XII

122 18 26
                                        

Jimin nefesi teklerken konuşmaya çalışıyordu. "Ne tür bir soru sormuş olabilirim ki?" Karşısındaki beden yüz hizasına eğilip "Nasıl hatırlamazsın?" diye sordu. Jimin hâlâ Jungkook'un bileğini tutarken Jungkook küçük bir hareketle Jimin'in tüm elini avucunun içine almıştı.

"Hâlâ öpmek istiyor musun beni?" Sarı saçlı çocuk gözlerini sıkıca kapatıp nasıl böyle bir şeyi sorabilirim diye geçiriyordu içinden, burnunun ucunda hissettiği yumuşak dudaklarla gözlerini hızla açtı.

Jungkook, Jimin'in burnunun ucuna küçük bir öpücük kondurduktan sonra avucundaki eli bırakıp aralarındaki mesafeyi arttırmak amacıyla geriye çekildi. "Saçların güzel kokuyor Jimin-ah"

Sarı saçlı çocuk yere çakılmışcasına hareketsiz dururken bir anda kendine gelip uzun olanın koluna bir yumruk geçirdi. Yanakları al al olmuştu ve kaşlarını çatabildiği kadar çatmıştı.

Jungkook onun bu hâline büyük bir kahkaha ile karşılık verdi. Elindeki ekmeği Jimin'in ağzına tıkarken "Bir daha bayılırsan seni hayatta taşımam" dedi. Jimin ağzına tepiştirilen ekmekten bir ısırık alıp konuşmaya devam etti "Sana sürekli kendimi taşıtmak zorunda bıraktığım için özür dilerim"

"Özrünü kabul etmemi istiyorsan elindeki ekmeği ye, yoksa-"

Jimin ağzındakini yutup uysal bir ses tonuyla "Yoksa ne?" dedi.

"Sorunun cevabını verirsem görürsün"

Jimin endişeyle elinde kalan tüm ekmeği ağzına teptikten sonra yanakları kocaman olmuş bir şekilde gülümsedi "Bitti"

Jungkook gülümseyip onu kafasıyla onaylarken çantasını alıp kapıya yöneldi "Okula geç kalıyoruz"

Sarı saçlı çocuk çantasını almak üzere odasına doğru hızla yürüdü. Evden çıkmadan Jungkook'un eli için de krem ve yara bandı aldıktan sonra kapıyı kapatmıştı. Merdivenleri birer ikişer inip apartmanın girişinde bekleyen uzun boylu çocuğu görünce gülümsedi.

Yanına vardığında elinden tutup kendine çekti "Elimi tutmak istediğini söyleseydin izin verirdim Jimin, ödümü kopardın"

Yüzüne alaycı bir tavır yerleştirerek karşılık vermeyi tercih etmişti. "Elini tutmak istediğimi kim söyledi? Krem sürmem lazım"

"Tamam ya tamam okula gidene kadar izin veririm tutmana, sorun değil anlayabiliyorum"

Jimin kremi sürerken konuşmaya başladı. "Ne saçmalıyorsun Jungkook?"

Jungkook Jimin'in küçük parmaklarının ellerinin üstünde gezinmesine odaklanmıştı hiçbir şey duyamıyordu bile. Yine o geceki gibi hissediyordu karşısındaki Jimin değildi, yüzünü göremediği kişiydi. Bulundukları yer de bir anda değişmiş, etrafta sadece ağaçlar vardı. Nerede olduğunu anlamaya çalışırken karşısındaki bedenin sesiyle irkildi.

"Şimdi daha iyi Jeongguk, yarın tekrar pansuman yaparız"

Gözlerini açıp kapattığında her şey eskisi gibi olmuştu. Apartmanın önündelerdi ve yüzüne boş bakışlarını gönderen Jimin vardı.

"Beni duymuyor musun? Daldın gittin"

Siyah saçlı çocuk keyfi kaçmış bir hâlde "Gidelim" dedi. Okula gidene kadar pek konuşmamışlardı. Uzun olan, ne olup bittiğini düşünerek geçirmişti tüm yolu. Bu durum kafasını fazlasıyla meşgul ediyordu.

Sınıfa girdiklerinde Taehyung onlardan önce gelmişti. Masaya kafasını koymuş, sanki yatağındaymışcasına uyuyordu. Zil çalınca sıçrayarak uyandı. "Gelmişsiniz"

Basorexia [Jikook]Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin