Bilincim yerine gelmeye başlamıştı. Sırtıma vurdukları şey her neyse canım fazlasıyla acıyordu. Gözlerimi aralayıp etrafa baktım. Depo gibi bir yerdi fakat büyük değildi. Rastgele bir kaç yerde adamlar duruyordu. Bir sandalye de bağlı şekildeydim. Deponun kapısı açılınca göz ucuyla bakmıştım "Wooyoung 1 gündür görüşmüyoruz özledin mi beni" Chris'in sesini duymak mide bulandırıcıydı "Benim peşimi ne zaman bırakacaksın" Yaklaşıp elini yüzüme doğru götürürken karnına sert bir tekme attım "Defol git!" Chris yere düştüğünde sinirli şekilde bakmaya başlamıştı "Seni burda gebertsem kimse bulamaz" Onun karşısında susup kalmak istemesem de bir sürü adamı vardı "Sen geldin ve tüm düzenimi mahvettin. Babamla San için tartıştım. Sonucunda o beni senin için terk etti. Artık San ile olamam bunun farkındayım ama ikinizin hayatını kötüleştirmek için elimden geleni yapacağım. Şimdi sana güzel iki seçenek sunuyorum. Birinci seçenek San'ı terk edip bu ülkeden gitmen ve geri dönmemen, İkinci seçenek ise ölmen" Dediklerine karşı hiçbirini seçemezdim. Göz devirip konuştum "İkisini de seçmiyorum" Chris sinirli bir ses tonuyla adamlarına dönmüştü "Çözün şunu" Adamlar, dediği gibi gelip çözmeye başlamıştı.
İpleri üzerimden aldıklarında ayağa kalktm. Saatlerdir bu şekilde durduğum için ilk başta afallamıştım. Sırtımdaki ağrıyı daha fazla hissediyordum. Chris sıkıca kolumdan tutuyordu "Bana bak seni buradakilerin kölesi yaparım, fahişe olarak geberirsin" Dedikleri çok ağırdı, ona her ne kadar vurmak istesemde kendim için iyi şeyler olmayabilirdi "Cidden çok problemlisin. Filmlerin etkisinde çok mu kaldın bilmiyorum ama ben fahişe olacak biri değilim. Sen varken bana gerek yok" Sertçe itmesiyle gücüm doğru düzgün olmadığından yere düştüm. Belimi tutarken bana yaklaşıp üzerimdekileri incelemişti "San'ın kıyafetini neden giyiyorsun?!" Hemen bir yalan uydurmam gerekiyordu "Hediye etmek istedi" Kahkaha atıp ellerini yakama götürdü "Sana vereceği hediyenin, kendi kıyafeti olmayacağını ikimizde biliyoruz" Yandaki sopayı eline alıp doğrulttu "Ya gerçeği söylersin ya da üzerindeki kıyafetlerle birlikte seni mahvederim"
Sopayı havaya kaldırmasıyla bağırdım "Tamam söyleyeceğim!" Tedirgin bir ses tonuyla konuştum "Biz dün birlikte olduk" Böyle bir malın karşısında bu halde olduğum aklıma geldikçe kendime yediremiyordum. Dediğim şeyden sonra sopayı kenara fırlatmıştı. "Aslında önceki söylediğim eğlenceli fikir tam sana uygun" Başımı olumsuz şekilde salladım "O hariç istediğin her şeyi yaparım" Kahkaha atıp adamlarına göz gezdirdi "Zaten amaç senin yapmak istemediğin şeyi yaptırtmak değil mi?" Avucumu sıkıp kendimi ağlamamak için tutuyordum. Yavaşça doğruldum "Lütfen yapma Chris, bu kadar kötü biri olamazsın" Belki içinde kalan son vicdan parçası ortaya çıkar diye şansımı denemiştim. Bir süre beni izlemişti
"Peki önce farklı bir kategoriden başlayalım" Tek kaşımı kaldırdım "Kategori?" Arkadaki dolabın üstünden kemer almıştı "Umarım küçükken daha önce bununla karşılaşmışsındır eğer karşılaşmadıysan acısını şimdi anlarsın" Her bir hareketini ve söylediklerini dehşet içerisinde izliyordum. Teke tek olsak şimdiden işini bitirmiştim ama adamları yüzünden mecbur durmak zorundaydım. Bunlar yetmiyormuş gibi vücudumun güçsüzleştiği bir zaman denk gelmişti. Bakışlarımı Chris'e çevirdiğimde üzerime gelmeye başlamıştı. Şuan yapabileceğim tek şey geri gitmekti.
San'ın bakış açısından:
Saat akşam 11'e geliyordu. 2 saat önce eve geldiğimde Wooyoung'un açık kapısını fark etmiştim. İçerisine hızlıca girdiğimde kimsenin olmaması panik yapmama sebep olmuştu. Kendisi olmasa bile telefonu hala yerdeydi, zaman kaybetmeden polise haber verdim. Hemen ardından Wooyoung'un arkadaşları ve benimkilere haber vermiştim. Polisler geldiği gibi ifademi almak için köşeye çekmişlerdi. Eve geldiğim süreçten şu zamana kadar olanları atlamadan anlatmıştım. Polis yanımdan ayrılıp içeriye girmek için profesyonel ekibi beklemeye başladı. Kaldırımda oturup ağlarken çağırdığım kişilerde varmıştı. Beni gördükleri gibi yanıma koşarak geliyorlardı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Company//Woosan
Narrativa generale•Wooyoung, yan eve taşınan komşusunun müzik seslerinden rahatsızlık duymaya başlamıştı. Sabah yeni işi için görüşmeye gidecekti fakat patronu olacak kişinin komşusu çıkacağını düşünememişti•
