Hikayenin burdan sonrasını Leyla nın ağzından yazmaya devam edecegim. Keyifli okumalar.
Sabah uyandığımda gelinligim hala uzerimdeydi. Tam gözlerimi ovustururken Ayaz banyodan çıkıp "Eger dün gece neler olduğunu sormalarini istemiyorsan üzerini değiştir de kahvaltıya in" dedi . Bende ona hak verip kiyafetlerimi alıp kosa kosa dusa girdim. Çıktığımda ayaz çarşafı önüme atip "Birazdan annem gelir bunu ona ver. Ben hallettim" dedi. "Nasıl hallettin?"
"Hallettim işte bosver sen takma"
dedi. o çıktıktan sonra sevgili kaynanam kapıda bekliyormuş gibi odaya daldı. "Çarşaf nerde?" dedi keşke önce bi günaydın deseydi."Sizede Günaydın Hatun Ana" diyip laf carparak çarşafı bırakıp odadan çıktım. Iyiki hanimaga olmuş kendini begenmislikten baska bi vasfı yok. Sinirle gidip kahvaltı sofrasinda Ayazin yanındaki yerimi aldım. Ayaz in amcasi yengesi ve iki kızı da bizimle kalıyordu. Ahmet aga nin oğlu olunca ağalık ina geçmişti. Bunlarin hepsini Ayaz in beni seçtiği gün ablam anlatmıştı.
Ahmet ağa ve Hatun Ana gelince kahvaltıya başlamıştık. Ayaz kahvaltısını bitirince izin isteyip işe gitmek icin ayaklanmisti. Bende arkasindan kosar adimlarla annemden öğrendiğim gibi kocami işe yollayacaktim. Ayaz birden arkasını dönüp imalı imalı bana baktı. "Ne bakiyosun işe yollamak için geldim""Tamam bişey demedim"
"Yoksa bunu yapmak için de mi beklememiz gerekiyo?"
"Tamam Leyla uzatma hadi görüşürüz. Kendine dikkat et."
dedikten sonra kapıdan çıktı. Bende valizimi bosaltmak için odama gitmeye hazırlanırken Hatun Ana "Leyla yukari avluya gel seninle konusacaklarim var" dedi. Bende ikiletmeden yukarı avluya geçtim. 5 dk sonra Hatun Ana geldi. Ayşe teyze -Ayazin dadisi hemde konağın emektar hizmetçisi- elinde iki kahve ile geldi.Biraktiktan sonra Hatun Ana lafa girdi. "Bugünkü çarşaf gerçek değildi. Ben bunu farkettim ama şansın var ki Ahmet Ağa farketmedi. Bunun için çok da vaktiniz olmadığını unutma" dedi. Ne diyeceğimi bilmiyordum.Çok da sasirmamistim. Anlayacaklari belliydi hepsi Ayaz yüzünden olmuştu. Tam izin isteyip kalkerken Hatun Ana yine sinir sesiyle konuşmaya başladı. "Ayaz in ilk eşi değilsin bunu biliyorsun. İlk eşine ne olduğunu hic merak etmedin mi?""Evet ilk eşi değilim. İstediği zaman Ayaz anlatir zaten"
diyip atarlanip odama gittim. Evet merak ediyodum ama bunu Hatun Ana dan öğrenip ağzına laf veremezdim.Ağır ağır valizimi bosaltirken Ayaz in ilk eşini düşündüm. Nasil ayrilmislardi? Şimdi nerdeydi? Ayaz neden onu bu kadar cok seviyodu? Nasıl unutamamisti?
Kapı acilinca yerimden sicradim. Tam bagiracakken artık kendi evimde olmadığımı farkettim. Ayaz gelmişti. Kalkıp ayağa "Hoşgeldin" dedim. Gözümün icine bakıp "Annem anlamış. Ama bizi ele vermemiş şanslıyız" dedi."Ebet kahvaltıdan sonra banada söyledi. Benim isim bitti hadi yemeğe inelim acikmissindir."
"Ben arkadaslarimla yedim.Sen ye gel. Sana anlatmam gereken bi kac sey var." dedi. Ne demek arkadaslarla yedim ya ilk günden hemde. Hızlı hızlı sofraya indim. Asagidakilere gelmeyeceğini söylemiş olacakki ben gelince herkes yemeye başladı. O kadar hızlı yemek yemistim ki Ayaz ın anlatacaklarini dinlemek için hepsi mideme oturmuştu. Yemeğe çok düşkün oluşum her yerde karşıma çıkıyordu. Halbuki o kadar da kilolu değildim. Boyum kısaydı. Ama minyon tipliyddim.
Sofradan izin isteyip kalktım. Odaya girdiğimde Ayaz bilgisayarda film izliyordu. Ben girince durdurdu. Yanıni isaret ederek oturmami söyledi. Konuşmak için biraz bekledikten sonra konuşmaya başladı."Annem eski esimle ilgili ne söyledi sana?"
"Ona ne olduğunu merak edip etmediğimi sordu. Bende sen ne zaman istersen o zaman anlatacağını söyledim."
"Peki şimdi anlatmami istiyor musun?"
"Kendin bilirsin. Seni uzecekse sonra da anlatabilirsin. Beklerim" aslında bekleyemezdim o kadar merak ediyodum ki utanmasam cekirdek kola alip dinleyecektim.
"Eski esimin adı Kubra idi. Onu kaybettik. Bir sene oldu. Onun acısını hala üzerimden atamadığım için sana karşı kendimi kötü hissetmemek ve saygısızlık etmemek için de sana dokunmuyorum. Ama bu beni sana karşı kocalik görevimi yapmaktan alikoymaz onu bil." arada odunlugunu yapmayi unutmamisti canim kocam.
"Peki neden öldü? "
"Çocuğu olmuyordu. Kuma getirmek istedi annem o da buna dayanamayıp intihar..." lafını tamamlayamamisti. Sesli bi sekilde yutkundu. O an gözleri dolmuştu. Çok seviyodu belliydi. Sesimi cikartmadan odadan dışarı çıktım. Onu yalnız bırakmak en dogrusuydu. Kapının önündeki koltuklardan birine oturup düşünmeye başladım. Ne kadar da töre zoruyla bi evlilik olsada içim acimisti. Her gece yanımda yatacak olan adam başka bi kadını düşünecekti. Ya beni sevecegi kabullenecegi zaman hic gelmezse ya ben hep yabancı bi adamla uyursam?
Bunu düşünürken koltugun uzerinde uyuyakalmisim...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
UNUTULMUŞ BİR MASAL
عاطفيةHerkesi herşeyi yıkmayı başaran bir töre yanlış insanları esir almış adetler. İnsanların gizli kalmış yüzleri içerisinde alevlenmeye çalışan sade bir aşk. Gerçek dünyaya açılan bir töre kitabı. Keyifli okumalar.