Açıklama

908 414 258
                                        

Merhabalar!
İlk sayfamız hakkımda bilgi amaçlayarak ayrılmıştır.
İstekleriniz veya sorularınız olursa daima dikkatimde olacaktır.
İyi okumalar!!

Okumuş olacağınız bu satırlar yazıp da yayımını yaptığım ilk kitabım "Yunan Esintileri" kurgusuna ithafendir, şahsım tarafından yazılmıştır. İlk yazdığım kitap demiyorum tabii, çünkü değil, fakat -belki de- yazıp da bir finale varabileceğim ilk kitabım.

Üstüne uzunca emek verdiğim bir kitap bu ve açık olmak gerekirse beklentilerim oldukça yükseklerde.
Çok çabaladım, karşılığını da sayenizde alacağım diye umuyorum.

İlk sayfa okurlara adanmış, bilgi içeren bir açılışı temsilen yazılmıştır. En büyük dileğim de şu sayfada okuduklarınızı canı gönülden anlayabilmiş olmanızdır.

Sıkıcı olmak ve canınızı sıkmak istemem bu yüzden kısa kesmeye çalışacağım anlattıklarımı.

Böyle bir kitap günümüz gençleri tarafından popüler duruma gelebilir ve ben bunu göze alarak bu kitabı paylaşıyorum.
Asıl konu tam olarak popülerlik de değil, asıl önem taşıyan konu kitabın elde ettiği kitle ve yeterince iyi diye bahsediliyor mu?
Bunu başardıysak, harbiden hepimize kocaman bravo!

İlk önce herkesin farklı ilgi alanlarının olduğunu ve her insanın aynı şeyleri sevmek zorunda olmadığının bilincindeyim bunu bir bildireyim istiyorum. Yine de olayın daha en başından belirtmek isterim ki, nazik olmayacaksanız eleştiri yapmayın. Zaten çoğumuzun eğlenerek vakit geçirmeyi hedefleyerek girdiği bu platformda gereksiz gerginlikler çıksın istemeyiz. İstediğinizi yazmakta özgürsünüz tabii ki de, ama lütfen birbirimizi kırmadan ve saygı çerçevesi içerisinde.

Zaten bir önceki satırda da okuduğunuz gibi, nasıl herkesin farklı zamanlarda farklı şeyler sevebileceğinden bahsetmiştim. Fakat tabii ki bu içimi yeterince yatıştırmadı, bir de derinlere inip şöyle bir detay vermiş olayım ki, kimi zamanlar kitaplardan okuduğumuz bazı kelimeler, cümleler, gerek satırlar, bize utanç verici hisler verebiliyor kabulüm, hatta ben şahsen bu durumu yaşıyorum. Sizden ricam (özellikle de yüz yüze tanıdıklarıma söylüyorum) rahatsız olabileceğim şeyler yapıp dalga geçmemeniz.
Dediğim gibi saygılı eleştiriler başımın tacıdır, dikkatimde de olacaktır zaten. Bunun gibi konular dışında hiçbir hassasiyetim bulunmamaktadır yorumlarda da özgürsünüz.

Bir çoğunuz beni zaten komik bulduğunuz yorumlarımla tanıyıp takip ettiniz bu yüzden yorumların şaka/mizah içerikli dolup taşmasına dünden razıyım.

Yazdığım/ yazacağım hangi kitap olursa olsun içerisinde bir yaşanmışlık mutlaka var olacaktır. Yani diyorum ki beni gerçekte de tanımış olanlara tanıdık gelen şeylerden bahsetmişsem, bilmeliler ki görüp duyduğum her şeyi isim kimlik vermemek şartıyla uyarlayarak yazabiliyorum.

Çoğunlukla kafamda kurduklarım, kimi zaman bir şarkıdan, bir mekandan, film/diziden, kimi zamansa gerçekten etkilenip aktardıklarım burada yer alacaktır.
Sizden ricam bunun bilincinde olup, ona göre tepki vermeniz.

Yazım yanlışları konusunu kısa keseceğim. Gayet normaldir, yapmamaya, yaptığımdaysa düzeltmeye çalışacağım.

Ayrıca yüz yüze tanıştıklarımız ve beni destekleyen tüm dostlarıma teşekkür ediyorum.
Sanaldakileri de es geçmiyorum, çünkü motivasyon dolu satırlar benim için bir hiç değil, birçoktur.
Onlara da teşekkürler!

Şimdi gelelim uzun zamandır kafamı tırmalayan konuya.

Hepimiz her yazarın yazım türlerinin ve anlatım tarzlarının (betimlemelerinin) olduğu konusunda hemfikiriz. Okur, eleştirir ve ona göre iyi ve ya kötü olduğuna karar veririz.

Bu durumda yazar olup akıcı bir yazıya sahip olmak önemli diyebiliriz, öyle değil mi?

Cevap tabii ki de çok basit.
Evet önemli, bu konuya tek sözüm dahi yok.

Ama hadi şimdi size bir de siz okurların öneminden sözedeyim.

Kaçınız kitapları hayal ediyorsunuz?
Doğru, bir yazar kitap yazabilir, çünkü o zaten yazara mahsus bir şeydir. Zaten içindekileri size aktarmış demektir.

Peki ya siz bir kurgunun içerisinde olabiliyor musunuz? Sanki kurgunun bir parçasıymışcasına, derinden hissederek, tam anlamıyla duyguyu bütünüyle kavrayabilerek.

İşte bu dediğimi yapabiliyorsanız, siz okurun özü olmuşsunuz demektir.

Öyle üstten üstten yargı dağıtmak en kolayıdır ama unutmayalım ki en tatlısı değildir. En tatlısı sizin içinizde, okurken bulun o hayalperesti, saklamayın.

İzin verin, bırakın çıksın da size neler yapabileceğini bir göstersin!

Söyleyeceklerim bunlardan ibaretti, bu sizlere özel sayfayı atlamadıysanız ne mutlu sadık okurlar görebilen bana, ne mutlu artık hayal etmenin önemini keşfetmeye hazır olan okurlara.

O zaman sayfayı baştan sona okuyanlar için bir kelime düşünüyorum, okuduğunuzu anlayabilmem için yorumlara "hayal" yazıyoruz.

Şimdiden teşekkürler!

Yunan Esintileri ilk bölüm yayın tarihi:

25 Ekim 2024, Cuma
saat 18:00

Takipte kalınız!

Yunan EsintileriBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin