerden çıkıp odama gittim. Neden bu kadar güçsüzsün ışık. En ufak şeye ağlıyorsun.

Gözyaşlarımı silip kapıyı açtım ve aşağıya indim. Alper koltukta oturmuş gömleğini sanki nefes alamıyormuş gibi çekiştiriyordu. Birşey olmuş korkusuyla yanına gittim. "Alper iyimisi-" derken "DEĞİLİM IŞIK!" diye haykırdı. Sesi kulağımda yankılanıyordu ellerimi kulağıma götürüp yankıları durdurmak için baskı yapıyordum.

Susmuyordu. Sesi gitmiyordu. "Bağırma lütfen özür dilerim bağırma" dedim en sonunda dayanamayarak. Gözlerimi sıkıca yumdum. Annemi gördüm. "Anne.. Anne lütfen gel al beni burdan" dedim ona. Yaklaştı ve annemin ağzını biri kapattı annemin yüzü bulanıklaşırlen babamın yüzü ortaya çıkıyordu. Sesimin çıktığı kadar bağırdım.

saçlarımda baskı hissettim. Ayaklarım yerle temasını kestikten sonra gözümü açtım. Alper saçımı okşuyordu. "Şş birşey yok" dedi. Sinirden titriyordum. Dişlerimi sıkıp "öldürmek istiyorum." dedim. Alper boşta kalan elini çeneme götürdü. "Sıkma dişlerini canın acıyacak" dedi.

"Kendi ellerimle öldüreceğim" bunu ben söylemiyordum istemsiz oluyordu Alper'e cevap veremiyordum. Geri adım atıp koltuğa oturdu. "Kimi öldüreceksin duymayayim birdaha öyle şey" saçlarımı kulağımın arkasına sıkıştırdı. "Ekrem Erbaş" elleri durdu. "Babanımı?" başımı salladım.

"Gözümün önünde canını aldı annemin onun yüzünden halisünasyon görmeye başladım." daha çok ağlamaya başladım. Kocaman sarıldı. "Ağlama annen seni böyle görmek istemez" dedi. "Yanına gitmeme izin vermiyorsunki görsün" omuzlarımdan tutup ona bakmamı sağladı.

"İyisin iyisin hadi giyin gidiyoruz" gülümsedi. Gülümsemesine karşılık vererek koşarak giyinme odasına çıktım. "Yavaş düşeceksin" dinlemeden odadan içeri daldım. Gerçekten daldım çünkü kapıyı açar açmaz ayağım takıldı ve düştüm.

Kafamı kaldırdığımda Alper'in bana baktığını gördüm. "Stai bene? (İyimisin?)" biraz olan italyancamla başımı salladım. Yerden destek alıp kalktım. "Hadi git giyincem" arkasını dönüp gitti. Neden bu kadar sakarım ya?

~934 kelime

Selamm nasılsınızz

Bölüm hakkında diyeceğim birşey yok o yüzden bir dahaki bölümde görüşürüz

Oylayıp yorum bırakırsanız sevinirimm ♡♥︎♡

IŞIĞIMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin