Yaklaşık iki saattir duvara bakıp hayatımı sorguluyordum, bir yandan da kulaklığımı takmış en sevdiğim şarkılardan dinliyordum ağlayarak. Hemen yanımda duran boş şarap şişelerine çevirdim bakışlarımı bunlar babamın özel koleksiyonuydu sadece iki tanesini bitirebilmiştim daha fazlasını midem kaldırmıyor ve kusasım geliyordu. Bunların sebebi anonimin söylediklerinin gerçek olmasıydı gerçek olduğuna eminim çünkü annemin öldüğünü öğrendim ve babam bunu benden saklamıştı. Sadece bunu değil aynı zamanda annemin onun yüzünden öldüğünü de söylememişti işte bunlar bana ağır gelmişti çünkü ben çocukken eğer çok yaramazlık yaparsam annemin gelip beni azarlayacağını düşünüyordum. Bu yaşıma kadar yaptığım tüm kötülükler bunun yüzündendi bir gün annem gelip saçımı okşasın beni biraz sevsin diye ancak o zaman iyi birisi olabilirdim ama meğer annem gelemezmiş o benim yüzümden ne acılar çekmiş ama ben hayatım boyunca kendimi ondan nefret etmeye zorladım.
Şarap şişesini anlık bir sinirle duvara fırlattım yüksek sesle kırıldı ve paramparça oldu. Elime cam parçalarından bir tanesini aldım ve bileklerime götürdüm artık yaşamak istemiyordum. Beni bu hayata bağlayan hiçbir şey bulamamıştım insanlara acı vermekten başka bir şey yapmıyordum. Sarhoş olduğumdan dolayı o kadar acı çekeceğimi düşünmüyordum ama hala biraz korku vardı içimde, son kez odam da en sevdiğim yer olan balkona çıkıp derin bir nefes aldım. Başka bir ülkede başka biri olarak doğmak isterdim eğer bir daha doğma şansım olsaydı hiçbir şeyi umursamaz ve sadece eğlenmeye çalışırdım. Çünkü hayat bazı şeyler için çok kısa..
Tekrar elime aldım cam parçasını ve beyaz pufuma oturdum, hiçbir şey düşünmemeye çalışarak büyük bir ruhsuzlukla bileklerime kesik atmaya başladım. "Özür dilerim anne.. Ben artık yaşamaya katlanamıyorum." diye fısıldadım. Sarhoş olmanın verdiği rahatlamayla o kadar acı hissetmedim ve gözlerimi kapattım bilincimi kaybetmek üzerdeyken kapının kırıldığını duydum. Biri tarafından kaldırıldığımı hissedince göz kapaklarımı araladım ve bana bu hayatı sevdiren adamın gözlerini gördüm. Yani Atlas'ı.
"Nolur beni bırakma!" dedi gözlerim tekrar kapanmadan önce.
Gözlerimi açtığımda beyaz ışıklar gözümü kamaştırdı bir anlığına gerçekten öldüğümü zannettim. Yanımda birinin olduğunu hissedip etrafı inceledim Atlas hemen yanımda kafasını karnıma yatırmış ve eli bandajla sarılı olan elimi tutuyordu onu görünce çok mutlu olmuştum. Benim kımıldandığımı fark edince hemen kafasını kaldırdı. "Alara uyanmışsın!" O kadar mutlu görünüyordu ki gerçekten bunun sebebi benim yaşıyor olmam mıydı? "Ne kadar korktum biliyor musun? Seni kaybedeceğimi zannettim." Gözlerine dikkatli bakınca kıpkırmızı ve soluk olduğunu fark ettim ağlamış gibi. "Beni kurtardın." dedim kısık bir sesle. İçten içe yaşadığıma ve Atlas'ı tekrar gördüğüm için mutluydum. "Niye böyle bir şey yaptın Alara? Ya gerçekten ölseydin." Amacım oydu zaten. Atlas'a anlatmak istedim ama hala kendime bile anlatamadığımı fark ettim o yüzden başımı çevirip sessiz kaldım. "Bir daha sakın bunu yapma sakın! Eğer yaparsan seni hayatım boyunca affetmem." Buruk bir gülümsemeyle ona baktım. "Benden nefret ettiğini sanıyordum." Ne söyleyeceğini kestiremiyordum Atlas elimi tekrar tuttuğunda diğer eliyle saçımı okşadı. "Ben senden nefret edemem çünkü haklıydın ben hala sana kör kütük aşığım." Yüzümde kocaman bir gülümseme oluştu Atlas beni sevmekten hiç vazgeçmemişti. "Babana da haber verdim o da çok endişelendi birazdan burada olur." Kaşlarımı sinirle çattım o adamın yüzünü görmek istemiyordum. "Alara!" Kafamı çevirdiğimde Oflaz'ın endişeyle bana yaklaştığını gördüm. "İyisin değil mi? Buraya nasıl geldiğimizi bilmiyorum. Baban doktorla konuşuyor şimdi gelir."
"İyiyim merak etme." Oflaz çok endişeli görünüyordu sanki gerçekten sevgilisiymişim gibi. "Atlas'tı değil mi? Sana da çok teşekkür ederim ama ben geldiğime göre artık gidebilirsin." Atlas kaşlarını çattı hatta Oflaz'a o kadar sert baktı ki bir an bir şey yapacak zannettim ama o ayağa kalkıp ceketini giymeye başladı sonra bana dönüp samimi bir şekilde baktı. "Şimdi gidiyorum ama yine geleceğim, kendini yorma tamam mı? Beni istediğin zaman arayıp mesaj atabilirsin. Ben senin yanındayım bunu sakın unutma." O kadar özlemişim ki onun bu sıcak bakışlarını sanki bana her baktığında eriyormuşum gibi hissettim. Ona bu sevgililik olayının yalan olduğunu söylemek istedim ama şuan doğru zaman değildi Atlas gitmeden önce bana bakıyordu sanki kaybettiği bir şeyi bulmuş gibi huzurla. Oflaz'a döndüğümde benim için ne kadar çok korktuğunu gözlerinden anlayabiliyordum. "Alara noldu niye kendine böyle bir şey yaptın?" Atlas'a yaptığım gibi cevap vermedim bakışlarımı çevirip alakasız bir yere bakmaya başladım. Oflaz iki elimi de incitmemeye çalışarak tuttu ve yavaşça sarılı olan bileklerimden öptü. "Seni kaybedeceğimi zannettim." Şaşkınlıktan kaşlarım çatıldı Atlas'ın önünde yaralarımdan öpmüştü.
✨
Kaos kokusu geldi
Bu bölüm erkekler>>
Sizce yeni bölüm nasıldı?
Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın!
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Okyanus Etkisi | Texting
RomanceAlara: Ben artık bu ilişkiye devam edemiyorum Atlas. Alara: Aslında her şey bir oyundu. Alara: Bizim sevgili olmamız, ilk karşılaşmamız hepsi oyundu. Alara: Böyle öğrenmeni istemezdim ama artık seni kandırmak istemiyorum.
