Dışardan fısıldaşma sesleri duyuyordum. Elimin üstünde bir ağırlık hissediyordum. Kendime geldiğim halde bir süre gözlerim kapalı bekledim. Sıla yı karşımda gördüğüm zaman aklıma gelen o kaza anı artık daha canlı daha netti. Onu karşımda gördüğüm andan sonra ki duygularım tamamen alt üst olmuştu. Ona hem insaflı davranmak istiyordum hem de canımı yaktığı kadar yanmasını istiyordum. Aşiret ben bayıldıktan sonra dağılmış mıydı yoksa Ayaz ın isteği kabul mu edilmişti? Bir süre daha bekledikten sonra fısıldaşmaların azalmasıyla odanın boşaldığını anlayıp gözlerimi yavaşça açtım. Elimin üstündeki ağırlık Ayaz ın eliymiş. Gözlerimi açtığımı farkedince konuşmamı bekler gibi yüzüme baktı. Söyleyebildiğim tek kelime "ben iyiyim" oldu. Ayağa kalkıp önce odanın içinde dolaştı daha sonra benim doğrulduğumu görünce "neyin var Leyla? Noluyor sana?"
"Kazadan sonra birşeyler hatırlamaya başladığımda başıma ağrı giriyor sanki beynim tepki veriyor gibi ama bayılma ilk defa oldu"
"Bilmiyordum bilseydim Sıla için aşiretin başka gün toplanmasını söylerdim. Üzgünüm. Sadece artık yoruldum hepsi bir anda bitsin istemiştim."
"Aşiret ne karar verdi?"
"Bizim evliliğimizi uygun gördüler. Sıla içinde çocuğu Maraz a verecekler. Sıla da Mardin e bir aşiretin yanına ırgat olarak gönderilecek. "
"Nasıl yani bebek annesiz mi kalacak?"
"Leyla çektirdiği acı karşısında az bile. Eğer gitmeseydi bebekle birlikte Maraz da ölüme mahkum edilecekti. Böylesi hepimiz için iyi. Artık düşünme bunları istersen uyu."
"Bana neden sormadın?"
"Neyi sormadım?"
"Evlenmek isteyip istemediğimi"
"Ben dün gece öyle olunca bu karar hoşuna gider diye düşünmüştüm. Sende bir daha birbirimizi kaybetmememiz gerektiğini düşünüyorsun sanmıştım."
"Tabi ki düşünüyorum ama aceleye getirmesek daha tam iyileşemedim. "
"Bundan sonrası ne kadar uzarsa uzasın sen benim yanımdasın ya gerisi önemli değil" dedikten sonra yanıma oturup elimi sıkı sıkı tuttu. O an sanki o hep güvendiğim yanında huzurlu hissettiğim zamanlarda ki gibiydi. Bu sefer hiç bir şey bozulsun istemiyordum. Artık dünya birazda bizim etrafımızda dönmeliydi. Ayaz da ben de bunu hakketmiştik.
*******
(Ayaz ın ağzından devam)
Akşam Leyla yı evine götürdükten sonra eve döndüm. Saat erken olmasına rağmen uykuyu bahane edip odaya geçtim. Evde nasıl bir durum olacak tahmin edemiyordum. Leyla tekrar karım olacaktı. Ama ben kime anne diyecektim? Maraz ı sahiplenebilecek miydim? Bunları düşünürken bugün Leyla ya olanlar da beynimin bir köşesini kemirip bitiriyordu. Leyla nın söylediğinden daha ciddi bir durum olabilir miydi? Bir kere daha yüreğim kaybı kaldıramazdı. Hayatıma iç kadın girdi. İkis töre kurbanı oldu. Leyla yı kurban edemezdim. Ben ilk defa onunla aynı gökyüzünü paylaşmaktan zevk aldım. O benim için bebeğiyle birlikte gözünü kırpmadan kendini ölüme itti. Aylarca tek başına direndi. Hafızasını kaybetti mesleğini unuttu. Ben ise sadece elim kolum bağlı onun döneceği günü bekledim. Elimden gelen tek şey beklemekti. Bundan yaklaşık iki sene öncesi onun zorla girdiği günü hatırlıyorum bu konağa. O zaman artık her şey bitti kafam rahat edecek diye mutluydum. Ama bu törenin içinde bu kadar acı çekilebileceğini başından bilmeliydim.
Tüm bunları düşünürken karnımın acıktığını hissettim. Mutfağa girdiğimde istemsizce "Ayşe Teyze yemek var mı?" dedim. Sonra karşımda Berivan ı görünce onların mutfaktan çıkıp konakta kalmalarını istediğim aklıma geldi. Berivan a odama bir şeyler yollamasını söyleyip merdivenleri yavaşça çıktım. Ortalıkta kimseler yoktu. Bu durumdan memnundum. Kimseyle konuşacak halim yoktu. Tam o sırada Ali Amca nın sesini duydum. Avluya çağırdı beni. Birlikte geçip oturduk. İlk Ali Amca konuştu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
UNUTULMUŞ BİR MASAL
RomanceHerkesi herşeyi yıkmayı başaran bir töre yanlış insanları esir almış adetler. İnsanların gizli kalmış yüzleri içerisinde alevlenmeye çalışan sade bir aşk. Gerçek dünyaya açılan bir töre kitabı. Keyifli okumalar.