Son bir Hayat Yolculuğu.

21 1 1
                                        

Değmesin ellerimiz.

(Bu hikayede böyle bu tarz slowed ve anlamlı şarkılar açmanızı isterim.)

Çok öneriyorum en azından türk sevmiyorsanız yabancıda olur 🙏

Yazar anlatımından.

Up uzun günlerin ardından, sıcak bir güneş gökyüzünde gülümsemeye başlamıştı. Sevgilisi bütün eşyaları arabaya sığdırmış heyecanlı şekilde anlatıyordu.

Kız, sevgilisinin dudaklarını izliyor, hafifçe kıkırdayarak çenesini öpüyordu.

"Ne zaman çıkıyoruz yola?"

"Az sonra çıkacağız sevgilim. Bekle. Biliyorsun son işim kaldı."

"Yaa. Tamam bekliyorum hâlde Katsuki."

Katsuki sırıtarak, kaderinin saçlarına dudaklarını bastırdı. Daha sonra evden çıkmak üzere kapıya yöneldi. Shouto ayağa kalkıp her tarafa güzelce usulca baktı. Nereden nereye gelmişti.

Bir yalnızdı.
Bir hiçti.
Bir öksüzdü.
Belki hiçbir zaman çocuğuna anlatacak bir hikayesi olmayacaktı.
Anneliğin ne olduğunu bilmesede bir çocuk görmüştü rüyasında, gerçekten çok güzeldi minik çocuk...
Shouto güldü. Gülerken gözleri kırıştı.
Hepsi, sevgilisi sayesindeydi.

Belkide güçlü bir kadındı? Bilemezdi.
Hayat çok gidip geçiciydi. Kırmızı atkısını boynuna sarmıştı. Eskisi gibi...
Annesini anıyordu.
Şimdi ise kimsesi yoktu. Ailesinden, güçlü olmak için ayağını sert basıyordu yere. Belki birine tutunuyordu.
Ama tutunabilirdi değil mi?
İnsanlar bu yüzden vardı.
Bir erkek kadın, kadın erkek için yaratılmıştı..
Sadece doğru insan olmalıydılar.
Kalplerin bir olması gerekiyordu.

Shouto yavaşça, ceketini giyerek üzerindeki kadife , lacivert elbiseyi birazcık kapatmıştı. Saçları salık, annesi gibi ipeksi saçları rüzgarla karışıyor çok güzel gözüküyordu.
Kendini sevmeyide öğrenmişti.
Bunu Katsuki sayesinde yapmıştı.
Sevilsin dedi.

Sevilsin saçlarının her teli.
Dudakların kızarsın öptüğünde.
Tenin rengiyle kar tanesi kadar yılda 1 kez gelsin. Göreyim.
Ay kadar ışığını.
Güneş saklar seni,
Ama sen vakti geldiğinde
Parlarsın...

Ki aniden, midesine bir bulantı geldiğinde dudaklarını ellerine bastırdı. Psikolojik rahatsızlığı mıydı?

"Ogh.."

Hızla lavaboya girip öğürmeye başladı. Sabah ne yediyse hepsini dökmüştü. Hıçkırdı. Burnunu çekti. Zorla klozete tutundu. Korku muydu bu hissettiği yoksa bildiği bir şey miydi? Yutkundu ve ayağa kalkarak soğuk suya musluğu açıp yüzüne tuttu. Derin nefesler aldı. Ne olmuşsa kendine geri gelmişti. Belli etmemek için önceden bir şey denemek için çekmeceleri kurcaladı...

•   •   •

Shouto evin kapısını kapatıp kapıyı kilitledi o esnada araba sesini duyunca hemen ilerleyip gülümsedi. Sevgilisi gözlüğünü aşağı indirip sırıttı.
Aşıktı. Çok aşıktı.
Deli gibi atıyordu kalbi.
Bir erkek için kendini verebilirdi.
Kadınlar, sevdiği insan için her şeyini verebilirdi.
Gülümsedi ve arabaya bindi.

"Gidiyoruz?"

"Gidiyoruz sevgilim."

"İlk önce , İtalyaya gidelim."

"Başka?"

"Sonra.. Fransanın başkenti Parise, orada bir kez daha sana aşık olmak istiyorum."

𝗙𝗼𝗿𝗴𝗼𝘁𝘁𝗲𝗻 𝗗𝗶𝗮𝗿𝘆 // 忘れられた日記Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin