"Ben size odanızı göstereyim. Siz de rahat rahat dinlenin." Kerim'le birlikte Kezban'ı takip ettik.

"Sağol Kezban. Sabahtan beri bizim için bir sürü şey yaptın." dedim gülümseyerek.

"Ben çok severim misafirleri. Hem sizi de ayrı sevdim. Maşallah ikinize de. Çok yakışıyorsunuz."

"Çok mu yakışıyoruz?" Kerim araya girdi.

"Evet, herkes böyle söylüyor. Ama biz artık gidip dinlenelim. Daha yola çıkacağız."

"Doğru, ben sizi yalnız bırakayım." Kezban gidince birlikte odaya girip kapıyı kapattık.

"Ne oluyor ya? Ne diyorsun sen?"

"Onlara ufak bir yalan söylemiş olabilirim."

"Ne yalanı?"

"Evliyiz dedim."

"Ne!" dedim şaşırarak. "İyi de neden böyle bir yalan söyledin?"

"Ne dememi bekliyordun? Yok biz sevgili de evli de değiliz. Ben aslında onu hırsızlık yaparken yakaladım falan mı diyecektim?"

"Kardeşim falan deseydin!"

"Sence biz hiç benziyor muyuz?" Kenarda duran yatağa oturdum. Kucağımdaki kediyi de yanıma koydum. Uyanmıştı ve çoktan karnını doyurmuştuk. Artık çok daha iyi gözüküyordu. Ama hâlâ bacağı ağrıdığı için yürüyemiyordu.

"Sence bu kedinin adı ne olsun?"

"Giderken bırakmayacak mısın? Neden isim düşünüyorsun ki?"

"Ama hâlâ iyileşmedi. Nasıl bırakıp gideyim?" Başından öptüm. "Benimle gelmek ister misin kedicik? Biraz zor bir ev arkadaşıyım, baştan söyleyeyim." dedim gülerek. Kerim de gelip yanıma oturdu. Kedi ikimizin ortasındaydı.

"Sanırım kediyi götürmekte kararlısın."

"Evet." Kedinin başını okşamaya devam ettim.

"Salonda ve... lavaboda söylediğin şeyler... doğru muydu?" Kediyi okşamaya devam ettim. Kerim'in gözlerine bile bakmadan cevapladım.

"Ben çok fazla şey söylüyorum. Hangisini diyorsun? Hatırlamıyorum." Yatağa uzandım. "Ama uykumun olduğunu gayet iyi biliyorum."

"Bu sorulardan kaçamazsın Kiraz. Elbet bir gün öğrenirim ben. Sen söylesen de, söylemesen de." Yataktan kalktım. Kediyi de alıp duvarın önündeki koltuğun üzerine koydum. Montumu da çıkartıp üzerine örttüm. Dayanamayıp esnedim. Gerçekten çok yorgundum. Yatağa yatıp üzerimi de örttüm.

"İyi uykular Kara." Gözlerimi kapattım. Yatak hareket edince gözlerimi hemen geri açtım. "Senin ne işin var burda!"

"Bağırma Ela. Şimdi herkesi buraya toplayacaksın."

"Sen neden başka yerde yatmıyorsun ya? Birlikte mi yatacağız?" dedim hızlıca.

"Evli olan insanlar aynı odada kalır sonuçta! Ne deseydim kadına. Biz evliyiz ama ayrı kalıyoruz falan mı?"

"Of Kara offf! Seninle yattığımda hep kendimi sana sarılırken buluyorum ama!" Sustum. Aptal Ela yine aptallığını yapmıştı! "Ben uyuyayım. Çok yoruldum. İyi uykular." Hemen arkamı döndüm ve gözlerimi de kapattım.

"İyi uykular Kiraz."

🪽

"Ela!" Kapı tıklanıyordu. Ama gözlerimi açacak halim yoktu. "Ela?" Gözlerimi zor da olsa açtım. Kezban'ın sesiydi bu. Kapının öbür tarafından geliyordu sesi. Kerim'den kollarımı ayırıp yataktan çıktım. Kerim bu sese nasıl uyanmamıştı ya?

Hırsız AjanWhere stories live. Discover now