İstediğim bu Kumsal

12.1K 299 9
                                        

Multi media:Aslı ve Alev
Sabah bi boğulma hissiyle uyandım. Resmen boğuluyorum ya Poyraz denen öküz meteor'un kollarında. Hayvan gibi sıkmış.
"Poyrazzzz"
....................
"Poyrazz"
...................
"Öküz kalksana beni öldürmeye mi çalışıyosun. Ölcem lan sıkma."
Tabi gene ses yok. Poyraz aksine sesimi duyup yardımıma Pusat yetişti.
"Pusat yardım et ya öküz hem uyanmıyo hem de sıkıyo."
"Tamam bebeğim.Abi.Poyraz kalk hadi." Poyraz kalkıp gözlerini ovuşturdu sonra pusata dönüp.
"Ne var lan sabahın köründe."
"Abi ilk olarak herkes uyandı.ikinci olarak ben Kumsalın yakarışlarına geldim. Kızı çok sıkıyorsun hala."
"Hı"
" Öküz bıraksana. Sen sarılcam ayana beni öldürmeye çalışıyosun ben artık anladım yani emin oldum." Poyraz beni sıktığını fark edince hemen kollarını gevşetti.
"Merak etme seni öldürmek için daha güzel planlarım var." Deyip kalktı onlar aşağıya inince hemen üzerime çimekli bir büstiyer onun altına da mini uçuş uçuş çiçekli bi etek gidim. Tabi bu etek uçuşucak olursa hiç iyi şeyler olmazdı orası ayrı konu. Hemen ayeliner'imi çektim ve dudaklarıma çikolata aromalı parlatıcımı sürüp aşağıya indim. Tabi inmemele şok oldum. Lan bu sürtüklerin burda ne işi var. Tahmin etmişsinizdir Alev ve Aslı. Hemde Alev denen kızıl sürtük abime yılışmış. Hemen yanlarına gittim.
"Kızlar hangi rüzgar attı sizi buraya." Ben sinirimi belli ettirmemeye çalışsam da sinirimi anlayan Burak
"Kumsal biz kardeşiz diğilim güzelim."
"Anlaşıldı kimin çağırdığı. Herneyse Alev kalk da ben oturuyum oraya."
"Aaa ama niye biz Denizcimle kaynaşıyorduk. Sinirle Aleve
"Kalkmıyomusun yani." Alev cıklayınca ben de abimin kucağına oturup sarıldım. Poyraz sert bi sesle
"Koltuğa otursana Kumsal." Deyince Alevde hemen atladı.
"Daha dün diyodu benim erkeklerin kucağında ne işim var diye şimdi yaptığına bak."
"Kusura bakma Alevcim abimi sürtüklere kaptıracak göz yok bende. Onun dışında beni sadece eğlenmek istersem birinin kucağında görürürsün. En azından sevgilim olana kadar.
"Ne yani Deniz senin Abi'n mi?"
"Uffff! Neyse abi daha ne kadar burdasınız."
"Güzelim biz birazdan gidicez."
"N-nasıl yani bu kadarmıydı?"
"Söz seni ziyarete gelicem bitanem." Hızla kucağından kalktım.
"Deniz sen çocuk mu kandırıyosun ha? En son bunu söylediğinden beri iki yıl geçti ve biz tesadüfen karşılaştık. Neyse Pusat kalk hadi biz gidelim. Sana da eyvallah Deniz bildiğin gibi gidenin arkasından yalvarmam-" Abi'm sözümü kesip tamamladı devamını
"Çünkü yanlız kalıcak kadar cesaretim var."
"Aynen öyle Deniz. Burak sen evi kitlersin siz onları bırakın bel gelmek istemiyorum kapıyı kitlersin okulda görüşürüz." Kimseye bişey deme fırsatı vermeden hadda kendi çağırdığım Pusatı bile beklemeden herhangi bi arabanın anahtarını alıp garaja indim. Evin en sevdiğim yeri burasıydı. Araba koleksiyonum. Otamatik düğmeye basınca aldığım anahtarını lamborghini ye ait olduğunu anladım. Bu beni mutlu etti çünkü biraz hıza ihtiyacım vardı. Okula gitmeden önce sakinleşmek için sahile sürdüm hemen boş bir yere park edip deniz kenarındaki bir banka oturdum. Deniz bana gerçekten huzur veriyodu. Bir kere o maviyidi,özgürdü ve en önemlisi hırçın. Sinirlendiğinde onu kimse durduramazdı. Önüne konan engelinde canını yakardı. Aynı benim gibi diye düşündüm bi an ben Kumsal olmamalıyım. Sıcak. Insanların üzerinde huzur bulduğu. Ben bu olamazdım. Ben tam olarak hani şu sahil yürüyüşlerinde ayakkabılarınızı çıkarıp yürüdüğünüz yerim. Tam orası kumsalın yumuşaklığı,huzuru ama aynı zamanda denizin hırçınlığı ve özgürlüğü. Okula geç kalmamak için saate bakıcam diye telefonumu aradım ama yoktu büyük ihtimalle arabada unutmuştum hemen kalkıp arabaya gittim Pusatlar defalarca aramıştı. Dönecektim ama son anda vazgeçtim ders neredeyse başlamıştı ve onlar çoktan okulda olmalıydılar. Hemen gaza yüklendim dakikalar içinde okuldaydım. Aynı hızda Poyrazın arabasının yanına tek hamlede yerleştirdim bebeğimi. Firen sesi bahçede yankılandı ve ben hemen sınıfa çıktım. Yine kapıyı çalmadan içeriye girdim. Hoca bana dönü. Ders edebiyat olmalıydı. Gayet genç bir adamdı hoca. Tebessüm ederek
"Kumsal değil mi?" Dedi kafa sallayınca "Güzel o zaman madem geldin böyle bi güzelliği yok yazmayalım oturabilirsin." Dedi. Yine hiç tereddüt etmeden Poyrazın yanıma oturdum herkes uzaylı görmüş gibi bakıyodu. Aslında bu normaldi Poyraz sırasına guruptakileri bile oturtmazmış. Tabi takan kim ben değil. Poyraz bana döndü.
"Nerdesin lan sen. O telefon niye açılmıyor. Kaç saat önce çıktın."
"Sanane."
"Anlamadın heralde ben Poyraz-"
"Vuransın ne istersen öğrenirsin ne istersen sahip olursun. Anladım. Sahildeydim telefonum da arabada kalmış ne yapabilirdim."
"Aferim küçük öğreniyorsun." Dedi aradan geçen kısa süreden sonra zil çaldı. Pusat arkasını dönüp edebiyat hocasını göstererek.
"Uzak dur şu ibneden öğrencisine asılıyor. Dedi güldüm
"Saçmalama." Dedim ve iyime bi öküz tarafından itelendim.
"Hadi beyler kantine kızlar zaten oraya gelir." Ben öyle durunca Poyraz bana döndü ve inatlaşçağımı anlayınca kucağına alıp." Sende geliyosun ergen triplerine girme." Dedi ben kucağında çırpınırken gurubun güldüğünü gördüm. Oysaydın bile.
"Öküz. Öküz bıraksana ya. Bak boşuna öküz dememişim. Lan siz de gülün dizede sorcam." Sonunda bi masaya geldik ve beni sandalye ye attı. Attı. Yani bildiğiniz attı yuh ya harbi öküz kantini bize baktığını görünüce elimi vurdum masaya ve bağırdım. " Dönün lan önünüze ayı mı oynuyo? En fazla öküz var elimizde." Bunu deyince Poyraz serçe kolumdan tutup sandalyeye oturttu.
"Kapa çeneni büçür." Bu arada Alev geldi
"Ayyy küçüğe ne oldu bücüre mi terfi etti" dedi o iğrenç Tiz sesiyle
"Alev beni bir daha sakın sinirlendirme. Bu son uyarım. Ben kimseye acımam." Poyraz ve kızlar gülünce Pusat olaya açıklık getirdi.
"Ateş yani Kumsl gerçekten hiç kimseye acimaz 13 yaşından beri bir kuralı var acıma yoksa acınıcak duruma düşersin. Ve bu kural kanıtlı." Poyraz bana döndü. Bu söz mantıklı gelmiş olmalı.
"Kanıtı?" Diye sordu. Büstiyerin ön kısmını biraz açmaya çalışınca Poyraz kaşlarını çattı.
"Napıyosun lan."
"Sakalımısın Poyraz." Dedim ve büstiyeri çok az sıyırarak 13 yaşında yaptırdığım dövmemi gösterdim.
"Sadece kanıtı gösteriyorum 13 yaşımda Pusatla yaptırmıştım." Poyraz başta biraz şaşkınlıkla baktı. Sonra kendini toparladı.
"Kızım manyakmısın dövme yaptıracak başka yer mi kalmadı."
Ufladım. Bu arada poyraz'ın telefonu çaldı.
"Ne var." Aman ne kibar
-..............
-tamam geliyoruz.
"Nereye öküz."
"Sana hesap mı vereceğim küçük."
"Çocuklar şirkette karışıklık olmuş belki yardımınız dokunur siz de gelin. Küçük kızlar gelmez oraya sen de onlarla kal."
" Ya hayır ben bunlarla kalmam hem belki bir yardımım dokunur."
"Senin mi yardımın dokunur küçük."
"Beni fazla hafife alıyosun."
"Abi gelsin cidden belki bi yardımı dokunur. Kumsal fazla Zeki bi kızdır Alevle Aslıya benzemez."
"Ahhhh baş belası bi küçük tamam gelsin." Sevinçle gülümsedim ve küçük bi çocuk gibi ellerimi çarptım birbirine hep beraber otoparka indik. Poyraz önce kendi arabasına sonra da yanına çektiğim benim arabama baktı.
"Buğra araba kimin biliyomusun."
"Hayır abi."
"Araba benim Vuran."
"Senin mi? Geçen günkü kimindi."
"Benim ."
"Kaç tane var diye mi sormam gerekiyor."
"Senin şirkete gidelim de bi ordan dönüşte bana gelirsiniz. Sen de garajı görürsün Vuran." Poyraz anlamazca bakınca Pusat
"Yani koleksiyonu var abi."
"Oha" dedi Burak
" Gidince sende bakarsın. Poyraz sürmek istersen?" Deyip anahtarı ona uzattım. Poyraz anahtarı eline aldı. Dudağının kenarıyla gülüp
" Pusat benim araba sende kardeşim. Biz bu arabayla gidiyoruz. Bin bakalım küçük." Poyrazla arabaya bindik ve son sürat yol aldık. Ta ki bi şirketin önüne kadar. Biz hızlı geldiğimiz için diğerleri daha gelmemişti. Poyrazla arabadan inip anahtarı güvenliğe verdik. Bu arada bi adam geldi. Poyrazı kucaklayıp.
"Hoşgeldin oğlum." Dedi sonra gözü arkadaki arabama ordan da bana geldi. Tebessüm edip
"Arkadaşın?" Diye sordu. Elimi uzatıp sevecenlikle
"Kumsal" dedim adam önce duraksadı. Sonra azını açıp tekrar kapadı ve cesaretini toplayıp.
"Kumsal Çağlar?" Diye sordu
"Evet " dedim adam direk bana sarıldı.
" Kızım başın sağ olsun gelmek istedim ama işim el vermedi. Baban senden çok bahsederdi. Ah sana da yazık koskoca şirketlere sen bakıyosun"
"Kumsal sen o yüzden mi gelemezler diyodun bize."
" Neyse konuyu kapatalım. Sizinlede tanıştığıma çok memnun oldum. Bizim çocuklar geldi." Pusat gelir gelmez
"Ah siz tanıştınız mı? Polat amca babanın çok yakın arkadaşıydı." Biraz daha konuştuktan sonra içeri geçip Poyrazın odasına oturduk. Sorun çıkan projeyi incelerken içindeki hesaplama hatasını buldum. Tam Poyrazın yanına geçerken içiri sekreteri girdi. Poyrazın sağına geçip masaya dayandı. Poyrazın gözler de bacaklarına kaydı.
"Yardım edebileceğim bir şey var mı poyraz bey." Dedi cilveli bi ses tonuyla. Ben de soluna geçince dikkat benim üzerime toplandı. Kıskandım sandılar heralde. Hemen dosyayı önüne koyup eğildim. Tam hata olan yerin üzerine elimi koydum. Kafamı kaldırıcam Burağın eylenir ses tonu geldi.
"Abi eminim manzara güzeldir de bence dosyayı gösteriyor." Poyraza baktığımda göğüslerime baktığını gördüm. Hemen doğruldum. Poyraz "Ne saçmalıyosun Burak sen" dedi olay uzamasın diye
"Açığı buldum hesap hatası yapmışlar ve o yüzden eksiklik çıkmış onun dışında herşey tıkırında." Deyince dosyaya baktı. Onayladıktan sonra işlemler halloldu ve benim eve geçtik. Burak direk
" Garaj nerde." deyince güldüm ve birlikte garaja indik. Tabi bu kadar arabayı görünce şaşırdılar.
"Güzelmiş küçük."
"Fazlasıyla" dedim ve biraz daha baktıktan sonra beraber yukarı çıktık. Koltuklara yığıldık. Poyraz
"Acıktım." Deyince açlığımı hissettim Buğra
"Çin yemeyi mi yesek?" Deyince aklıma dün geldi. Pusatın da aklına gelmiş olmalı ki ikimiz de aynı anda gülmeye başladık. Herkes bize deli gibi bakarken
"Bence pizza söyleyelim. Zaten Pusat dün yeterince nasibini aldı Çin yemeyinden."dedim. Anlamasalar da kabul ettikten sonra pizzalarımızı sipariş ettik. Pizzalar geldikten sonra
"Hadi ya filim izleyelim. Geçen sefer o iğrenç filim yüzünden zevkini çıkaramadım." Pusat beni onaylayınca bi filim taktık. Filimde iki arkadaş vardı kız adamı oyalarken Oğlan odadaki dosyaları alıyordu. Poyraz
"Güzel ama imkansız." Dedi. Pusat gülmeye başladı.
"O kadar emin olma."
" O ne demek."
" Biz de Kumsalla böyle bişey yapmıştık." Pusat gülmeye devam edince sinirlenip yastığı fırlattım
"Kapa çeneni bi de gülüyo. Senin yüzünden ilk öpücüğüm gitti. Allah'ın salağı bi de bana aşık olmuştu. Gitsin diye dövmüştüm."
Poyraz" blöf yapıyosunuz. Küçük ve birini baştan çıkartmak." Gülmeye başlayınca Pusat
"Abi sen Kumsalı fazla hafife alıyosun."
"Hayır Pusat olduğu gibi görüyorum." Pusat biraz durdu sonra " Peki öyleyse deneyelim." Dedi. Biz anlamazca bakarken Pusat
"Bakalım seni tahrik edebilecek mi?" Ben "Hayır" dediğimde Poyraz gülüyordu.
"Bebeyim unuttun mu bowlingi ben kazandım."
"Yani" dedim
"Isteyim bu Kumsal."

***********POYRAZDAN********
"İsteğim bu Kumsal." " Kendini kanıtlaman." Dedi Pusat şaşkınlıkla Kumsala bakıyodum. Oturduğu koltuktan kalktı ve
"Ben asla verdiğim sözü bozmam o yüzden tamam." Dedi ve üzerime Ata biner gibi oturdu. Normalde hiç böyle olmazdı ama şu an daha şimdiden kalp atışım sılkaşmıştı. Kumsal üzerimde öne geriye haraket etmeye başladı.gittikçe daha da hızlanıyodu. İnlememek için elimden geleni yaptım. Yoksa bırakırdı. Ah ben bu kadar güçsüz olamazdım. Bunun yetmiyiceğini anladığı için burnunu yavaşça boynuma sürtmeye başladı. Sonra yavaş yavaş öptü, öptüm ve en sonunda emmeye başladı. Hayatımda hi bu kadar haz aldığımı hatırlamıyorum. Bu küçük beni gerçekten uçuruyordu kokusu aynı bir pamuk şeker gibiydi. En son yaklaştı vedudaklarımı öpmeye başladı. Tadı aynı çikolata gibiydi. En sonunda dayanamadım ve ağızının içine doğru inledim. Kumsal yavaşça çekildi ve gülümsedi. " İşte bu kadar."dedi. Pusat gülmeye başladı.
"Abi istersen bi duş al ." Dedi. Hiç konuşmadan yukarı çıktım çünkü hala etkiden çıkamamıştım. Ama ben Poyraz Vuranım herşeyi elde ederim o küçüğü edeceğim gibi.

Sert SahipBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin