11.Bölüm

339 21 50
                                        

Merhaba.
Size yeniden kendimi tanıtayım; ben Defne.
Kelimelerle sessizliği kendine yoldaş bilen Defne.

Uzun, upuzun bir aradan sonra hâlâ bu satırları okuyan biri varsa…
Bil ki, sana minnettarım.
Çünkü bu sürede ben bile kendimden vazgeçtim, kelimelerimden koptum.
Ama işte, yeniden buradayım.
Sözcüklerimin ucundan tutarak döndüm.

Bazen uzaklaştım, bazen kayboldum.
Ama içimdeki hikâye hep oradaydı. susarak bekleyen bir çocuk gibi.
Şimdi o çocuğun gözlerine bakıyorum. Ve yeniden yazmaya başlıyorum.

Hazırsanız, devam edelim.
Birlikte.

♥︎

11.Bölüm

1 ay sonra..

Sedef

Balkonun korkuluklarına yaslanmış kararmakta olan havayı izliyordum. Güneş neredeyse batmıştı. Hafif esen rüzgar saçlarımı uçuştururken hemen arkamdan gelen çikolata kokusunu da burnuma getirmişti.

Omuzlarımda hissettiğim şeyle bakışlarımı yanımda duran kişiye çevirdim. Alaz içerden getirdiği bir pikeyi omzuma örtmüştü.

"Daha tam olarak iyileşmedin, üşütme."
Dediğinde gülerek ona baktım ve “İyileştiğimi çok iyi biliyorsun.” dedim.

Gözleri, söylediklerimden daha fazlasını okuyormuş gibi üzerimde gezindi. Sanki bir yanım hâlâ kırılgandı ve o bunu benden bile iyi biliyordu.
Bedenin belki, ama ruhun hâlâ sızlıyor gibi.” dedi alçak bir sesle.

Bir şey demedim. İçimdeki o bulanık boşluğu tarif etmek kolay değildi. Geçen ay yaşananların izleri hâlâ çok tazeydi. Uzakta, sokak lambaları birer birer yanarken, kasabanın üzerine gece usulca seriliyordu.

Alaz, yanımdaki sandalyeye oturdu. Elindeki iki kupadan birini bana uzattı. Kakao. Yine üzerine fazladan çikolata rendesi koymuştu, nasıl sevdiğimi biliyordu.
Bugün biraz sessizsin.” dedi.

içeceğimden bir yudum aldım, gözlerimi karşıdaki boşluğa dikip, “Bugün onun doğum günü.” dedim sonunda.

Alaz’ın parmakları kupanın çevresinde gerildi. Bir anlığına hiçbir şey söylemedi. Sonra usulca, “Unutmadım.” dedi.

Boğazımda bir düğüm oluştu. Unutmasını istemezdim zaten. Sadece... her şeyin eskisi gibi olmasını isterdim. Ama bazı şeyler bir kere bozuldu mu, hiçbir zaman tam olarak yerine oturmuyordu.

Hâlâ rüyalarıma giriyor.” dedim fısıltıyla. “Sadece gözleri. Karanlıkta bile o gözleri görebiliyorum. Sanki bana bir şey anlatmaya çalışıyor.

Alaz, başını bana çevirdi. “Korkuyor musun?

Bir an durdum. Sonra yavaşça başımı iki yana salladım. “Korkmak değil bu. Bu daha çok... eksilmek gibi. Bir parçanı kaybedip onunla birlikte senin de bir yanının gitmesi gibi.

O, hiçbir şey söylemeden elini uzatıp parmaklarımı tuttu. Sıcaklığı, rüzgarın soğukluğunu unutturuyordu.
Eksilen yeri dolduramayız belki. Ama birlikte yeniden inşa edebiliriz.” dedi.

Kafamı çevirip ona baktım. Gözlerimiz kesiştiğinde, o an, geçmişin ağırlığıyla geleceğin belirsizliği arasında asılı kaldığımızı hissettim. Ama en azından aynı balkonda, aynı havada, aynı kupalarda çikolatayı paylaşıyorduk. Bu da bir başlangıçtı.

Bölüm sonu.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Jun 02, 2025 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

YARALASAR 5Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin