Selamm!
Hepinizin yeni yılı kutlu olsun, ciddi ciddi geçen seneden beri bölüm atmıyorum resmen.
Yaklaşık olarak 4400 kelimelik bir bölümle karşılıyor olacağım sizi bu sefer.
İyi okumalar!
●●●
Güzel bir uyku çektikten sonra, uyandığım gibi büyük bir enerji patlaması yaşayarak hazırlanmaya başlamıştım.
İlk önce arabamı yıkayıp, sonra da arabayı bir yere park edip öyle boş boş dolanıp alışveriş yapacaktım. Keyfim o kadar yerindeydi ki sebepsiz yere, her şeyi sıfırdan yapabilirdim. Mesela bir ekmeği en baştan, buğdayını kayayla öğüterek, hamurunu elimle yoğurarak yapabilecek kadar enerji doluydum. Sonra kendi kendime ne kadar da ilerlediğimizin farkına vardım bir anda. Bakınca ne kadar çok şeyde gelişebilmişiz.
Güzel desenli halka küpelerimi takmıştım. Evet desenli, yani desen yapılabilecek kadar kalın bir küpeydi ve bende takmaktan büyük bir zevk duymuştum. Daha az evvel duştan çıkmış olduğum için güzel kokulu saçlarımı açmış ve taramıştım.
Kombinimi yapmış, kolye ve yüzüklerimi de takmıştım. Hangi parfümü sıkacağıma karar vermek için birkaç parfümümü koklamıştım. İçlerinden bir tanesine karar kıldığımdaysa, her yerime sıkmıştım. Keşke Adonisin parfümünü de bulabilseydim. Öyle bir parfümdü ki her şeye uyum sağlayabilirdi. Belki de kendine has bir kokudur diye düşünmüştüm. Sonra düşüncem kaybolmuş, yerine eşyalarımı koyacağım çantamı hazır etmek geçmişti.
Çantam tam yazlıktı, kombinimle de çok uyumluydu. Üstüme kolsuz bordo renkte peplum bir bluz, altıma da lacivert renkte düşük bel bir kot giymiştim. Bluzumla uyumlu bordo sivri burun babetlerim, kombinimi tamamlayan parçaydı.
Son dokunuşlarımıysa rujumu sürüp siyah gözlüklerimi takarak yapmıştım. Keyfim o kadar yerindeydi ki, babamın eve gelmeyişini tamamen aklımdan çıkarmıştım. Acaba benim gezdiğim esnada gelir miydi eve? Gelirse de anahtarı vardı. Bana neydi ki?
Her şeyimin hazır olduğunu varsaydığımda, çantamı da omzuma atıp çıkmıştım. Hava çok güneşliydi. Başta kombinim ıslanacak diye dert etsem de bu sıcak havada emindim kuruması hiç zaman almazdı. Yine garajdan arabamı çıkarıp yola koyulmuştum, ki sokaktan çıkmadan hemen önce beni karşılayan şey, Tosundan başkası değildi. Bir anda üstüme havlayarak gelince, neredeyse onu ezecektim. Başta bir süre peşimden beni takip etse de, bir süre sonra yorulup vazgeçmişti.
Bugün Tosuna mama alacaktım. Doğru düzgün beslenemediğinden, bizim komşuların ona artan çorbaları verdiğinden adım gibi emindim. Emindim, çünkü bende yapıyordum. Defalarca kez yapmıştım. Ama bugün içimden ona bir mama almak gelmişti. Çok korkuyordum ondan, ama ilk başta küçük bir yavruykenki kadar değil. Artık çok alışmıştık ona. Başta geceleri her şeye saatlerce havlayıp bizi uyutmuyordu mesela. Şimdiyse geziniyor ve bazenleri bizim mahavlleye uğruyordu.
Parosta olduğumuz günler gördüğümüz köpekte Tosunu anımsamıştım, Tosunu görünceyse o köpeği anımsadım.
Evdeyken özene bözene taktığım takılarımı, oto yıkamaya gelince çıkarmak durumunda kalmıştım. Arabayı bir güzel köpüklemiştim. Köpükleri hep çok sevmişimdir, bu yüzden bulaşıkçı olmaktan da aslında o kadar şikayetçi değildim. Sıra durulamaya geldiğindeyse tahmin ettiğim gibi ıslanmıştım. Ama hiç sorun etmemiştim, hızlı kuruyacağını biliyordum.
İşim bittiğinde takılarımı tekrar takmıştım. Hiçbirini kaybetmediğimden emin olmak için saymıştım hepsini. Sonra yine direksiyonun başına geçmiştim. Oto yıkamada bir anda sıra oluşmuştu. Bende bu yüzden hiç bekletmeden, hemen oradan ayrılmıştım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Yunan Esintileri
RomanceGerek ailevi gerek arkadaş çevresinde oldukça sıkıntı yaşayan Esin'in pes etmeden kendi ayaklarının üstünde duruşuna büyük destek olan birisi vardı. Bu Adonisle Esin'in hikâyesi. Bu hikaye şiddet betimlemeleri, cinsellik, küfür ve/ya çeşitli yetişki...
