34. Bölüm - Tehdit

324 39 24
                                        

(Şimdi Ne Olacak; bölümünde Aliyi tutuklamaya gelmeden öncesi)

2 gün önce

Nazlı Vartolunun konuşmasından sonra Nazlı odanın içerisinde korkuyla ileri geri yürürken tırnaklarını ısırmaya başlamıştı bile. Artık emindi bu adamlar yapmıştı. Evlerini yakan da arabalarını yakan da oydu. Az önce aldığı tehditler ise cabasıydı. Ali'ye söylese Ali delirecek yine de polise gitmeyecekti böyle de duramazdı. Hızla önlüğünü çıkarıp çantasını aldığı gibi çıktı odadan. Hızlı adımlarla arabasına binip bastı gaza.

*

Ali burnundan solurken Ferman'ın gözünün önünde vaka inceliyordu. Fermanın bir gözü onda bir gözü tablette derken Tanju asistan odasına girdi. Ali onu görmemişti Tanju da hiç ses etmezken Fermanla bakışıp oturdu.

Tanju: Bulabildiniz mi bir şeyler?

Ferman: Elle tutulur bir şey yok zor bir vaka

Tanju: Ali? -dedi ama onu duyan bir Ali yoktu şu an. Sözde vakayı incelemesi gerekiyordu ama tek düşündüğü Alpti.

Ferman: O şu an burada değil Tanju hocam elleşmeyelim bence -derken Tanju kafasını sallayıp kalkıp çıkarken o sırada Beliz girdi içeriye

Beliz: Selam. Napıyorsunuz?

Ferman: Çocuk bakıcılığı yapıyorum hayatım gördüğün gibi

Beliz:(güldü) Yaa ee çocuğun sanki seni dinlemiyor gibi hım?

Ferman: Yok o şu an burada değil vaka çalışırız aklı dağılır dedim ama nerdeee Ali bey farklı bir dünyada

Beliz: Aman Ferman ayırma gözünün önünden Alp zor ikna oldu şikayet etmedi ama bir daha olay çıkarsa edecek hem de hastane yönetimi Ali'yi sert şekilde uyarmak zorunda kalacak tabi bende...

Ferman:(ayaklandı elinden tuttu) Tamam tamam o iş bende. Sen merak etme. İşin ucu sana da dokunacak belli ki ben Ali'yi hallederim

Beliz: Hıhı Kıvılcım dört gözle bir açık bekliyor bunu ona vermemeliyiz -derken Ferman başıyla onayladı

*

Ekip ise deskteydi. Selvi merakla yanlarına gelirken

Selvi: Alp nasıl ikna oldu şikayet etmedi Ali'yi biliyor musunuz?

Açelya: Demir ve Doruk da şimdi onu anlatacaktı abla

Gülin: Eee hadi dökülün kimse yokken

Doruk: Konuştum güzellikle kabul etti o kadar

Güneş: O kadar? Sen güzellikle mi konuştun

Doruk: Evet. Konuşamaz mıyım? Hocayız doğal olarak bir ağırlığımız var

Demir: Ya bırak yalanı. Bu (Doruk'u işaret etti) tehdit etti o da kabul etmek zorunda kaldı o kadar -derken diğerleri kaşlarını çattı

Açelya: Bravo gerçekten bir de konuştum diyor güzellikle -derken Doruk sinirle Demire bakıyordu

Doruk: Demircim gece nöbetin hayırlı olsun -derken Demir'in gözler büyüdü bu sefer

Demir: N-ne?

Açelya: Ne nöbeti ya?

Demir: Abi saçmalama ya çıkışta şey var kalamam ben

Doruk: Ne var Demircim? Sen asistan doktor değil misin? Nöbettesin diyorsam nöbettesin sakın zorlama tüm hafta gece nöbetini kilitlerim. Hem hastane sınırları içerisindeyiz Doruk hocam diyeceksin -diyerek ellerini önlüğünün cebine koyup giderken ağzı açık Demir ile şaşkın bir ekibi geride bırakmıştı

KARMAŞIKBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin