Okullar Arası Rekabet

7.6K 175 2
                                        

Ediz geleli iki gün olmuştu. O geldiğinden beri Poyrazda bizde kalıyordu. Sonunda Poyraz Edize iyice tanışalım deyip evine çağırdı. Bu gün de oraya gidiyorlar.
"Bir an Kumsal ın evinden çıkmayacaksınız sandım." Dedi Pusat
"Ya evimi çok sevdiler." Dedim imayla
"Hayır Edizi anlıyorum bir hafta kalıcak ve Kumsalın yakını da  Abi sen bi de anlaşamıyosunuz da." Dedi Pusat  Ediz
"Onlar mı anlaşamıyor?" Dedi
Aha şimdi sıçtık
"Evet ya pis egoloman, uyuz."
Ediz tek kaşını kaldırarak bana baktı. Evet bizi iyi anlaşırken gödü.
"Herneyse artık Poyrazlara geçelim." Dedi Pusat
Altımda bacaklarımı sıkıca kavrayan deri taytın üzerinde beyaz kısa bir büstiyer vardı. Ben de deri ceketin en iyi tercih olucağını düşünerek üzerime geçirdim ve çıktım.
"Ediz bebeğim atla." Dedim lamborghini yi göstererek.
"Ah seninle yarışmalara katılmayı özledim.." Dedi ve arabaya atladı. Poyraz önce kötü kötü baktı. Sonra kapımı açtı
"In Kumsal evi bilmiyorsunuz. Ben kendi arabamı bi ara alırım." Dedi bizi yanlız bırakmak istemediği belliydi. Onu tanımasam kıskanıyo bile derdim ama o Poyraz Vurandı. Daha fazla kızmasın diye ellerimden destek alarak arkaya zıpladım. Kısa süre sonra Poyrazların evindeydik. Pusat da arabasından inip yanımıza geldi.
"Babamla konuştum burdalarmış."
"Süper ya sevim teyze de burdamı çok özledim onu."
Zile bastığımızda kızı olan bi etek kapıyı açtı. Ah pardon o hizmetçiymiş. Çıplak dolaşsaymış.
Bizim üçlüyü görünce gözleri parladı. Piçler
"Beyler bakışlar aşağı."
"Ben zaten bakmıyordum." Dedi Ediz
"Yalan söylemeyin lan bi Poyraz bakmadı." Poyraz gülümsediğinde koluna girip
"Gidelim Vuran." Dedim
Arkadan Edizele Pusat arkadan koşarken biz salona girmiştik. Emre yanıma gelip Poyrazın kolundan çıkardı. Sonra sıkı sıkı sarıldı.
"Ve Kumsal Çağlar yine erkekleri peşinden koşturuyor."
"Emrecim bende seni özledim."
"Bende bebeğim." Arkadan sevim teyzeyzeyi görünce azımdan hisrerik bi çığık kaçtı.
"Kızım sen ne zaman geldin."
"Sevim anne ben geleli iki haftayı geçti."
"Ahmet!" Diye bağırdı sevim anne
"Sultanım iş güç söylemeyi unuttum. Çocukların süprizi Kumsal kızımmış."
"Ahmet bu konuyu evde konuşucaz. Kızım ben seni çok özledim. Ne yaptın orlarda."
"Ne yapıyım sevim anne sıkıldım geldim peşinizden."
Bu arada Polat bey(poyrazın babası)lafa girdi
"Anne derken Kumsalcım."
"Kumsal Pusatın kardeşi yani Pusat Kumsala kardeşim dediğinde daha dört yaşındaydı. O zamandan beri ben de ikinci annesi sayılırım." Bu arada Poyrazın annesi olduğunu düşündüğüm kadın lafa girdi
"Merhaba tatlım ben Sedef. Peki ailen nerde tanışmak isterim. Tek başına gelmen olmuyor."
Ağzımı açacakken salonu Poyrazın sert ve keskin sesi doldurdu.
"ANNE."
"Vuran terbiyesizleşme." Dedim
"Ufaklık."
"Poyraz. ! Sedef hanım benim ailem vefat etti. Sadece Abi'm var ve o da pek uğramaz yanıma. Ama sağ olsun çocuklar yanlız bırakmıyorlar."
"Kızım asıl ben özür dilerim. Ben böyle bişey olduğunu bilsem patavatsızlık etmezdim."
"O ne demek Sedef Hanım estafurullah." Dedim
Ve telefonumun sesi odada yankılandı.
"Alo Kumsal Hanım."
"Halil Bey"
"Benim Kumsal Hanım. Amerika'dan bi arkadaşınız gelmiş."
"Kim gelmiş."
"Dean diyor efendim."
"O benim arkadaşım değil! Bekle 5dakikaya ordayız."
Telefonu kapatıp ayaklandım. Poyraz
"Nereye gidiyorsun?" Dedi
"Gıtmıyorum. Gidiyoruz."
"Anlamadım?"
"Seninki Amerika'dan gelmiş baya odamda oturuyormuş."
"Benimki ?"
"Bardaki çocuk Dean"
"Lan o piçin orda ne işi var."
"Be biliyim ya yürü."
"Biz de sizi Amerika'da çok yoğun sanıyoruz." Dedi Pusat
"Ya işte akşam gelmeden arkadaşımı görüyüm  dedi ondan."
Dedim
"Iyi öyle olsun. Ben de geliyim mi? Birbirinizi öldürmeden gidebilirmisiniz?" Diye dalga geçti
"Bi gün Kumsalın cesedini bilmem ama seninkini çöp konteynırına atıcam." Diye tısladı Poyraz
Evden çıktık arabaya bindik. Dönüp dudağına öpücük kondurdum. Kafamdan tutarak çekilmemi engelledi
"Hadi ama bi Pusat bi Ediz o piçle nerden çıktıysa. Iyice kimin olduğunu unuttun."
"Ben kimsenin değilim Vuran. Şimdi arkadaşının derdini öğrenelim." Dedim
Arabayı şirketin önünde ani bi firenle durdurup anahtarları güvenliğe attım. Hızla odama çıktık. Dean
"Poyraz sen de mi geldin."
"Dean senin Kumsalla ne alakan var da görmeye geliyosun."
"Hadi ama dostum sadece sohbet etmek istedim."
"Yürü biz sohbet edicez." Diyerek dışarı çıkardı Poyraz. Onlar gittikten sonra birkaç işe baktım ve son konuları tekrar ettim. Akşam olduğunu görünce çıkmaya karar verdim. Çıkışa ilerlerken kahve almak için durdum. Sarışın çocuk tebessüm ederek.
"Önce sen al." Dedi
"Teşekkür ederim sarışın." Güldü
"Eğmen yeterli güzel kız."
"Kumsal yeter Eğmencim."
"K-kumsal"
Arkadan gelen sesle dikkatimizi oraya verdik
"Kumsal Çağlar. Bu yaptığın terbiyesizlik ne Eğmen."
"Cenk bey sakin olun bir şey yapmadı."
"Evet abi sohbet ediyorduk. Senin yüzünden sırajımı başka yere taşıyacağım."
"Ovv Abi'sinin sıtajeri ha iyimiş. Her neyse seni sevdim Eğmen bir dahaki gelişimde sohbet edelim."
"Mümkünse 1ay içinde olsun çünkü stajım bitiyor."
"Harika o zaman hiç vakit kaybetme benden töleranslısın Cenk Bey Halil Beye söyleyin Eğmeni iyi bir pozisyonda görmek istiyorum."
"Ciddimisiniz."
"Elbette. Sevdim seni Eğmen." Dedim ve uzun süredir ilk defa yeni tanıştığım birine sıkıca sarıldım. Ve el sallayarak arabama bindim. Eve geldiğimde bu gün yanlızdım ve yemek istemedim. Hemen yukarı çıkıp üzerime karelerle süslenmiş kırmızı südyene benzeyen bir şey altınaysa aynı desenlerde mini bir etek giydim ( multi media) ve uykuya daldım.
****POYRAZDAN
Sabah hep beraber Kumsalın evinde buluşacağız dediğimiz için gelmiştik. Emre,Ediz, ve bizim gurup Pusatın anahtarlarıyla içeri girdik. Kahvaltı sofrası hazırdı Ecrin Hanımınsa işi çıkmış ve kahvaltıyı hazırlayıp çıkmış. Hep beraber koltuklara yayıldık. Merdivenlerden tıkırtı geline herkes başını oraya çevirdi. Kumdal altında miniminacık bir etek ve südyenimsi şeyle aşağı iniyordu. Bizi görünce gözleri büyüdü.
"Çocuklar siz napıyosunuz." Burak kekeleyerek
"Ş-şey aa seni bekliyorduk."dedi ve ekledi
"Kumsal sana bundan sonra kanka diyebilirmiyim bilmiyorum."
Herkes resmen transa geçmiş gibi Kumsalın göğüs ve kalçalarına bakıyordu. Pusat bile. Lan o benim
"Kumsal çık lan yukarı giyin de gel adamı deli etme. Ne bakıyonuz lan. Tamam hepinizi anladım da sen de mi Pusat?"
"Poyraz şimdi ben de erkeyim yani kardeşim de olsa biraz önce azığım gerçeğini değiştirmez."
Bu arada Ediz
"Oha vücudu bu kadar mükemmelmiydi.  Bilseydim Bunca yıl yanındayken yatırım yapardım."
Bu arada kumsal üzerinde şort ve gömlekle geldi. Laf yok biraz önceye göre iyiydi ama yine kısa.
"Ne yatırım yapardın kardeşim."
"Hiç hiç öyle işte aramızda güzellik."
Bu konuşma daha da sinirimi bozunca
"Hadi lan yapalım şu kahvaltıyı da gidelim okula."
Kahvaltıyı yaptıktan sonra okula geçtik. Müdür anonsunu dinlemek için banka oturduk.
"Evet sevgili öğrenciler. Bildiğiniz gibi her sene düzenlenen Okullar Arası Rekabet yarışması başlıyo ve geçen sene kaptırdığımız kupayı geri istiyorum. Bu yüzden bazılarınıza çok yük düşüyor şimdi yanıma gelin çünkü birazdan okullar kaynaşmak için bir araya gelicek ve biz geç kaldık öncelik Poyraz ve gurubunun."
Bunu duyunca bizimkilere işaret verdim ve kalktım. Pusat da arkadan Kumsala bu yarışmayı anlatıyordu.
"Evet Poyraz okulun itibarı için kupa lazım ve kupa bize gelirse derslerinizdeki yükselme açıkça belli olucak. Dusağımın kenarı kıvrıldı.
"Iyi o zaman beni dövüşe, müziğe ve futbola yaz." Dedim arkadan Kumsalı çağırdı.
"Sana da çok iş düşüyor. Okulun zeka seviyesi belli ve her zaman bilgi bölümünde yeniliriz o yüzden seni yazdım."
"Peki. Dövüş, müzik ve baskete de yaz. Kaybederlerse tüm yükü üstüme bile alırım."
Iddialı konuşmuştu. Gerçi dövüş konusunda şüphem yoktu. Sesi de sanki ilahi bir ses gibiydi. Ama onu hiç basket oynarken görmemiştim. Emre beni köşeye çekti.
"Ne var Emre ?"
"Sabahki neydi öyle?"
"Ne neydi?"
"Hadi ama kabul et Poyraz. Sen Kumsala kapılıyosun ve daha kötüsü aşık olmaktan korkuyosun. Veya zaten oldun."
"Emre sus artık. Yürü diğer okul geldi bile." Dedim ve kestirip attım. Gelen okulla yumruklarımı sıktım. Demekki bu seneki rakibimiz bu piçlerin okulu. Direk gurubun yanına gittim yenileri tanıştırıyorlardı. Ulaş yavaşça öne çıktı ve tek başına hepimizin formlarını dolduran Kumsalın yanına gitti. Guruba o tarafı işaret ettim. Hep beraber piçin yanına yürüdük.
"Merhaba ben Ulaş."
"Ahh. Ben de Kumsal."
"Yenimisin. Ben burda neredeyse herkesi tanırım."
"Demekki yeniyim o zaman işim var."
"Hadi güzellik."
Artık müdahale etmem gerektiğini anladım.
"Ulaş Sence de sana birkaç beden büyük değilim?"
"Ah Poyraz sen de mi burdaydın. Buna sen mi karar vericeksin."
"Belki o değil ama ben karar veririm." Dedi Pusat
"Hadi canım bence kendi seçimini yapabilecek yaşta."
"Pusat kardeşim karışma. Senin de işin yok mu ?"
"Sen varsın. Ayrıca siz kardeş olamazsınız."
"Belki biz öz kardeş değiliz ama tanıdığın ama kim olduğunu bilmek istemeyeceğin bir abisi var."dedi Pusat
Kumsal herkesi başından kovup formları halletti. Herkes kendi halindeyken bi bağırışmayla ilgi toplandı. Ulaşın sürtüklerinden Alara ve Kumsal bağrışıyordu. Daha çok Alara cırlıyor ve Kumsal olgunluğunu koruyordu ama bu ne kadar sürer bilinmez Masal yanına koştu.
"Ya sen kimsin kızım."
"Tanışmak istediğini bilseydim seni bı kadar bağırtmazdım." Diye alay etti Kumsal bu arada Ulaş geldi ve bende oraya yürüdüm. Ama yıllardır bir ilk gerçekleşti ve karşı guruptan biri bizim gurubu savundu
"Alara kapa çeneni."
"Ama Ulaş."
Gidip elimi Kumsalın omzuna koydum. Herkes şaşkınca Ulaş ve benim aynı kişinin yanında olmamıza bakıyodu.
"Kızım var ya ben seni bitti sen. Bu sene de yok o kupa size."
"Ah be canım sen önce karşındakinin kim olduğunu bil Kumsal Çağlar asla kaybetmez." Dedi bu arada Deniz geldi. Herkes suskunlaştı. Deniz ortak tek dostumuzdu. Kükredi
"Ne oluyo lan burda."
Kumsal
"Deniz sana ne oluyo ya. Niye erken dalıyorsun şimdi iki ağır söz söyliycekti hastanelik etecektim."
"Ne Deniz'i lan."
Bizim gurup hariç herkes şaşkınlıkla onları izliyordu. Denize kim karşı gelebilir.
"Bek Deniz bir daha işime karışırsan sen hastanelik olursun. Ya bi bırakmadın tam bana saldırıp dayak yiyeceği sahneydi."
"Güzelim sen niye böylesin anlamıyorum. Lan niye benim gibi bi piçe bu kadar benzedin."
"Ne demişler Deniz kanını siktiğim kanına çeker."
Herkes olayı anlamaya çalışırken Burak
"Heyt be Abi'sinin kardeşi." Dedi Ulaş
"Senin kardeşinmiydi?"
Deniz Ulaşa bakıp
"Sende mi lan Kumsal arkadaşlarımdan uzak dur kızım. Yiğitte de yaptın aynısını. Nesinden hoşlanıyorsunuz bu kızın." Kumsal iki adım geri gitti
"Şu vücuda bak. Sıfır kusur. Yetenekliyim ve aynı zamanda zekiyim. Kısacası ben Kumsal Çağlarım Deniz. Ayrıca o yapıştı bana."
"Deniz yani öyle değil sadece tanışmak için şey-"
"Tamam Ulaş zaten Kumsal kendini koruyabilecek biri." Dedi bu arada iki okulun müdürü geldi
"Evet madem herkes tanıştı. Bu saferki yarış çok değerli ayrıca kazanan okul tatile çıkacak. Bu yarışın asıl önemine gelecek olursak artık kupalar kazanan okulda kalıyor. Iyi olan kazansın."
"Iyi şanslar Vuran."
"Iyi şanslar Yıldız."(Ulaş Yıldız)

Sert SahipHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin