Karnaval Işıkları | Kota - Aoto

221 12 30
                                        

"Aptal, aptal, aptal... Ne olmasını bekliyordun ki?.. Gelip seninle beraber mi duracaktı?.."

Kota, onları izlemeye daha fazla dayanamadı ve hızla balkondan ayrılarak bahçeye inip çalıların dibine oturduğunda aklından geçen tek şey bunlardı. Havai fişeklerin gecenin karanlığını aydınlattığı yerde dökülen göz yaşları parlıyordu.

Reika'nın malikanesinde geçirdikleri ikinci gündü ve son gündü. Şans eseri Aoto'nun doğum günü olduğunu öğrenmişlerdi. Ouzou'nun çılgın ahtapot avlama fikirleri bir yana dursun Kota, Aoto'ya yüzme öğretmişti. Aslında gün Kota için gayet güzel geçmişti. Ta ki, gece, Aoto ve Erika'nın beraber kasabadaki karnavaldan gelen havai fişekleri izlediğini görene kadar..

Şimdi düşünüyor ve daha önce fazla önem vermediği anlar gözünün önüne geliyor. Aoto ve Erika oldukça yakındı. Öyle ki Aoto'yu takıma katılmayı ikna eden kişi Erika'dan başkası değildi. Daha bu sabah Erika'yı, Tagi ile konuşurken gördüğünü hatırlıyor. Kesin Aoto hakkındadır...

Kendi aptallığına yanıyor, belki de Aoto'ya ufak bir şansı olabileceğini düşündüğü için kendine kızıyor. Erika'nın yanında o kimdi ki? Koca bir hiç.. Erika güzeldi, atılgan ve öz güvenliydi. Üstelik Aoto'nun en yakın arkadaşıyla bile mükemmel anlaşıyordu.

Kota, onların yukarıda ne konuştuklarını düşünmeden edemiyor. Kim bilir, belki de birbirlerine olan aşklarını ilan ediyorlardır. Öyle mi gerçekten? Peki, bu neden Kota'ya acı veriyor? Arkadaşlarının birlikte mutlu olmasının onu kötü hissettirdiği gerçeği daha da kötü hissetmesine sebep oluyor. Bu bencillik miydi?

Karanlıkta çalıların yanında öyle sessizce oturmaya devam ediyor, düşünceleri bir zehir gibi zihnine etki ediyor. Zihni acıyla dolu ve sadece uzaklara kaçmak istiyor. Kendinden şüphe ediyor. Eğer gerçekten doğruysa... Aoto'nun aşık olduğu kişi Erika'ysa?.. Kota'nın hissettiği acı artmaya devam ediyor ve onu daha da fazla etkiliyor. Çöktüğü yerde öylece hareketsiz kalmasını sebep olan da bu yoğun acıdır. Acısı büyük, gözyaşları ise sessizdir.

Aşağıda bir yandan bunlar yaşanırken biz yukarı dönelim. Kafada kurma ve kendini küçük görmeyi bir kenara bırakıp gerçekleri görelim. Ne oluyor orada?

Yukarıda, balkonda, Aoto yalnız başına duruyordu. Geçen süre zarfında herkes teker teker odalarına çekilmişken Aoto manzaranın tadını çıkarmaya devam ediyordu.

Erika ondan daha iyi bir futbol oyuncusu olmak için tavsiye istemişti. O ise çalışması, çok çalışması, her firsatta çalışması gerektiğini söylemişti. Erika'nın çabasını gerçekten takdir ediyor ve bugün ona yaptığı şeyler için minnettar.

Kasabadaki karnaval sona ermiş olmalı ki ortalık sessizleşiyor. Gelen gürültü azaldığında Aoto başka bir sesi fark ediyor. Bu ses bahçedeki çalılardan gelen bir hışırtıydı. Aoto geriliyor. Karanlıktan oldum olası korkmuştur zaten. Neden balkonda tek kalmayı bekledi ki? Keşke Tagi yanında olsaydı.

Cesaretini toplayıp yavaşça balkondan aşağı bakıyor ve sesin geldiği yerde öylece oturan Kota'yı görüyor. Bu saate ne yapıyor orada? Ayrıca o da karanlıktan korkmuyor muydu? Ama bir dakika, bir dakika.. Yoksa o?.. Ağlıyor mu?...

Sadece Kota'nın, her ne kadar korkmasına rağmen, karanlıkta yalnız başına oturup ağlıyor olması düşüncesi Aoto'nun kalbini kırmaya yetiyor.

Dün geçirdikleri geceyi hatırlıyor. Takım arkadaşlarının onlara oynadığı küçük oyunu ve Kota'nın kendisine ne kadar yardımcı olduğunu.. Bunun için minnettar ve kendisi de yardım etmek için büyük bir istek duyuyor. Ancak ne yapması gerektiğini bilmiyor. Hiçbir zaman insanlarla, mecbur kalmadıkça, konuşan biri olmadı. Teselli vermek bir yana dursun karşı taraf vermediği sürece selam bile vermezdi. Köşeye sıkıştığını hissediyor. Tek istediği Kota'nın daha iyi hissetmesini sağlamak ama ne yapacağını bilmiyor..

Ginga E Kickoff!! | Victory Kickoff!!Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin