Yatakta öylece dizlerimi kendime çekmiş günün ağırmasını bekliyordum. Dün akşamdan beri gözlerimi öylece kapıya dikmiş, uyuyamamıştım.
Aniden tıklatılan kapıyla yerimden sıçramıştım resmen.
-Nil, benim.
Sesten anladığım kadarıyla benimle ilgilenen Yeşim hemşireydi bu.
Başımı cama çevirince günün çoktan ağırdığını görünce affalanmıştım. O kadar olmuş muydu?
Daha fazla vakit kaybetmeden hızla ayağa kalkıp dün akşamdan beri kilitli olan kapıyı açmıştım. Yeşim hemşire kapıyı açtığım gibi,
-Kapıyı kilitleyecek güzel bir bahanenin olduğunu söyle bana Nil?
Sitemle söylediklerine karşın anlamamış gibi bakınca elindeki tepsiyi yatağın yanına bırakıp,
-Hastanede sadece bir ve ikinci kattaki hastalar kapılarını kilitleyebilir. Ve bundan bizim haberimizin olması gerekiyor.
Ardından sağ gözünü kırpıp,
-Bilmem anlatabildim mi?
Ben kapıyı kitlediğimde diğer taraf mecbur kalmadığı sürece kapıyı açmaz. Açmak isteseler bile sürekli yanlarında bulundurdukları kartlar ile kapıları açabilirler. Bu da demek oluyor ki dün gelen kişi büyük ihtimalle görevlilerden biriydi.
İyide buradaki amaç neydi?
-Sana diyorum Nil?
Hemşirenin yüzüne iki saniye bakıp,
-Dün akşam odamda biri vardı.
Söylediklerimle Yeşim hemşire öylece kalakalmıştı. Kaşlarını çatıp,
-Ne demek odada biri vardı? Hastalardan biri miydi?
Yutkunup omuz silkerek,
-Sanmıyorum. Yüzünü göremedim. Yansıması vardı sadece.
Yeşim hemşire ağır ağır yanıma yaklaştığı sırada,
-Sana birşey yaptı mı?
Başımı sallayıp,
-Korkutmaktan başka hiç bir şey yapmadı.
Kafası karışmış gibiydi. Muhtemelen burada daha önce hiç böyle şeyler olmuyordu.
-Bıraktığım yemeği yedikten sonra ilk dozunu alman gerekiyor. İlaçların hafif ama süreç bize ne gösterir bilmiyorum. Etkisinin az olduğunu düşündüğümüzde dozu arttırmak zorunda kalabiliriz.
Başımı halsizce salladığım sırada,
-Merak etme güvenlik kameralarını tek tek inceleteceğim. İçine sinmezse beraber bakarız.
Söylediklerine cevap verme lüzumu duymamıştım açıkçası. Sadece gönül rahatlığıyla uyumak istiyordum. Ve evet yediğim yemeğin ardından aldığım ilaçların etkisiyle derin derin uyumuştum.
//
Nefes alışveriş sesini duyduğumu hissedince tedirgin olmuştum. Gözüm hâlâ kapalıyken elimi rastgele ve sertçe boşluğa savurduğum gibi galiba birinin yüzüne yanlışlıkla elimin tersini geçirmiştim.
-Dış görünüşün elinin bu kadar ağır olduğunu söylemiyordu ama.
Gözlerimi o ara hızla açmış karşımdaki yabancıya tedirginlikle bakıyordum. Bu kim şimdi?
-Kimsin sen? Burada ne işin var?
Karşımda yirmili yaşlarda, uzun boylu, esmer bir çocuk vardı. Hayır önemli olan bu değildi, önemli olan odama hangi hakla ve nasıl girdiğiydi!?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KARMA gxg (+18)
Novela JuvenilSizce bir insan bu dünyada en çok neye ihtiyaç duyar? Onu destekleyen bir aileye mi, hayallerini gerçekleştirebilmeye mi? ya da mutluluğa mı? Bence bir insan en çok yaşayan bir ruha ve atan bir kalbe ihtiyaç duyar. Kalbiniz atmasa bile başka bir evr...
