Adam ile kız video bulma sevinci ile ama bir yandanda videonum içeriği yüzünden üzgün bir şekilde baktılar birbirlerine...
"Bulduk!" dedi adam sevinçle ayağa kalkarak.
Kadın ise hala konuşmuyordu ama içinden yaşıyordu bu sevinci.
Adam eli ile Cansu'lu çağırdı ve evden çıktı. Arabaya bindiler, hızlı bir şekilde hastaneye gitmek için arabayı sürmeye başladı adam.
*
Doktor odasına geçti. Hala orada duran Burak'a gülümsedi ve sandalyesine oturdu.
"Bir gelişme yok değil mi?" dedi Burak.
"Maalesef" dedi doktor üzgün bir şekilde.
Doktor bilgisayarında geziniyordu, kapının tıklayınca,
"Gir!" dedi. İçeri giren Cansu ve Emir'di.
Burak kaşlarını çattı ve sertçe ayağa kalktı.
"Videoyu bulduk" dedi Emir. Doktor kaşlarını kaldırdı. Fakat Burak hala kaşları çatık bir şekilde duruyordu.
"N-nasıl?" Emir telefonu cebinden çıkardı ve Doktora uzattı. Doktor videoyu başlattı ve izlemeye başladı. Burak'ta doktorun yanına gelerek videoyu izlemeye başladı. Herkes gibi onlar da ağızı açık bir şekilde izledi tüm videoyu.
İkisi aynı anda başını kaldırdı ve Cansu'ya baktı. Burak koşarak Cansu'nun yanına geldi ve ona sarıldı. Şimdi daha iyi anlıyordu Cansu'yu.
"Demek bu videoydu seni susturan..." dedi doktor.
"Babasını bulmalıyız" dedi Burak.
*
Hapishaneye geldiklerinde hepsi birden binaya bir göz attılar. Sonra yavaşça içeri girdiler.
Cansu, yol boyunca yine konuşmamıştı. Sadece babasını ve neden böyle bir şeyi ondan sakladığını merak ediyordu.
Burak, sevdiği kadın için her şeyi yapabilecek bir karaktere sahipti. Onu her şekilde destekleyecek, koruyacaktı.
Doktorun tek amacı Cansu'nun iyileşmesiydi. Onu tıpkı bir kızı gibi görüyordu.
Emir, Cansu'nun eski sevgilisiydi. Bu Burak'ın pek hoşuna gitmeyecekti ama Emir'de Cansu'yu desteklemek için buradaydı.
Cansu görüşecekti babasıyla. Doktor Burak'a yaklaştı ve,
"Babasını görünce konuşabilir" dedi. Bunu duyan Burak oldukça heyecanlanmıştı.
"Kızım!" dedi Ferit, Cansu'nun babası. Cansu babasını görür görmez gözlerinden yaşlar akmaya başlamıştı. Babası ayağa kalktı ve kızına sarıldı. Tüm onun yanında olamadığı yıllar adına sarıldı ona.
Sertçe yutkundu Cansu. Sandalyeye oturdu ve babasına baktı.
"Baba?" dedi Cansu. Evet uzun 1 yıl boyunca ikinci kelimesi baba olmuştu.
"Kızım, biliyorum şuan şok içindesin... Ben sana anlatamazdım. Annen vardı. Her gün rol yaptırdı bana. Senden yüzlerce, binlerce, milyonlarca özür dilerim." Cansu duyduklarına şaşırmış bir haldeydi.
Doğduğu günden beri annesi bir oyuncuydu adeta. Suçu olmayan babası, onun için çok büyük bir suçludan ibaretti... Bütün her şey annesinin rolüydü. Babası kendi iradesiyle şiddet uygulamıyordu annesine... Hepsi annesinin planlıydı.
"Annemin ölmeside mi onun planı?" dedi ağlamaklı bir sesle. Sadece kafasını sallayabildi babası.
"Maalesef, kızım..." dedi Ferit. Cansu yanağından süzülen göz yaşlarını eli ile sildi önce sonra tekrar sarıldı babasına.
