Sabah kısa bir otobüs yolculuğundan sonra şirkete gelmiştim. Merdivenlerden seri şekilde çıkıp odaya ilerledim. Şuana kadar San ile karşılaşmadığım için mutluydum, kapıyı tıklattım. Honjoong'un 'gel' sesini duymamla kapıyı aralayıp gülümsedim. İçeri girmemle selam verip kapıyı kapattım "Hoş geldin Wooyoung, gel otur hemen işe başlamaya gerek yok, bana verilen dosyalar çok fazla olmuyor" Bunu duymamla kendimi iş konusunda şanslı hissetmiştim "Sen burada ki en rahat kişisin sanırım" Gülümseyip başını sallamıştı "Yani dosya konusunda öyleyim fakat genellikle toplantılara giriyorum, şehirler arası önemli görüşmelere katılıyorum. O nedenle genelde çoğu iş sekretere kalıyor, bir kaç haftadır ikisini birden yürütüyorum. Artık sen olduğundan rahatım, güvendiğim birisi ile çalışmak benim için çok önemli" iş konusunda ondan örnek almam gereken bir sürü şey vardı.
Öğlen olmasına yakın Hongjoong başka bir şirkete görüşme yapmak için gitmişti. Koltuğa oturmuş dikkatimi bozmadan dosyalarla uğraşıyordum. Ara sıra bir kaç sekreter gelip dosyaları alıyordu. Sağa sola koşuşturmadığım için şanslıydım. Ayağa kalkıp dolabın içerisine bitirdiğim dosyaları yerleştirmeye başladım. Öğle arası zili çalınca işe odaklandığımdan hafifçe irkilmiştim. Karnım aç olduğunu yeni fark ediyordum. Aşağı inmem gerektiğini hatırlayınca derin bir iç çektim, olabildiğince San'ı görmemezlikten gelecektim. Bir kaç dosyayı daha yerleştirip dolabı kapattım. Üşendiğimden ceketimi burada bırakmaya karar vermiştim, telefonumu alıp cebime koydum. Odadan çıktığım gibi hızlı adımlarla merdivenden aşağı iniyordum.
Yemekhane kısmına geldiğimde tepsiyi kaptığım gibi yemeklerden sırayla almaya başladım. Yeteri kadar yiyecek aldığımda oturmak için etrafı dikkatle kesiyordum, Seonghwa'yı tek görmemle hemen yanına gitmiştim "Merhaba hyung oturabilir misin?" Gülümseyip eliyle karşısındaki sandalyeyi göstermişti "Tabiki buyur otur" Tepsiyi masaya koyup rahat şekilde oturacağım sırada yan masada eskiden burada çalışırken Chris'in arkadaşları olarak tanıştığım kişilerle göz göze gelmiştim. Yavaşça sandalyeye oturup önüme döndüm. Seonghwa'ya bakıp fısıldadım "Bana doğru ezikmişim gibi bakıyorlar, bazen şunları parçalayasım geliyor" Yan masada hareketlenme olunca göz ucuyla baktım. Az önceki ifadelerinin aksine gülümseyerek bakıyorlardı. Merak edip döndüğümle San ve Chris'i kol kola görmüştüm. Önüme dönüp yemeğimden yemeğe başladım.
Elimden geldiğinde hızlıca yiyip gitmek istiyordum. Gülüşmelerine katlanmak bu kadar zor olmamalıydı. Chris, Seonghwa seslenince ikisini izlemeye başlamıştım "Sen de bizim masamıza gelsene Seonghwa hyung ayrıca San ile yarın akşam büyük bir restorantta yemek daveti vereceğiz. Yeni yılda yaklaşıyor. Tüm şirket davetli fakat bazı yüzsüzler gelmese daha iyi olur" Tuttuğum çatalın sapını sinirden sıkıyordum, yandaki birisi ile göz göze gelince pis şekilde gülmüştü "Wooyoung sanırım çatalı silah sanıyor, dikkat et Chris bu deli sana zarar verebilir" Chris kahkaha atıp San'ın elini tuttu "San gibi bir eşim varken bana yaklaşamaz bile" Seonghwa kaşlarını çatmıştı "Size afiyet olsun biz gidiyoruz" Çatalı yavaşça bırakmamla Seonghwa elimden tutup kaldırmıştı. Şuan sadece önüme bakıp yürüyordum. Seonghwa yaklaşıp fısıldadı "Bilerek seni üzmeye çalışıyorlar bunlara kanma lütfen" Kışkırtma yapmaları gerginliğimi arttırmıştı. Bu yüzden yalnız kalıp sakinleşmek istiyordum.
Seonghwa'ya durumu söyleyip Hongjoong'un odasına tek başıma geri dönmüştüm. Telefonumu masanın üzerine atıp ikili koltuğa uzandım. Hem ruhsal hem fiziksel olarak son 1 aydır fazlasıyla yorulmuştum. Seul'e dönmeden önce her şey güzel olacak sanıyordum. San'ın beni bu şekilde bırakması içimdeki intikam duygusunu tetikliyordu, normalde bu tip şeylerle uğraşmazdım ama böyle insanlara iki katını yapmak lazımdı. Eve gittiğimde benimkilerle bu konuyu kesinlikle konuşmam gerekiyordu. Yavaşça doğrulup ayağa kalktım, zaman kaybetmeden dosya işine geri dönmüştüm.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Company//Woosan
Narrativa generale•Wooyoung, yan eve taşınan komşusunun müzik seslerinden rahatsızlık duymaya başlamıştı. Sabah yeni işi için görüşmeye gidecekti fakat patronu olacak kişinin komşusu çıkacağını düşünememişti•
