Selamm
Oy ve yorumlar unutulmuyorr
İyi okumalar diliyorumm
●●●
Uyandığımda Mine vardı tepemde. Bana gülümseyerek bakışını görmüştüm ilk manzara olarak. Eli arkasında bir şeyler saklıyordu.
Daha ayılmamışken, adımı zor toparlayacak durumdayken neydi şimdi bu?
Elinin ardındaki her neyse önüne getirdiğinde pembe bir pamuk şeker olarak çıkmıştı karşıma. Çok severdim. Benim için getirmişse eğer çok mutlu olurdum. Öyle tahmin ediyordum.
"Özür dilerim, Esoşum! Çok seviyorum seni! İhmal etmedim seni ve sana da aldım bir şey." Dağınık topuzu ve pijamalı haliyle, buraya sabah değil akşam geldiklerini aktarmıştı bana. Duymamışım geldiklerini.
Daha uyanmanın ne demek olduğunu bile idrak edememişken nasıl bir durumdu bulunduğum?
Hiç konuşmadan, yataktan kalkıp daha uyanabilmiş olabilmek için banyoya girip çıkmıştım.
Kafam daha ayık haldeyken,"Teşekkür ederim, Mineciğim, eksik olmayın," diyerek gelgeçe getirmiştim teşekkürü.
•••
Öğlene kadar uyuduğum için, Mineyle beraber öğle yemeğini bekleyecektim. Kahvaltı için oldukça gecikmiştim.
Yemek hazırlamıştık kendimize. Yemek yerken bugün geçirdikleri son gün olduğundan şehre inip yine gezmeyi planlıyordu benim arkadaşım. Planlarına beni de davet etmeyi akıl edinebildiği için minnettardım ona! Gurur duyuyordum,"Esin sende gelir misin?" diyebildiğinden dolayı. Teklifini kabul etmiştim. Aksi halde yapayalnız çok canım sıkılıyordu. Gerçi o kadar adapte olmuştum ki, buraya alıştığım için eve gidince biraz özleyecektim eğer kendimi tanıyorsam.
•••
Şipşak şort üstü bol tişört giyip çıkmıştım Mineyle. Yolda İlhanın gelmesini bekliyorduk. Bende Minenin bana aldığı pamuk şekeri yemekle meşguldum biraz. Sessizdik. Hiç konuşmamıştık neden bana bir anda kötü davrandığını. Konuyu açamamıştım da yine küser diye. Beni korkutuyordu resmen. Bana kızmasın diye gıkımı çıkaramıyordum.
İlhan arabayla geldiğinde dikkatimi çeken şey, yanılmıyorsam arabanın Adonisin beni almaya geldiği arabayla aynısı oluşuydu.
Ya çok benziyordu, ya da Adonis ona vermişti buralarda rahat olabilmemiz için. Peki o zaman da onun arabası, o neredeydi? Kafamı karıştıran sorularımı sormayacaktım ki Mine en ufak şeye alınganlık yapamasın.
Herkes arabaya bindiğinde ben çöpe, pamuk şekerden kalan çubuğu atmaya gitmiştim. Zaten iki adım ötemde olduğundan çok şanslıydım.
Yolda gelip geçerken hep dikkatimi çeken bir restoran vardı. Şanslı günümdeyim ki bu sefer orayı denemek istemiştik.
Tahtadan bir yerdi. Üçümüzde içeriye girmiştik.
Beyaz sandalye ve masaları vardı. Taştan bir zemin ve öte yandan çokta büyük sayılmayan bir yer olmasına rağmen güzel kokular geliyordu hepimizin burnuna.
Menü istediğimizde görselleri işaret ederek anlaşmayı planlıyorduk. Menüde bildiğin sigara böreği vardı. Bende tamda onu istemiştim. Mineyle İlhan da salata ve de yoğurt sosu gibi ne olduğunu tam çözemediğim ama meze olarak var saydığım şeyler istemişlerdi.
Hepimiz yediklerimizi paylaşmış ve eleştirmiştik. Yemekler bana zaten normalde de yediklerimi aratmayacak türdendi. Bu olayı sevmiştim. Para olayını İlhana kitledikten sonra restorandan çıkışımızı ikimiz de aldırış etmemiştik. Tabii ben yine de çok doğru bulmamıştım ama benimle olmadıkları zaman aralarında anlaşabildiklerini düşündüğüm için Minenin rahatlığına hak vermiştim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yunan Esintileri
Storie d'amoreGerek ailevi gerek arkadaş çevresinde oldukça sıkıntı yaşayan Esin'in pes etmeden kendi ayaklarının üstünde duruşuna büyük destek olan birisi vardı. Bu Adonisle Esin'in hikâyesi. Bu hikaye şiddet betimlemeleri, cinsellik, küfür ve/ya çeşitli yetişki...
