Titriyordum...Tir tir titriyordum.Korkudan,yaptığım şeyin bilincine varmaktan,üzüntüden....birçok nedenden ötürü titriyordum."Ne yaptım? "Sorusunu geçip yeni bir soru ile karşı karşıyaydım."Ne yapıcaktım?"
Cris'in yığılmış bedeninin yanına diz çökmüş vaziyette oturuyordum.Bedenim artık benim kontrolümden çıkmıştı,artık sadece ruhsal yönüme göre bedenim işliyordu.
Titreyen ellerimi Cris'in cansız ve soluk bedeninin üzerine koymuş,oturuyordum.Ne kadar zaman geçtiğini bilmiyordum.Kendi düşüncelerime kapanmış,onlardan da bir sonuç alamayınca sonsuz boşluk ve hiçlikte kaybolmuştum.Böyle olmamalıydı,böyle bitmemeliydi!diye isyan ediyordu beynim.Ama demekki sonum böyle olucaktı.Birisini öldürmekten hapis yatacak-vampir hapsi varmıydı acaba?-ya da beni bir deli hastahanesine yatırıp ne kadar deli olmasam da sonunda beni delirtip ,kendimi intihar etmeme neden olucaklardı.Ne olursa olsun sonum hiç değişmeyecekti;ölüm.Şimdi düşününce,ölüm pek de kötü bir şey gibi görünmüyordu-galiba o kadar çok düşündüm ki artık bana ölüm bile iyi gelmeye başladı-.
Telefonumun çalmasıyla yerimden sıçradım.Ellerimi Cris'in bedeninden ayırıp sandalyenin üzerindeki çantama uzanmaya çalıştım.Elim yetişemeyince telefona yetişme heyacanı ile yerimden hızlıca doğruldum ve çantamın içinden telefonumu çıkardım.Arayan Lexi'ydi.Boğazımı temizledim ve açtım.
-Alo?Lexi?,dedim boğuk bir sesle.Galiba o kadar çok ağlamıştım ki artık ses tellerim bile kullanılamayacak duruma gelmişti.
-Katie..Sen iyi misin?Sesin biraz kötü geliyor da..,dedi Lexi endişeli bir sesle.Boğazımı yeniden temizledim ve;
-"Evet...evet gayet iyiyim."duraksadım.Bu sefer sesim iyi çıkmıştı."Ne oldu?Ne için aramıştın?"
-Şey..biz geri döndük ve şu anda odadayız da...Seni göremeyince bir arayalım dedik.Sen iyisin değil mi?,dedi yumuşak bir sesle.Sorduğu soruyu nasıl cevaplayacağımı bilemedim.Ben iyi miydim?Bunun cevabını bilmediğim için mi cevap veremiyordum yoksa bildiğim cevabın kötü olmasından mı anlamıyordum?Telefondan ses gelince kulak kabarttım ve gerçek yaşama döndüm.
-Katie...Sesin pek de iyi gelmiyor.Bir şey varsa bize anlatabilirsin.Biz senin için endişeleniyoruz.Bize doğruları söyleyebilirsin,daima senin yanında olacağımızı da bilmelisin..
Bu sözler karşısında kendimi tutamayıp ağlamaya başladım.Ben çok kötü bir şey yapmıştım ve şimdi de anlatıcağım şeyin onları benden uzaklaşmaya itip itmeyeceğini bilmiyordum.Kısacası ben,bilinmezlikler içinde kıvranıyordum.Gözyaşlarım yanağımdan süzülüyor,boğazım yanıyordu.Telefondan Lexi ve Mia'nın çığlık çığlığa iyi misin?,neredesin? ne oldu?"Soruları geliyordu.Ama ben ağlamaktan onları dinleyemiyordum.Sonunda sakinleşince telefondaki sesleri dinlemeye başladım.Lexi'nin sesi geliyordu.
-Katie...!Cevap ver!Katie..!
Burnumu çektim ve burnum tıkalı tıkalı konuşmaya başladım.
-Efendim?
Lexi'nin rahatlamış bir şekilde iç çektiğini işittim.Arkadan da Mia'nın "Oh..! "Dediğini de duymadım değil..
-Katie,neden ağlıyorsun?Ne oldu?Biri sana bir şey mi yaptı?Ne olur bir şeyler söyle..!,diye Lexi bağırmaya başladı.Onları sakinleştirmem gerekiyordu-ki daha kendimi bile sakinleştirememiştim ama...
-Şşşşş...sessiz olun."burnumu bir daha çektim ve ağzımdan nefes verdim."Bakın,ne olduğunu size anlatıcam ama lütfen sakin olun.",dedim.
-Tamam,dedi Lexi sakinlemiş sesiyle.
Ona odaya geldiğimden itibaren olanları anlattım.Arkadan Mia'nın da hoparlörden dinlediğini biliyordum.Cris ile yaptığım şeyleri anlatırken boğazım yandı ve konuşamadım,tıkandım.O kadar anlattığım şeyleri yorum yapmadan dinleyen Lexi ve Mia,buralarda yine çılgına döndüler.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Vampir Okulu
FantasíaKatie,güzel bir Lise de 3.sınıf öğrencisidir.Popüler bir çocukla çıkıyordur ve çok iyi arkadaşları da vardır.Ama bu hayatı ,vampir olunca tamamen değişir.Çünkü Vampir Okulu'na gitmeli ve herkesi arkasında bırakmalıdır.
