Parti Gecesi

34 6 1
                                        

Aren'den

Bir deniz kenarında yürüyordum. Neden buradayım? Başı boş bir şekilde etrafta dolanıyorum. Hava biraz esince üzerimdeki hırkaya sıkı bir şekilde sarıldım. Deniz boyu yürürken bir bağırma sesi duydum ve sesin geldiği yöne doğru koşmaya başladım. Ses açık denizlerdeki bir geminin güvertesinden geliyordu. Güverteye baktığımda iki adamın tartıştığını duydum. Adamlardan biri tanıdık gibi geliyordu ancak çıkaramadım. İki adam tartışırken birisi elini arkasına attı ve bir şey çıkardı. Silah! Ve silahı ateşledi. Vurulan adam olduğu yerde sendeledi ve denize düştü.

°°°

Nefes nefese uyandım. Bir süre ne olduğunu anlamadım. Bir kabus gördüğümü biliyorum ancak ne gördüğümü hatırlamıyorum. Birkaç dakika boş boş duvara baktım. Düşünceli bir şekilde duvara bakarken Ares uyandı. Bir süre benim ne yaptığımı sorgular gibi beni izledi. Muhtemelen şuan neden benim erken kalktığımı, bir olayın olup olmadığını sorguluyor. Bir süre daha bana şaşkın şaşkın baktı ve sonunda konuştu.

"Sorun ne ber şey mi oldu? Neden bu kadar düşüncelisin, Athena dedeye bir şey mi oldu?" Ardı arkası kesilmeyen sorular sorarken araya girdim, "Hayır, kabus gördüm önemli bir şey değil," dememle sorgulayıcı bir şekilde bana baktı ardından, "Anladım," dedi. Kapının çalmasıyla odağımızı oraya verdik.

"Hadi kahvaltıya! " gelen kişi Damon'dı.

"Tamam," Ares onu yanıtlarken, ağrıyan başımı ovuşturuyordum. Ares ve yataktan çıktı. Bense halen yatakta ve duvara bakar bir haldeydim.

"Yüzünü yıkamayacak mısın? Hadi kalksana!" dedi. Halen dalgın olduğumdan ne dediğini sonradan anlamıştım. Hemen, "Ha ,evet yıkayacağım. Dalmışım," dedim.

İkimizde hazırlandıktan sonra odadan çıkıp salona inmiştik. Alt kata indiğimizde oldukça şık ve görkemli bir masa bizi karşılamıştı. Sucuklar, salamlar, domates, salatalık, yumurta, börek, çörek gibi envayi çeşit yiyecekler ile donatılmıştı masa.

Şaşkın içerisinde görkemli masaya geçtik. Ben Ares'ın yanına geçerken Damon'da karşımızdaki yerini almıştı.

"Damon, parti hazırlıklarına başlamadan önce Athena dedeyi ziyarete gidelim mi? " bana döndü, "Ne dersin Aren?" Tabii o bunu söylerken ben tabağımdaki zeytin ile oynuyordum. Aniden çenemden kavrayıp başımı havaya kaldırdığında bakışlarımı ona çevirmiştim.

"Bir şey mi dediniz? " dalgın bir şekilde söylediğim söze karşı sorgulayıcı bakışları üzerimde gezinmeye başlamıştı. Ela gözleri maviye bürünmüştü. Harelerinden yayılan kahveler ile gözümün içine bakarken Damon'ın konuşması aramızdaki bakışmayı sona erdirmişti.

"Athena dedeyi mi ziyarete gitsek?" dediğinde Ares'ın bakışlarından kaçarak,  hemen "Olur!" diye onu yanıtladım. 20 dakika boyunca kahvaltımızı sesiz bir şekilde yaptık. Kahvaltı boyunca oldukça dalgındım. Bunun  farkına varan Damon, "Aren neyin var? " diye bir soru yönelmişti.

"İyiyim, bir şeyim yok," beni süzen Ares'a kaçamak bir bakış attım. "Akşam ki filmin etkisi ile bir kabus gördüm, ondandır," anladığını belirten bir homurtu çıkardıktan sonra tabağındaki zeytinlerden birini ağzına atmıştı.

Sessizlik içinde yaptığımız kahvaltının ardından evden çıktık. Evden ayrıldığımızda Sedat abiyi arabayı hazırlamış bizi bekler bir halde bulduk. Hep birlikte arabaya bindik ve 10 dakikalık yolun ardından bir şekercide durduk. Şekerciden bir miktar akide şekeri alıp yolumuza devam ettik. Bir süre sonra huzurevinin kapısının önündeydik. Arabadan indik, görevlilere Athena dedenin durumunu sorduktan sonra bahçeye doğru ilerledik. Durumu ciddi değilmiş ama bu aralar üzgünmüş. Bahçenin kapısından girdiğimizde gözümüz Athena dedeyi aramıştı. Üzgün ve bunalmış olduğundan odasında olduğunu varsaydım.

METAMORPHOSİS Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin