*47*

3.2K 306 63
                                        

"Efendim Dylan?" Dylan heyecanlı sesiyle bana bağırdı "Çabuk televizyonu aç," ağzıma cipsi atarken mırıldandım "Film izliyorum ne oldu?" sesini yükseltip telefona doğru bağırdı "Sana on üçüncü kanalı aç dedim, çabuk!"

Umarım Calum'un bir yerlerde öldüğünün haberi vardır umuduyla on üçüncü kanalı açtım, fakat karşımda kanlı canlı duruyordu.

"Sana şu soruyu soracağım Calum," dedi Jimmy, Calum ise kafasını salladı. Dudaklarının üzerinde yaralar vardı, gözleri şişmiş gibiydi. Ama hala gülebiliyordu.

Telefona dönüp konuşmaya çalıştım "Dylan," dediğimde ses gelmedi, Dylan suratıma kapatmıştı.

Derin nefes alıp onları dinlemeye başladım "Andreaydı değil mi?" Calum dudaklarını ıslatıp kafasını salladı "Evet," Jimmy kafasını salladı "Onunla arkadaş mısınız?"

Calum yutkunup direk ekrana bakmaya başladı "Aslında, her şey yanlış anlaşılmadan ibaretti." dedi burukça gülerek "Ona haksızlık ettiğimi biliyorum." stüdyoda ses çıkmazken Jimmy boğazını temizledi "Ne gibi haksızlık?" Calum alt dudağını ısırdıktan sonra konuşmaya devam etti "Beni aldatıcağını düşündüm ve ona inanmadım," dedi gülerken "Andrea, gerçekten özel bir kız." ardından yutkundu "Ciddi anlamda özel ve güzel birisi."

"Peki onunla nasıl tanıştınız?" Calum omuz silkti "Bir blogta tanıştık. Fakat size ismini söylemeyeceğim," dedi, kıkırdamayıda eklemeyi unutmadı "Şuanlık Andrea'ya ulaşabileceğim tek yer orası. Fakat oraya bakmıyor," dedi, Luke elini omzuna koydu tam kameraya bakmaya devam ederken konuştu "Seni özledim Andrea," dedi, "Özür dilerim," ardından kafasını eğdiğinde kameralar Jimmy'ye döndü, o ise "Reklamlardan sonra geri döneceğiz." dedikten sonra ekrana dondurma reklamı çıktı.

Hala büyülenmiş gibi televizyona bakıyordum, Calum bana inanmayı seçmişti. Uzun sürmüş olması canımı sıkıyordu.

Ona yalvarmıştım, bana inanmamıştı.

Ona yalvarmıştım, bana siktiri çekmişti.

Ona yalvarmıştım, benim onun sürtüğü olduğum gibi bir şeyler zırvalamıştı.

Gözlerimi televizyondan çekip ayağa kalktım, düşünmeden bir şey yapmalıydım. Çok fazla düşünmüş ve özlemiştim.

Calum'u deli gibi özlemiştim.

Bilgisayarımı koltuğun altından çıkardım -ne zaman oraya girdiği hakkında bir bilgim yoktu- Marvel bloguna girip üyelik adımı ve şifremi yazdım.

Mesaj kutumun yanında 50 sayısı vardı. Fakat umursamadan Calum'un ismini arayıp profiline baktım.

Bir ay kadar önce Fantastik Dörtlü'nün berbat olacağı hakkında bir gönderi paylaşmıştı.

Gözlerimden yaşların düşmesine rağmen gülerek gönderinin altındaki yorum yerine tıkladım.

"Sen ne anlarsın, poser."

comics ✾ c.h.Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin