Çaresizlik

25 4 0
                                        


Hani bazen olur ya insan kendini çaresiz hisseder. Ne yapacağını bilemez. Geçmişi geri getirmek ister ancak bunu yapamaz. Şuan olanların olmaması için her şeyi yapardım. Düşünsenize kardeşiniz kayıp ve kaybolmadan önce hiç normal olmayan şeyler yaşadı. Ve bu yaşadıklarınızı polise anlatıyorsunuz. Ertesi gün sizi bir yere getiriyorlar, önünüzde bir ceset torbası.

"Neden buraya geldik?" düşündüğüm şeyin olmaması için her şeyi yapardım.

"Sizi buraya getirmemin sebebi bu," arkasında bulunan ceset torbasını gösterdi ve söze devam etti, " Bu sabah yoldan geçen bir taksici arkamdaki kişiyi bu halde bulmuş. Gördüğü gibi bize haber verdi," Ne demek istiyor?

"Arkamdaki kişinin yüzü neredeyse tanınmayacak halde. Bundan dolayı sizi çağırdık. "

"Bunun bizimle ne alakası var?" Anlamıyorum. Ya da anlamak istemiyorum.

"Sizi buraya çağırmamızın sebebi ölen kişinin kardeşinizin yaşlarında, fiziksel özelliklerinin benzer olması. Bu kişinin kardeşiniz olup olmadığını doğrulamanız gerekiyor."

Aniden içimi bir korku sardı. Hayır, o olamaz. Ben hissederdim değil mi? Ona bir şey olmuş olsaydı hissederdim. Ya oysa? Benim tek kardeşim, tek ailem. O benim her şeyim iken onu kaybedemem.

Polis eliyle gelmemizi işaret etti. Ancak ben halen bunun olamayacağını düşünüyordum. Aniden omzuma konulan el ile kendime geldim. Elin sahibine baktığımda beni Damon karşıladı. Onunda gözlerinde korku vardı, bunu görebiliyordum.

"Sakin ol lütfen,"Bana diyordu ancak kendisininde pek sakin olduğu söylenilemezdi. Gözleri kızarmış, yüzünde ağlamaklı bir ifade yer edinmişti. Bana hadi dercesine bakıyordu.

Birlikte ceset torbasına doğru yavaşça ilerlemeye başladık. Attığımız her adım içimi daha büyük bir endişe ile kaplıyordu. Her adımda kalbim daha hızlı çarpıyor, bağımsızlığını haykırıyordu. Aldığım her nefes ciğerlerimi yakıyor, canımı acıtıyor. Bir adım daha attık ve arkamdan omzuma bir el dokundu. Arkamı döndüğümde karşımda Karun amcayı görmeyi beklemiyordum. Neden buradaydı?

" enin burada ne işin var baba?" Damon benim aklımdaki soruyu dile getirmişti.

Arkasındaki arabasını gösterdi. " Toplantıya gidiyordum ve önümde sizi görünce yanınıza geleyim dedim," bir süre ikimize baktı ve tekrar konuşmaya başladı. "Ne yapıyorsunuz burada?" Eli ile olay mahalini gösterdi. "Bir sorun yok değil mi?" dedi.

Damon benim konuşamayacak durumda olduğumu bildiğinden söze girdi, " Biliyorsun ki Aren kayıp. Ve ..." bir süre sustu. Konuşamayacak gibiydi. Kendini zorladı ve tekrardan konuşmaya başladı, "Bizi buraya arkamızda bulunan kişinin o olup olmadığını doğrulamamız için çağırdılar, " söylediği her kelimede yüzü daha fazla soluyor, durgunlaşıyordu.

Karun amcanın yüzü duyduklarıyla düşmüştü. Neşeli yüzü solmuş yerine endişeli bir yüz ifadesi yer edinmişti. Ne diyeceğini bilemiyor gibi bir hali vardı. Onun bir şey demeyeceğini anladığımızda birlikte cesede doğru yürümeye başladık. İçimde yine bir korku hissi oluştu. Biraz daha devam edersem korkudan ölebilirim.

Sanki ağır çekimdeymişiz gibi on adımlık yere ulaşmamız birkaç dakikamızı almıştı. En sonunda yerde yatan kişinin yanına ulaşmıştık. Herkes benim ne yapacağımı merakla bekliyordu. Ben ise her an kalpten gidebilirdim. Dizlerimin üzerine çömeldim. Elimi torbanın üzerine kattım. Daha fazlasını yapamazdım. Ya orada yatan Aren ise ? Ben ne yaparım?

Torbanın üzerine bir el daha katıldı . Damon. Ona baktığımda onun da bana baktığını gördüm. Bana başını salladı. Ona karşılık verdim ve birlikte torbayı açtık. Karşımda yüzü tanınmayacak halde olan birisi vardı.

METAMORPHOSİS Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin