İtoshilerin evindeki koltuklara yayılmış, zaman öldürüyorlardı. Meguru bir şeyler anlatırken Rin ve Hiori onu dinliyor, Sae telefona bakarken Ryusei de telefonuna bakma bahanesiyle onun dibine giriyordu.
Rin karşısındaki ikiliye çoğu kez söylenip dursa da aslında o kadar da rahatsız olmadığını içten içe biliyordu. Ryusei'nin Sae'ye yapışması onlar için sıradanlaşmış bir olaydı.
İlk tanıştıklarında Ryusei'nin takındığı tavırlar yüzünden asla anlaşamayacaklarını düşünmüştü ama hiçbir şey bekledikleri gibi olmadı. Ryusei, "Madem ikimiz de Rin'in abisiyiz, o zaman birbirimize yakın olmalıyız." gibi saçma bir bahaneyle her geçen gün Sae'ye daha fazla sokulmaya devam etmişti.
Rin ona çoğu kez "Sen benim gerçek abim bile değilsin, saçma sapan tavırlara girip durma, o pis ellerini de abimin üzerinden çek." tarzında bol küfürlü laflar savursa da sözlerinde ciddi değildi, diğerleri de bunun farkında olduğu için herhangi bir kırgınlık durumu oluşmuyordu.
Yaz tatilinde olabildiğince rahatlamaya çalışıyor, bütün günlerini birlikte geçiriyorlardı. Sae'nin babası işleri yüzünden çoğu zaman eve gelmiyordu ve annesi de tek kalmaktansa arkadaşlarının yanına gidiyordu. Bunlar sayesinde ev tamamen Sae'ye kalıyor, istedikleri gibi takılabiliyorlardı.
Yurtta belirli kurallar vardı ve bunlara uydukları sürece istediklerini yapmakta özgürdüler. Liseye başlayacak oldukları için izin dahilinde dışarı çıkabiliyorlardı. Sae, Rin'in öz ailesinden birisi olduğu için izin almak da oldukça kolaydı.
Sınav sonuçları oldukça iyiydi, Hiori'yle aynı liseyi kazanmayı başarmışlardı. Rin'in önünde yeni bir hayat vardı, sıfırdan bir başlangıç yapmaya hazırlanıyordu. Bütün geçmişini geride bırakacak, iyi bir geleceğe odaklanacaktı. Yani, en azından denemeyi planlıyordu.
Arkadaşlarının ve abisinin bu konudaki destekleri bir şeyleri düzeltebileceğini düşünmesini sağlamıştı. Rin, Sae'ye her şeyi bir çeşit atak sırasında anlatmış, kendisine geldiğinde ise bunlarla yüzleşmek zorunda kalmıştı.
Sae anlatması için onu zorlamamış, aksine konu hakkında hiçbir şey söylememiş, Rin hazır hissedip kendisi anlatana kadar da beklemişti.
Kendisini yeniden terk edilmeye hazırlamıştı Rin. Büyük ihtimalle Sae ondan uzaklaşmak isteyecek, Rin'de onu bir güzel dövüp küfürler yağdırdıktan sonra istediğini verecekti. Sae'nin onu destekleyeceği ihtimalini hiç hesaba katmamıştı doğrusu.
Odağı arkadaşlarının söylediklerinden tamamen kayıp son bir kaç ayda olanlara yoğunlaşmıştı. Not defterinde birçok kopuk sayfa izi vardı. Geçmişi atlatmak istiyorsa anılarını da yok etmeli, böylece kaybettiklerini geride bırakmalıydı. En önemlisi de Yoichi'yi özlemeyi bir an önce bırakmalıydı.
Yoichi'ye ayırdığı defter sayfalarını çöpe attıktan kısa bir süre sonra pişmanlık hissi yakasına yapışmış, lanetler savurarak çöpe bakmıştı ama anlaşılan ev işleriyle hiçbir alakası olmayan Meguru'nun ilk defa çöpleri çıkarası gelmişti. Arkadaşlarının ona yardımcı olması, asla dile getirmese de, hoşuna gidiyordu.
Hayatının yavaşça düzelmeye başlayıp iyi olayların çoğalması içinde bir yerlerde umut tohumlarının filizlenmesini sağlıyordu. Her şey iyi olacaktı.
﹏﹏﹏﹏﹏﹏
Sınıf sırasında beklerken müdürün bir an önce konuşmayı kesmesini istiyordu. Güneşin altında beklemek çok can sıkıcıydı.
Boş boş beklemekten sıkılıp etrafı gözleriyle tarayınca yan sınıfın sırasında tanıdık bir sima gördü. Eski okulundan birisini görmeyi kesinlikle beklemiyordu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Return Home | rinsagi
FanfictionAyrıldığın evi geri döndüğünde bulamazsan terk edilmiş hissedersin. Oysa evi ev yapan dört duvar değil, içindeki insanlardır. *tetikleyici unsurlar içerir