Her yer kapkaranlıktı. Hiçbir şey göremiyordum. Ağzım o kadar çok kurumuştu ki kaç saattir bu halde olduğumu bilmiyordum. Kıpırdanmaya çalıştığım da ellerimin ve ayaklarımın bağlı olduğunu farkkettim. Ama ağzımda herhangibir şey takılı değildi. Yatak veya koltuk gibi yumuşak bi zemin üzerindeydim. Kendimi toparlayıp önce yatağın üzerinde doğruldum. Tam bağırmaya hazırlanırken kapının açıldığını farkettim. Keskin bi parfüm kokusu geldi burnuma. "Kimsin sen? Ne istiyorsun benden?" diye bağırdım. Ayak sesleri gitgide yaklaştı. Geriye doğru gittiğimde arkamda duvar beni durdurdu. Ayak sesleri kesildiğinde gözümde ki bezi çıkarttı. Karşımda ki kişiyi görmemle şok olmam bir olmuştu. Karşımda ki sandalyeye oturup "Duydum ki her şeyi mahvetmeye gidiyormuşsun" dedi.
"Aksine benden çaldığınız hayatımı geri almaya gidiyordum"
"Sen bela mısın? 6 aydır benimle Sıla yı araştırıyosun. Ortada günahsız bir bebek var. Zaten sen o kazayı yaptığında hayatından vazgeçmiştin. Şimdi derdin ne?"
"Belli ki sadece araştırma yapan ben değilmişim. Hem günahsız bebek öyle mi? Benim karnımdaki bebeğin günahı neydi? Hem o meşru bir çocuktu. Hem onu bu kadar düsünüyorsan niye Sıla yı da bebeği de alıp gitmiyorsun?"
"Eğer bunu yaparsam sana da Ayaz a da hediye olur. Ayaz ın hayatını mahvedemem değil mi?"
"İkinizden de iğreniyorum. Assolist Sıla ne zaman sahneye çıkacak acaba" dememle Sıla nın "Bir an beni unuttun sandım Leyla" diyerek odaya girmesi bir oldu. Sinirlerim o kadar bozulmuştu ki. Sıla "Neyse bugünlük sana bu yeter. Seninle oturup uzun uzun sohbet etmek isterdim ama kocam bekliyor. Maraz,kapıyı kitle yemek felan da verme buna" diye emredip önce o sonrada Maraz odadan çıktı. Maraz kim diye merak ediyorsanız ; Maraz Ayaz ın kardeşi. Ama bunu Ayşe Teyze den başka kimse bilmiyor. Yıllardır İstanbulda yaşarken iki sene önce Diyarbakır a geldi. Burda lokanta açıp sinsi sinsi Ayaz ın hayatını mahvetmeye başladı. Bunu da evliliği bozarak yaptı. Aslında doğumgünü gecesi Ayaz ve Maraz birlikteydiler. Maraz Ayaz a ilaç verip sanki Sıla ile birlikte olmuş gibi gösterdi. Aslında Sıla ile birlikte olan Marazdı. Kazadan sonra hafızam yerine gelirken Abim ve Cansu nun yardımıyla tüm bunları araştırıp öğrenmiştim. Şimdi de Sıla ve Maraz ölümden korktukları için beni buraya kaçırmışlardı.
Bütün gece gözümü kırpmadan birinin gelmesini bekledim. Açlıktan her an ölebilirdim. O sırada Maraz kapıyı açıp elindeki sigarayla içeri girdi. Sigarayla girmesinin sebebi astımım olduğunu bildiği içindi. Sıla da arkasından girip "Seni direk öldürsek çok dikkat çeker. Ama kendi kendine astım krizi geçirip gitsen süphe uyandırmazsin değil mi?" dedi. Sesimi çıkarmıyordum. Maraz elinde ki sigarayı içine çekip burnuma burnuma üflemeye başladı. Kendimi içime çekmemek için zorluyordum. Ama daha fazla dayanamazdım. Bir iki kez içime çekince direk nefes almam zorlaştı. Hızlı hızlı kesik kesik soluk alıp veriyordum. Kalbim o kadar hızlı atıyordu ki yerimde çırpınmaktan başka çarem yoktu. Yavaş yavaş gözlerim kararmaya başlamıştı. Ben kendimden geçtikçe Maraz daha fazla üflüyordu. Son çırpınışımda Ayaz ın sesini duyar gibi oldum. Ama gözlerime daha fazla hakim olamayacaktım.
****
Gözlerimi açtığımda kolumda serum takılı ve geniş bir hastane odasındaydım. Ne kadar süredir bu halde olduğum hakkında bir fikrim yoktu. Etrafta kimseler görünmüyordu. Sessizce etrafı incelemeye koyuldum. Yerde küçük bi çanta vardı. Demekki bayadır hastanedeydim. Etrafta iki vazonun içindede çiçek vardı. Yaklasık 10 dk mı bu şekilde etrafı inceleyerek harcadıktan sonra kapı açıldı. İçeri annem ve babam girdi. Annemin sevinçten gözleri açıldı. Yanımdaki koltuğa oturup ikisi de sorular sormaya başladı. İkisini de susturup "beni kim buldu?" diye sordum. Önce ikisi birbirinin yüzüne bakıp biraz beklediler sonrada "Ayaz Aga bulmus" dedi babam. Annem de "Kapıda uyanmanı bekliyordu"dedi. Önce gitmesini söyleyecektim. Ama sonra düsünüp artık gerçeği bildiğimi ve bildiklerimi de ona anlatmalıydım. "Ayaz ı çağırıp biraz dışarda bekler misiniz?" dedim annem ve babama dönüp. Annem hafifçe başını sallayıp babamla birlikte dışarı çıktı. Annemler çıktıktan sonra Ayaz girdi içeri. Yorgun olduğu her halinden belliydi. Az önce annemin oturduğu koltuğa Ayaz oturdu. Konuşmaya niyeti olmadığı için bu görevi yine ben üstlendim."Ne zamandır burdasın?"
"Seni getirdiğim günden beri"
"Yani?"
"3 gündür burdayım."
"Niye gitmedin?"
"Gerçekleri senin ağzından duymak için"
"Beni nasıl buldun?"
"Sıla yı takip ederek. Artık soru sorma sırası bende. Maraz kim?" dedi. Kafasını konuşmanın başından beri ilk defa kaldırmıştı. Gözlerime gözlerini öyle bi dikmişti ki.... Kendimi toparlayıp önce yerimde doğruldum. Herhangi bir yaram olmadığı için rahat rahat hareket edebiliyordum.
"Maraz, Ayşe Teyze nin oğlu. Efe nin babası." dedim. Ayaz ın gözleri daha da açıldı. Yerinden kalkıp camın önüne gitti. Sonra dönüp elliyle saçlarını karıştırırken "Seninle bunların ne alakası var?" dedi. Söyledikleriminden sonra artık öfkesini kontrol etmek imkansız olacaktı. Ama devam etmek zorundaydım. "Ben son 6 aydır bunları araştırıyordum. Sıla da boş durmayıp benim izimi bulmuş bildiklerimi öğrenince de kaçırdılar işte beni" dedim. Ayaz ın korktuğum öfkesi bi anda parlayıp "Benden uzaklasmak icin kaçtin gittin. Arayıp sormadın ama bunları araştırdın öyle mi? Ben deli gibi ortalıkta dolaşırken sen bunları araştırdın. Madem beni istemiyordun ne diye benim hayatıma burnunu soktun. Hayatımda neden herkes tarafından aldatılıyorum ? Ha? Niye? Biri başkasından çocuk peydahlayıp hayatımı mahveder. Öbürü sadece kendini düsünüp bencilce hayatını yaşayıp karşıma geçip beni suçlar. Bundan sonra hepinizin hayatı sizin olsun. Bitti. Benden bu kadar." diye bagırıp gitti. Kapıyı çarpıpı çıktığında ne yapmam gerektiği hakkında hiçbir fikrim yoktu. annem ve babam durumu anlamış olacaklarki içeri girmediler. gözlerimi dışarı dikip olanları düşünmeye başladım. Hatun Ana hakkındaki planlarıma ara vermek zorundaydım. Ayaz bi ihaneti daha kaldıramazdı. bir an önce şu hastaneden çıkıp aşiret toplandığında olacakları öğrenmem gerekiyordu.O sırada annem içeri girdi. Yüzüme bakıp"Taburcu olabilirmişsin kızım. Baban araba ayarlayıp gelecek." dedi. kafamı salladım. Çantanın içinden kıyafetlerimi çıkarıp hazırlanmama yardım etti annem
Eve geldiğimizde sadece abla evdeydi. Onunla kısa bir konuşma yapı odama çıktım. Telefonum masamın üzerindeydi. 3 cevapsız arama 1 mesaj vardı. Cevapsız aramalar önemsiz yerlerdendi. Mesajı açtığımda şok olmuştum. Mesaj Maraz dan gelmişti.
YARIN HERŞEY ORTAYA ÇIKACAK. BAKALIM AYAZ AGA BU SEFER SANA NASIL BİR TEPKİ VERECEK.
Mesajı kapatıp hemen Ayaz ı aradım. O amaına ulaşmadan benim tüm her şeyi Ayaz a anlatmam lazımdı. İki kere çaldıktan sonra Ayazz yavan bir sesle telefonu açtı. "Ne var Leyla" dedi. Öküz. "Bu akşam görüşmemiz mümkün mü?" diye sordum. Derin bir iç çekti. "Ben seni almaya gelirim saat 8 gibi" diyip cevap vermemi beklemeden telefonu suratıma kapattı. Şu an bu duruma sinir olma hakkım yoktu. O yüzden bunu ikinci plana atıp Ayaz a nasıl anlatacağıma karar vermeye çalışıyordum. Yine çok kızacaktı. Ve kafasında bizimle ilgili en ufak bişey varsa bile bitecekti.
Saat sekize kadar yukarı avlu da bekledim. Annemler akşam yemeği ile uğraşıyorlardı. Ayağa kalkıp kıyafetimi düzelttim. Düz kot pantolon gri bir kazak ve siyah deri ceket giymiştim. Çok fazla abartmamak için. Tam merdivenlere yönelirken mesaj geldiBEN GELDİM.
Tabiki de Ayaz. Yavaş yavaş kapıya doğru giderken mutfağa doğru "Anne ben çıkıyorum" diye bağırdım. Annemin cevap vermesine izin vermeden kapıdan çıktım. Ayaz arabanın içinde bekliyordu. Kapıyı açıp içeri girdiğimde yüzüme bile bakmadan arabayı çalıştırdı. Sessiz sakin bi yere geldiğimizde arabayı durdurup "Hadi in" dedi. Dediğini yapıp indim. Daha sonra onun yaslandığı tarafın yan tarafına da ben yaslanıp kısa bir süre bekledikten sonra konuşmaya başladım. "Lütfen şu andan itibaren lafımı bölme. Bu söyleyeceklerim hep bende yüktü. Bu yükten kurtulmak istemedim. Çünkü benim sırtımdaki bu yük sana zarar verecekti. Şimdi niye bu yükü sırtımdan atıyorum dersen zamanla anlayacaksın.Hafızamı kaybettiğimde herşey benim için daha zordu. Ama aklımda kalan bi sendin bi de bu yük. Abimin beni kaçırmasının sebebi de bu yük. Yoksa Hatun Ana beni öldürecekti." dediğimde Ayaz ın gözleri açıldı. Yüzüme sert sert bakmaya başladı.
LEYLA GERÇEĞİ ANLATINCA AYAZ IN TEPKİSİ NE OLACAK?
LEYLA MI YOKSA MARAZ MI KAZANACAK?
AŞİRET SILA MARAZ VE BEBEK HAKKINDA NE KARAR VERECEK?

ŞİMDİ OKUDUĞUN
UNUTULMUŞ BİR MASAL
RomanceHerkesi herşeyi yıkmayı başaran bir töre yanlış insanları esir almış adetler. İnsanların gizli kalmış yüzleri içerisinde alevlenmeye çalışan sade bir aşk. Gerçek dünyaya açılan bir töre kitabı. Keyifli okumalar.