⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀
⋆
⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀⠀
"Ne düşünüyorsun?" Soğuk ve boş odada yankılanan ses duvarlara çarpıp durdu, Gölge'nin kulaklarına ulaştı. Soner, rahat tavırlarıyla bileğine takmaya çalıştığı saatle meşgulken aklı Gölge Şefi'ndeydi.
Gölge derin bir nefes alarak sert göğsünü şişirdi. Parmağıyla şakaklarını kaşıyarak kaşlarını çattı. Kavisli çene hattı dişlerini sıkmasından ötürü kasıldı. Aklını kurcalayan şeyler vardı ve aklına takılan en ufak olay onu rahatsız ediyordu.
"Garip değil mi?" diye konuştu sert sesiyle. Düşünceli gözleri odanın ahşap rengindeki tozlu parkelerinde dolaştı. Soner saatini bileğine takmış, kısmış olduğu gözleriyle Gölge Şefi'nden gelecek cümleleri bekliyordu.
Ağzından çıkan her kelimeyi merak ediyor, düşünüyor, ilgileniyordu.
"Sürekli o kız için bize geliyorlar. O kızı almamız, getirmemiz, öldürmemiz için."
Garipti. Normalde gram ilgilenmeyeceği şey teslimatın ne olduğu ve ne için olduğuydu. Şimdiyse o kız için birbirinden büyük adamlar kapısını çalmıştı ve anlamsız bir merak beynini ele geçirmişti.
Küçük, basit bir kız. Kiminle ne gibi bir derdi vardı? O kız hakkında gelen tüm dosyaları çöpe atmış, ilgilenmemişti. Bardağı taşıran son damla koskaca Pala Akın'ın kendi ayağıyla, Gölge'ye o kız için gelmiş olmasıydı.
Şimdi ilgisini çekiyordu işte. Şimdi aklına daha çok takılıyor, daha çok merak ediyordu. Bu da onu sinirlendiriyor, geriyordu. Kadın ve çocuk teslimatı her ne olursa olsun prensiplerine aykırıydı ve her ne olursa olsun bu kız prensiplerinin dışına çıkamayacaktı. Bundan emindi fakat yine de kendi kuralları, bazı şeyleri öğrenmesine engel olamayacaktı.
Aklını kurcalayan Pala Akın'ın o kızı herhangi bir teslimat için değil de, korumak için görevlendirmiş olmasıydı. İşte buna fena hâlde takılıyordu Gölge. Swstorm ekibi ticaret üzerineydi. İnsan, mal, silah, uyuşturucu gibi basit işler üzerine iş yapar, çalışılırdı. Hiçbir zaman hiçkimse Gölge'ye birisini korumak amacıyla gelmemişti. Ona gelenler insan avları olurdu. Şimdiyse büyük adam Pala, Gölge'ye gelmiş, bu kızı korumasını söylemişti. İnanamıyordu.
Başı ağrımıştı. Olayın arkasındaki nedenleri merak ediyordu ve bunun için bu işi kabul etmeliydi. Para iyiydi, iş kolaydı. Tek sorun ekibine ve ona göre değildi. O tanımadığı kimseyi korumaya yönelik bir iş yapmamıştı. Yapacak adam değildi.
"Aslında bunun üzerinde bende düşündüm. Yine de Şefim," Kaşları çatık sorgulayıcı bir ifadeyle bakışlarını karşısında, tekli kadife koltuğa oturmuş adama dikti. "o kızı teslimat için kullanacak mıyız? Hemde Pala için?"
Koyu gözleriyle bakışlarını Soner'e çevirdi. Ne Soner ne de geri kalanlar Pala Akın'ın ona neden geldiğini veya ne konuştuklarını bilmiyordu. Bildikleri kendi çıkarımlarıydı.
Derin bir nefes aldı. Üzerindeki lacivert takım elbisesi katlanmış, içindeki beyaz gömleğin düğmeleri çözülmüştü. Siyah saçlarını iri eliyle geriye doğru taradı ve kaşlarını çattı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
LEYÂL
RandomNe adam bir daha cebinde ezilmiş papatyalar buldu, ne de kız ezdiği papatyaları hatırladı. ❋
