(Takım oynayacakları maç için otelde kalır ve Kota ile Aoto oda arkadaşı olur. Hikayede 17 yaşındalar, takımın ayrılmadığı alternatif bir evren.)
"Ouzou, kalk artık!" Kota hala fosur fosur yatmakta olan kardeşini dürttü. Kendisi dakik biri iken tıpatıp aynı göründüğü ikizinin bu kadar tembel olması sinirine dokunuyordu. Dürüst olmak gerekirse, çoğu şey Kota'nın sinirine dokunuyordu zaten.
"Hadi Ouzou, otele varınca uyursun." Ryuuji de kalkmış oda kapısının eşiğinde dikiliyordu. Kota kadar dakik olmasa da programa sadıktı. Sabahtan Misaki Parkı'nda buluşup otobüslerine binerek otele doğru yol alacaklardı.
"Otelde uyuyayım da etraftaki çıtırları mı kaçırayım?" Ouozu yarı kapalı gözlerinin ardından homurdanarak kalktı. Uyku sersemliği yeni yeni geçiyordu.
"Aklı fikri eğlencede yine..." Ryuuji iç çekti.
"Güzel kız bulmak için kısa bir yolculuktan iyi hangi fırsat var?"
"Yaz aşkı arıyorsun galiba," Ryuuji sırıttı "Unutma ki yaz aşklarının özelliği geçici olmalarıdır."
"Maça gidiyoruz, maça!" Kota kardeşlerinin konuşmasını sitemle böldü. Kafaları mı güzeldi? Önemli bir maça, Kota için bütün maçlar önemliydi, gidiyorlardı ve öncelikleri futbol olmalıydı.
"Romantizm katili," Ouzou söylendi. “Bu yüzden kimse seni sevmiyor.”
“Sevgiliye ihtiyacım yok benim!” Yalan. Kota bu yalanı diğerlerinden çok kendisine söylüyordu, sanki telkin etmeye devam ederse gerçek olacakmış gibi. Romantizm mi, sevgi mi? Bunlar kalbinin derinliklerine gömdüğü duygulardı. Varlıklarını ne kadar istese de inkar edemezdi, ancak kaçmaya çalışabilirdi.
“Başlamayın sabah sabah,” Ryuuji her zamanki gibi arabuluculuğu üstlendi. Sabahın köründe kardeşlerinin kavgasını çekmeye hiç de niyeti yoktu. Sonuçta gün uzundu, kavga etmek için bolca vakitleri olacaktı.
Akşamdan hazırladıkları çantalarını sırtlanıp takımın kalanıyla buluşmak üzere yola çıktılar. Tabii Rin ve Maki’den Allah’a ısmarladık almayı da ihmal etmediler. Parka vardıklarında takımın çoğu Masaru’nun kullanacağı otobüsün önünde hazır bekliyordu. Kyouko ve Başkan Kinzou, koçun yanındaydı. Erika ile Reika ve Tagi ile Aoto sohbet etmekteydi. Şimdi tek eksik Shou’ydu. Onun da, yüksek, sesi çok geçmeden duyuldu.
“Herkes gelmiş!” Birden yüzü düştü “Geç mi kaldım?”
“Hayır. endişelenme. Tam da vaktinde geldiniz.” Kyouko, üçüzler ve ardından en son gelen olan Shou’yu kastediyordu.
“Yine de son gelen sen oldun,” Ouzou dalga geçmeden duramadı.
“Sen kendine bak,” Erika araya girdi “Çok erken geldiniz sanki.”
“İlk gelmek marifet mi sanki?”
“İlk gelenler Tagi ve Aoto’ydu, merak ediyorsan.”
“Bizim Kota beni beklemek zorunda kalmasa onlardan da önce gelirdi,” Ouzou böbürlenmek için kardeşini kullandı ama böyle söyleyerek aynı zamanda kendini gömdüğünü kelimeler ağzından çıktıktan sonra fark etti. “Neyse işte.”
“Ömrüm sizi beklemekle geçti yeminle,” Kota sessizce söylenince herkesten bir gülüş yükseldi. Otobüse doluştular ve böylece yolculuk başlamış oldu. Oynayacakları maç için Osaka’ya yani Erika’nın memleketine gidiyorlardı. Kalacakları otel ise Saiionji Ailesi tarafından ayarlanmıştı. Tabii ki, biricik kızlarının takımının iyiliği için hiçbir masraftan kaçınmadan kesenin ağzını açmışlardı. Bu otel şehrin en ünlü yerlerinden biriydi ve her yaz dünyanın dört bir yanından yüzlerce ziyaretçiyi ağırlardı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ginga E Kickoff!! | Victory Kickoff!!
Fiksi PenggemarBir sürü farklı hikayeden oluşan bir koleksiyon
