28 + AÇIKLAMA

2K 86 11
                                        

LÜTFEN BÖLÜM SONU YAZDIĞIM AÇIKLAMAYI BAŞTAN SONA KADAR OKUYUN

YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN

İyi okumalar

_________

BİR HAFTA SONRA

Hakan'ın taburcu olduğu gün hastanenin bahçesinde beklerken içimde tarifi zor bir heyecan vardı. Koca bir haftayı hastane koridorlarında geçirmiştik. Onu böyle yaralı görmek, ağrı içinde kıvranışına şahit olmak içimi parçalasa da artık eve dönüyorduk.

Hakan, odasından çıkarken yanında hemşire vardı. Bir koluyla hafifçe karnını tutuyor, diğer eliyle dengesini sağlıyordu. Gözlerimiz buluştuğunda gülümsemeye çalıştı ama yorgunluğu her halinden belliydi.

"Hadi bakalım aslan parçası, sonunda eve götürüyoruz seni!" diye neşeyle konuştu Tuğrul.

Hakan gülümsedi. "Eve gidebilecek kadar iyiyim ama şu aslan parçası kısmını bi sorgulamak lazım."

Tuğrul dediğine gülerken ben de tebessüm ettim. Hakan'ın böyle esprili halini özlemiştim.

Arabaya binmesine yardım ederken bile itiraz etti. "Beste, ben yürüyebiliyorum biliyorsun değil mi?"

"Otur koltuğa Hakan." Sert bir bakış attım. "Sana yardım edeceğim diye kolum kopmaz."

Hakan iç çekip başını iki yana salladı. "Seninle tartışmak imkansız."

"Evet aşkım, sonunda anladın" dedim gülümseyerek.

Arabada sessizce yan yana oturduk. Hakan camdan dışarıyı izlerken elini tuttum. Önce tepki vermese bile sonra parmaklarını benimkilerin arasına yerleştirdi. Tüm yol boyunca ellerimiz birbirine kenetli kaldı.

*

Kapıdan içeri girdiğimizde Rukiye teyze ve Arif amca her şeyi hazırlamıştı. Rukiye teyze gözleri dolu dolu Hakan’a sarılırken "Ah be oğlum, seni sağ salim eve getirdik ya, başka ne isterim.." diye mırıldandı.

Arif amca, Hakan'ın sırtına hafifçe vurarak "Artık dinlenme vakti. Görev filan düşünmek yok." dedi.

Hakan yorgun ama mutlu bir ifadeyle başını salladı. "Merak etme baba, birkaç hafta yatıştayım."

Rukiye teyze hemen mutfağa yöneldi. "Size güzel bi çorba yaptım, herkesin içi ısınsın!"

Açıkçası Hakan'ın ailesiyle ilk kez bu kadar uzun süre bir arada vakit geçirecektim. Daha önce yalnızca hastane koridorlarında, telaşlı anlarda yan yanaydık. Şimdi ise aynı sofrada oturuyorduk.

Masaya oturduğumuzda, her şey sıcacık ve mis gibi kokuyordu. Rukiye teyze çayları dağıtıyordu. Hakan, sandalyesine biraz zor otursa da suratında hafif bir gülümseme vardı.

O sırada kapı çaldığında Hakan "net Görkemler geldi" dediğinde Rukiye teyze bana döndü. “Beste kızım, açar mısın?”

Kapıyı açtığımda Görkem, Serdar ve Halil karşımdaydı. Üçü de ellerinde birer poşet tutuyordu.

"Selamlar yenge!" dedi Görkem neşeyle. "Sofranıza çökmeye geldik!"

Tuğrul iç çekti.

"Şu cümleni biraz daha kibarlaştırmayı denesen mi?"

Gülerek kapıyı açtım. "Girin, girin. Zaten yeriniz hazır."

Üçlü içeri girince Rukiye teyze onları da masaya buyur etti.

"Hadi bakalım çocuklar, yemeğe yetiştiniz."

Tuğrul gülerek, "Yetişmek ne kelime, bilerek tam saatinde geldiler" dedi.

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Apr 20, 2025 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

ASKER - TEXTİNGHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin