² 🐇

187 19 134
                                    

"Rin! Uyan artık ya kahvaltı saati geldi!"

Güçlü bir sarsılma sonucu uyanan Rin bir süre etrafında olup bitenleri kavrayamadı. Yatakta doğrulup biraz öylece durdu. Aniden önüne çıkan sarı gözler sonucu irkilip tamamen ayılan Rin geri çekildi ve yataktan kalktı.

"Tamam be uyandım işte! Hem sen niye benim dibime giriyorsun ki?!"

Yoichi tarafından nazikçe uyandırılmaya alışkın olduğu için Meguru'nun onu sarsarak uyandırması biraz korkutmuştu. Yoichi her sabah onu kaldırdığı için uyanma saatine dikkat etmez, istediği kadar uyurdu. Sahi, Yoichi neredeydi ki?

"Yoichi nerede? Neden beni o kaldırmadı?"

Sürekli enerjisi yerinde olan Meguru, Rin'in arkasına geçip onu iteklemeye başlamışken bir anlığına durdu. Biraz düşündü, sonra Rin'i itmeye devam etti.

"Bilmem ki! Bayan Müdire Hanım onu çağırmıştı sabah, daha gelmedi sanırım."

Meguru hitap şekillerini bilmezdi. Onu tek başına büyüten annesi dilsiz olduğu için nasıl konuşması gerektiğini öğrenememiş, konuşmaya çok geç başlamıştı. İnsanlarla arasına sınır koyamaz, herkesle samimi bir dille konuşurdu. Etrafındaki herkes buna alışmıştı, kimse sorun etmiyordu.

Rin, gözlerini yere sabitleyip yürümeye başladı. En azından kahvaltıda Yoichi'yi görebilirdi. Her zamanki yerine oturduğunda yanı boştu, Yoichi hala ortalıkta görünmüyordu. Ne yemek sırasında, ne de öğle vakti bitene kadar da etrafta yoktu. Geri döndüğünde Rin'i tavşanına sarılır halde bulan Yoichi hemen koşup Rin'e sarılmış, gün boyu etrafta olmadığı için özür dilemişti. Rin ne kadar trip atmaya çalışsa da sonuçta karşısındaki kişi Yoichi'siydi, ona dargın kalamıyordu.

Tüm gün boyunca Yoichi biraz dalgındı, sanki bir şeyler düşünüyor gibiydi. Rin onu kendi haline bıraktı, ne de olsa önemli bir şey olsa Yoichi ilk ona söylerdi.

Akşam yemeğinden sonra Yoichi, Rin'e bir sürprizi olduğunu söyleyip onu takip etmesini söyledi. Yatakhaneye girdiklerinde Rin ilk başta anlam verememişti. Yoichi yatağının altından bir kutu çıkarınca Rin merakla kutuya bakmış ancak hiçbir şey anlayamamıştı. Kutuda çok güzel bir deniz manzarası vardı, yazıları okumaya çalışsa da becerememişti. O sadece kendi ismini ve Yoichi'nin adını yazıp okuyabiliyordu.

Bakışları Yoichi'ye döndüğünde beklenti dolu bakışlarla karşılaştı. Anlamadığını söyleyince ise Yoichi bir an duraksasada Rin'in okumayı bilmediğini hatırlamış, yere oturup kutuyu açmaya başlamıştı.

"Bu bir yapboz! Yeni aldım, ilk defa seninle beraber yapmak istiyorum!"

Rin anladığını belirten bir ifade yapıp yapboza doğru eğildi. Madem Yoichi onunla yapboz yapmak istiyordu, o zaman ona yardım etmeliydi!

Bu yapboz diğerlerine göre daha zordu. Önceden çözdükleri yapbozlar 100 parçayken bu yapboz tam tamına 500 parçaydı! Geçen birkaç saatin ardından Rin uyuya kalmış, Yoichi ise Rin'i yatağına taşımıştı.

Yoichi tekrar kendi yatağının altına eğilip bu sefer bir valiz çıkardı. Yetimhanede fazla giymediği birkaç parça kıyafetini ve Rin'in dolabından aldığı mavi bir bebek battaniyesini koyduktan sonra valizi tekrar yatağın altına koydu. Bu valizi yetimhanenin müdiresi ona vermişti. Yoichi'nin fazla zamanı yoktu. Rin'e nasıl söyleyeceğini çokça düşünmüş ama en son söylemekten vazgeçmişti. Aniden Rin'in hayatından çıkarsa bir süre sonra Rin onu unuturdu. Ne de olsa o daha küçüktü. Eğer ona söyleyecek olursa Rin onu bırakmak istemeyecek, hatta belki de sorun çıkaracaktı.

Pijamalarını giyip yatağa yattı. Uyumadan önce kendisine bir söz verdi, ne olursa olsun Rin'e geri dönücekti.

Return Home | rinsagiHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin