Bölüm şarkıları;
Kalben - Sadece
Göksel - Gittiğinde
Emre fel - Veda Türküsü
Yıldızları parlatalım lütfen✨⭐
.....
Ben, terkedildim.
Zeytin, Chiku'yu terketti.
Uygar, Henri'yi terketti.
Gitti.
Halbuki, bana ait olan bir şey benden gitmezdi. Benden giden şey, benim için yaratılmamıştı.
Ailem toprak olmak için yaratılmıştı.
Zeytin ise Uygar olmak için.
Kendi evreni için.
Ben bile kendim için yaratılmamıştım sanki. Birilerinin hayatından geçip giden bir hayat olmak için. Sanki hayata; rüzgarda savrulan yaprak gibi küçük bir farklılık katıyor ve sonrasında yine ortamı terkediyordum.
Yediğim ayazlar, savrulduğum sılalar ise bana yalnızca birkaç anı ve acı veriyordu.
Sanırım ben de acı için yaratılmıştım.
Halbuki ben küçücük mutluluk için koca koca kötülükleri, yanlışları görmezden gelirdim.
Onda da böyle olmuştu.
Onun bu evrenden olmadığını bilmeme rağmen görmezden gelmiş ve sanki mutluluğum oymuş gibi tutunmuştum.
Ben ne zaman bir şeylerin parçası olmak istemiştim ki. Hiçbir zaman. Çünkü parçası olduğum her şey parçalanırdı. Ben de o parçaları toplamayı bırak, kendi parçalarımı bile toplayamazdım.
Ama sen, geldin. Gitmeden önce.
Tüm parçalarımı topladın; daha iyi parçalayabilmek içinmiş. Bilemedim.
Benden gidişinin 12. günü. Aklımı kaybettiğimi hissediyorum. Artık yalnızca boğazımda dikenli tel dolanmış değil; o dikenli tel uzadıkça uzadı ve göğüs kafesimi de sardı.
Hiçbir şey yiyemesem de midem bulanıyor. Günlerdir konuşmadığım için sesime yabancıyım. Artık kendimle bile konuşmuyorum. Yeni şeyler öğrenmek için ise hevesim yok. Çünkü hevesimin kaynağı beni parçaladı ve en büyük parçamı; kalbimi alıp gitti. Terk ettiler beni.
Boğazımdaki dikenli teller gerçekmiş gibi sıktıkça sıktı boğazımı. Nefes alamadım. Evde düşünmekten de beynim görevini yerine getiremiyordu.
Artık odamızda bile yatmıyordum.
Odamız.
Halbuki ilk o odamız demişti. O yoktu ancak geride kalan ben için de o odaya girmek yasaktı.
Ağlamak istemesem de ağlayıp duruyordum. Hıçkırık ve inleme sesinden başka bir ses yoktu evde.
Zeytin'in tişörtünde kalan koku da gitmişti. Artık gerçekten de rüya gibi geliyordu. Ama rüya değildi ki. Nasıl rüya olsun? Olamaz rüya. Lütfen.
Tişörte daha çok sarıldım, Zeytin'e sarılır gibi. Yatağa biraz daha gömüldüğümde bacaklarımı karnıma doğru çektim.
Zeytin'in odasında onsuz yatıyordum. Uzun zamandır duyduğum tek ses odaya yayıldı. Hıçkırık sesi. Kendi hıçkırık sesim.
Ben hayatımda ilk defa tamamlandığını hissetmişken yarım kalmıştım.
Kalbimin ağrısı şiddetlendiğinde elimde ki tişörte daha sıkı tutundum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
BEZ BEBEK |B×B| +18
HorrorBekar bir adam, yaşadığı travmatik yangından sonra tüm ailesini kaybeder. Enkazdan elinde tek kalan ise büyük babasının gözü gibi baktığı bir oyuncak bebektir. Bez bebekle birlikte, büyük babasından kalan ücra bir malikaneye taşınır ve yıllarca ora...
