Artık hiç yorum yapmıyorsunuz. Oy da vermiyorsunuz kırılıyorum yani haberiniz olsun.
Az yorum atın da ne hissettiğinizi bileyim anam. Sadece benim duyduğum bir müzikte kendi kendime dans ediyor gibi hissediyorum. Help pls.
Konuşmak istemiyorum daha fazla. Sadece keyfini çıkarın. İyi okumalar.🤍🤍🤍
....
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
...
Yoongi yavaş adımlarla kendisini bekleyen Jimin'in yanına yürüdü. "Beklettim mi?" diye sordu gülümseyerek. Jimin'in her zaman ki sert bakışları Yoongi'nin yüzünde gezindi. "Hayır ben de yeni geldim." Jimin bakışlarını yeniden mağazanın vitrinine çevirdi, Yoongi de gülümseyerek Jimin'in baktığı vitrine bakmaya başladı. Eski bir müzik dükkanıydı burası. Camın arkasındaki vitrinde bir sürü plak dizilmişti. Renk renk plaklar, birçoğunun kapağı görünmeyecek şekilde eskitilmiş kasaların içerisinde duruyordu. Aynı zamanda içeriden güzel bir müziğin sesi yayılıyordu tüm sokağa. Hava ne kadar soğuk olursa olsun insanın içini ısıtan türden bir melodiydi bu... ağaçlardan dökülen altın renkli son bahar yaprakları rüzgarın etkisiyle etrafta uçuşurken, kulaklarındaki müziğin eşliğinde karşısındaki manzaranın güzelliğini izliyordu.
Jimin kendi bedeni için oldukça salaş beyaz bir gömlek giymiş, gömleğini, bir kısmı dışarıda kalacak şekilde koyu kahverengi bol paça pantolonun içerisine koymuştu. Üzerine ise aynı gömleği gibi salaş siyah örgü ceket giymişti. Başındaki siyah şapka yüzünü neredeyse kapatıyordu ama hala güzelliği oldukça belliydi.
Baktıkça bakası geliyor, gözlerini ondan bir saniye bile ayıramıyordu. Çantasındaki küçük kamerayı çıkarıp bir fotoğraf çekti. Sesi duyan Jimin bakışlarını Yoongi'ye çevirip merakla ona bakmaya başladı. Yoongi çıkan fotoğrafı makineden alıp elinde sallamaya başladı. Yeni doğmuş güneşin tüm gücüyle aydınlattığı meleksi yüz Yoongi'nin kalbinin hızla atmasına sebep olurken bir çocuk gibi heyecanlanıp eli ayağı birbirine dolaşmasına sebep oluyordu.
Yoongi elindeki fotoğrafı yavaşça Jimin'e uzatıp onu izlemeye başladı.
"Sormadan çektim, kusura bakma."
"Çok güzel çıkmış." Dedi Jimin sadece. Ardından ilk defa gülümseyerek baktı Yoongi'ye. "Odanızda bir gramofon vardı sanırım, değil mi?" Yoongi nerede olduklarını unutup anın içine daldığından Jimin'in sorduğu soruya anlam verememiş sadece başıyla onaylamıştı.
Jimin, yoongi'nin kolundan tuttu ve birlikte müzik mağazasına girdiler. İçerisi, dışarıda göründüğünden çok daha büyüktü. Plakların yanı sıra kasetler, yeni sanatçıların albümleri de vardı. Ayrıca göründüğü kadarıyla arka tarafta da müzik aletleri satılıyordu.
Jimin hızla adımlarla plakların yanına yürüdü ve dikkatle incelemeye başladı. Gözüne hoş gelenleri önce eline alıyor sonra eline alamayacağı kadar çoğalınca diğer plakların üstüne koyup incelemeye devam ediyordu. Sanatçıların isinlerine bakmadan sadece sarı ve turuncu kapaklı olanları seçip çıkarıyordu. Bir kaç dakikanın sonunda gözlerini yavaşça etrafında gezdirip Yoongi'yi aramaya başladı.